Bir karikatür ve reel sektör üzerinden sendika-bakan kavgası

ads ads ads ads
25/07/2020

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Reel sektöre sevgi, sözle değil, eylemle gösterilmelidir.

   Dört sendikanın şikayetçi olduğu, Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun sosyal medya hesabında paylaştığı bir karikatürle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum.

    Gerçi o paylaşılan şey karikatür değil aslında bir fotomontajdır ama neyse…

    Dört sendika; KTAMS, KAMU-SEN, KAMU-İŞ ve K.T. Hemşireler ve Ebeler Sendikası, kendilerini dilenci gibi yansıtan bu karikatüre sert tepki gösterdi.

    Şimdi bu olaya birkaç yönden bakmak istiyorum.

     Dört sendikanın açıklamasını okuyanlar zannetti ki bu karikatürü Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu yaptı veya yaptırdı ve sosyal medya hesabında paylaştı.

     Hayır, o karikatürü dijital ortamda yayın yapan Gıynık Gazetesi yaptı.

     Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu ile özel röportaj yapan Gıynık Gazetesi, 23 Temmuz tarihli sayısında, röportajla birlikte bu karikatürü de yayımladı.

     Olgun Amcaoğlu’nun üçüncü ekonomik tedbirler paketinde, reel sektöre yönelik yükümlülüklerini yerine getirebilmek için kamu çalışanlarına yıl sonuna kadar “hayat pahalılığı” vermeyeceğini söylemesi, “Biri açken toku düşünemem, reel sektör varsa kamu var” demesi üzerine gazete böyle bir karikatür yaptı.

    Karikatürde sendikacılar dilenci, Olgun Amcaoğlu da bir soylu, zengin bir savaşçı gibi gösterildi.

    Ancak bu bir karikatür, yani mizah…

    Anlaşılan bunu yapan görevli arkadaşımız röportajı okumuş ve sonuçta kafasında böyle bir karikatür canlanmış.

     Sendikacı arkadaşların bu karikatürden rahatsız olmaması gerekiyor, sendikacı dediğin hoşgörülü olur, mizaha, sanata saygı gösterir değil mi?

     Hem sendikacılar bugüne kadar defalarca ülkeyi yönetenlerin, başbakanların, bakanların karikatürlerini, fotomontajlarını yaptı, bunları afişe aktardı ve eylemlerde taşıdı.

     Sendikacıların birçok mizahi pankartını gördük, beğendik, mizahi eylemlerine de tanık olduk.

     Bir kez de bir gazetemiz sendikacıları mizah malzemesi yaptıysa ne oldu yani, o kadarcık hoşgörüleri yok mu?

     Sendikacılar, sağ olsunlar, Gıynık Gazetesi’nden, oradaki gazetecilerden şikayetçi olmadılar ama karikatürü bir gazetenin yaptığını söylememek, bir şeylerin eksik kalmasına ve halkın olayı yanlış anlamasına neden olur.

    Gazeteden hiç söz etmeden, bu gazetenin haberini sosyal medya hesabından paylaşan Maliye Bakanı Amcaoğlu’ndan şikayetçi olmak pek doğru gelmedi bana.

    Ne olmuş yani Maliye Bakanı söz konusu gazetenin haberini paylaşmışsa, sonuçta kendisi ile yapılan röportajı paylaşmış oldu.

    İnsan kendisi ile yapılan röportajı paylaştı diye suçlu mu olur?

    “Tamam da o haberin yanında söz konusu karikatür de vardı” diyebilirsiniz.

   Peki ama Amcaoğlu, haberi paylaşırken karikatürü kesmeli ya da karartmalı mıydı?

   Hepsini birden paylaştı…

    Bu karikatürü paylaşmasının olgun bir davranış olmadığını söylüyor sendikacı arkadaşlarımız.

    Karikatürü değil, haberi paylaştı, karikatür de haberin yanındaydı, bence bunun olgunluk ya da olgun olmamakla falan ilgisi de yoktur.

    Kendisi ile ilgili haberi paylaştı hepsi o kadar…

    Sendikacı arkadaşlar, sakın ha, siz bugüne kadar karikatürler yaptınız, fotomontajlar yaptınız, çok esprili eylemlerle yönetenleri eleştirdiniz, şimdi sizin karikatürünüzü yaptılar ve bunu bir bakan sosyal medya hesabında paylaştı diye ortaya çıkar, şikayet ederseniz, bir daha sizin yaptıklarınıza kimse saygı göstermez.

     Karikatür nedeniyle mahkemelik olan kişilere verdiğiniz desteğin hiçbir anlamı kalmaz.

     “Ben yaparım ama bana yapılmasını kabul etmem” mantığı sendikacılara yakışan bir mantık değildir.

     Ben sendikaların bu ülke için gerekli olduğuna inanıyor, çoğu kez de destekliyorum ama hatalarını gördüğümde de söylerim.  

    Haaaaa, karikatürü sosyal medyada paylaştı diye Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun kötü bir şey yaptığına inanmıyorum ama ben karikatüre değil, röportajda bakanın söylediklerine takıldım.

    Sayın bakan, çok hoş şeyler söyledi de gerek hükümetin gerekse maliyenin tam bir “reel sektör dostu” olduğunu söylemek de zordur.

     Bakanın, reel sektörü bu kadar düşündüğünü söylemesi güzel ama ona “günaydın” demeden de edemeyeceğim.

    Bakan Amcaoğlu, “Önce özel sektör, sonra kamu” diyor; ohhhooo neyin önceliğinden söz ediyorsunuz?

    İlk koronavirüs vakasının görüldüğü aydan itibaren; mart, nisan, mayıs, haziran olmak üzere 4 ay geçti beşinci ay olan temmuzun da sonuna geldik, önceliği alan almış, reel sektör sürünüyor, batan batana, kepengini indiren indirene, işsizler ordusu oluşuyor ve siz beşinci ayda “önce özel sektör” diyorsunuz…

   Ben hayatımda böyle bir öncelik görmedim…

   Olgun Amcaoğlu, Gıynık gazetesine konuşurken; “Kamu sektörü, reel sektör varsa vardır. Reel sektör dediğimiz turizm ve yükseköğrenim sektörü 2 milyar dolarlık dış ticaret açığını kapatan sektörlerdir. Şu anda turizm ve yükseköğrenimin çalışmadığı gerçeğiyle hareket edecek olursak, turizm ve yükseköğrenimle bağlantılı alt sektörleri de yılsonuna kadar desteklemezsek, önümüzdeki yıl kamuda örgütlü hiçbir sendika Maliye Bakanlığı’nın önüne gelerek hak arayamayacak çünkü zaten maliyenin öyle bir geliri olmayacak. 2020’nin ikinci 6 ayında hayat pahalılığını durdurması için bakanlar kuruluna sunacağım. Bunu Bakanlar Kurulu’na götürüp, onayına sunacağım. Hayat pahalılığının bütçeye ek maliyeti 150 milyon TL’dir. Şu anda ülkedeki işsizlik oranı yüzde 19’lardadır yarın bu oran yüzde 30’lara çıktığı zaman nasıl bu insanların karşısına çıkabileceğiz” diyor.

   Sayın bakan, ağzınızdan bal damlıyor ama bu kadar zaman neredeydiniz? Üstelik üçüncü ekonomik pakette yazılanları görmeden ve o yazılanların yapıldığına tanık olmadan reel sektör dostu olduğunuza inanmayacağız.

   İlk iki ekonomik pakette reel sektöre yönelik tedbirler, yetersizdi, etkisizdi.

   Gerçi talimatı başbakan verdi ama reel sektör katkı beklerken ve kamu çalışanlarının öyle bir talebi de yokken 64 milyonluk kesintileri devlet çalışanlara ödediniz ya, biz sizin çoktan reel sektör dostu olmadığınıza karar verdik zaten.

    Ha, bu para ödenirken, kamu çalışanları ve kamu sendikaları da “Bu parayı şimdi istemiyoruz, bunu reel sektöre aktarın, ya da pandemi hastanesinde kullanın, bize 5 ay sonra verirsiniz” demeyip, parayı cukkaya indirdiler ya ben kamu sendikalarının da reel sektör dostu olmadığına kanaat getirdim.

    Aslında Maliye Bakanı ile kamu sendikalarının reel sektöre bakış açısı bakımından yok birbirinden farkı, her iki taraf da reel sektörü düşünmüyor ama reel sektör üzerinden kavga ediyor.

     Devlet çalışanları zaten yıl sonuna kadar hayat pahalılığı alamayacağının farkında, bu konuda ısrarı da yok, neden bunun üzerinden kavga ediyorsunuz ki?

     Maliye Bakanı, sözleriyle sendikaları kışkırttı, sendikalar da bu oyuna geldi. Reel sektörün yanında olduğunu söyleyen bakan da sendikalar da bunu sözle değil, eylemle göstermelidir.  

DİĞER YAZILARI
25/07/2020 21:36
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, olgun amcaoğlu, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.