Bir PCR kararı Resmi Gazetede çıkana kadar millet sersem oldu…

ads ads ads ads
01/09/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Gün boyu vatandaşlar arayarak bizi; “Hani de PCR ve antijen aşılı olanlara ücretsizdi, hastaneler bizden ücret talep ediyor?” sorusunu sordu.

   Bu soruya, “Evet hastaneler PCR ve antijen için ücret talep ediyor, çünkü Resmi Gazetede yeni bir karar çıkmadan, şu anda yürürlükte olan karar uygulanıyor” cevabını verdik defalarca.

   “E Başbakan açıklamıştı ‘bugünden itibaren aşılılara ücretsiz olacak’ diye, üstelik Cumhurbaşkanı bugün açıklama yaparak PCR ve antijenin aşılılara ücretsiz olmasını olumlu bulduğunu söyledi. Bu nasıl olur?” diye karşı sorular geldi.

   Kafasının karıştığını hiçbir şey anlamadığını söyleyenler vardı…

   İnsanlar haklı, bir hafta içinde defalarca karar değiştirdi hükümet.

   Başbakan bir Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası, önce “aşılı olanlara PCR ve antijenin ücretsiz olacağını” söyledi.

   İki gün sonra Resmi Gazete yayınlandı ama orada yazılanlar Başbakanın söylediklerinden farklıydı.

   Resmi Gazetede, PCR ve antijenin herkese ücretli olacağı yazıyordu.

   Başbakan ve Maliye Bakanı, Resmi Gazetede “PCR ve antijenin herkese ücretli olacağının neden yazdığını” açıklamaya başladı.

    PCR ve antijen masraflarının maliyeye günlük bir milyon TL’ye mal olduğunu, hükümetin dayanacak gücünün kalmadığını söylüyorlardı.

    Bu kez de Başbakan Resmi Gazetede yazanı halka anlatmak için iki kez BRT’ye çıktı.

    Başbakan Resmi Gazetede yazandan farklı olarak öğrencilere ve sosyal yardım alana kişilere PCR ve antijenin ücretsiz olacağını, bunun dışında herkesin ücret ödeyeceğini söyledi.

    Bu arada Sağlık Bakanı, “herkese ücretli” kararının, kendisinin yurt dışında olduğu bir zamanda alındığını söyleyip, “bu kararı kabul edilmez ve değişmesi gereken bir karar olarak” niteledi.

   Sağlık Bakanının bu çıkışı üzerine Başbakan ve Maliye Bakanı, “Bakanlar Kurulu kararının altında tüm bakanların imzası var” dediler…

    Bu arada kamuoyunda tepkiler yükseldi, eleştiriler arttı ve ansızdan yine Başbakan açıklama yaptı ve “Aşılı kişilere PCR ve antijenin ücretsiz olacağını” müjdeledi.

     Evet, aslında Başbakan, o Bakanlar Kurulu kararı sonrası ilk söylediği yere döndü.

     Başbakan açıkladı açıklamasına ama dün Bakanlar Kurulu yapılmadı, bugüne ertelendi ve bu süre içinde Resmi Gazetede yeni bir karar açıklanmadı.

    Yani Resmi Gazetede “PCR ve antijen aşılı kişilere ücretsizdir” diye bir karar yayınlanmadı.

    Hal böyle olunca da bugün PCR ve antijen yapan tüm merkezler Resmi Gazetede halihazırda yazan kuralı uyguladı, yani gelen herkesten ücret talep etti. 

    Ortalık toz duman oldu, sinirler gerildi, PCR merkezlerindeki kişilerle vatandaşlar tartışma yaşadı ve nihayet bugün akşamüzeri Resmi Gazetede beklenen karar çıktı.

    Bugünkü Resmi Gazetede aşılılara ve semptom gösterenlere PCR ve antijenin ücretsiz olduğu yazdı. 

    Bu noktaya gelene kadar herkes perişan oldu, insanlar serseme döndü.

   (Bu arada kararlar içinde bir de sürpriz var; hava ve deniz yoluyla yurt dışına gitmek amacıyla yapılacak testler artık ücretli olacak… Sadece sağlık kurulu sevki ile tedavi amaçlı gidenler ve resmi görevliler bu ücretten muaf olacak… ‘Alışverişe veya gezmeye gideceksen PCR’ını ben ödemem’ diyor hükümetimiz… Hade bakalım… )

    Bu kadar kısa sürede bu kadar çok karar değişti ve üstelik en yetkili ağızdan çıkan kararlar ya Resmi Gazetede yer almadı ya da geç yer aldı…

    Hükümet bunu bu vatandaşa yaşatmamalıdır, PCR ve antijen için alınan kararının bu kadar zor, bu kadar kompleks mi olması gerekir?

    Bir karar almışsanız ve vatandaşa da açıklamışsanız, açıkladığınız şey yazacak Resmi Gazetede ve mademki bu bir Bakanlar Kurulu kararıdır, bu konuda bakanlar birbiri ile kavga etmeyecek, farklı şeyler söylemeyecek. Yeter ama artık, bu saçmalıklara bir son verin…

    Emekçiler için işletmelere yapılan Sosyal Sigorta prim desteği ne oldu mesela?

    Başbakan “devam edecek” dedi ama kimse inanmadı yine… Sahi ne oldu o iş, sözde mi kaldı?

    Peki, asgari ücret ne oldu? İşçi ve işveren tarafı anlaştığına göre hükümet nereye takıldı?

    Özel sektördeki emekçileri bekletmenin anlamı nedir, yoksa her zaman olduğu gibi onlar önemli değil midir, değer vermediğinizi kanıtlamak mı istiyorsunuz?

    Ekonomik örgütlerle bir araya gelen hükümet, “verecek bir şeyim yok” anlamına gelecek şeyler söylemiş…

    Madem verecek şeyiniz yok, madem yaraya merheminiz yok niye topluyorsunuz ekonomik örgütlerin temsilcilerini?

    Zaten umutsuz olan ekonomik çevreleri neden daha bir umutsuzluğa sevk ediyorsunuz?

    Bu arada Bakanlar Kurulu bugünkü toplantısında, devletin mali yükümlülüklerini yerine getirebilmesine olanak sağlamak üzere, 2021 Mali Yılı Bütçe Yasası limitleri dahilinde aylık olarak ihtiyaç duyulan tutarlarda 250 milyon TL’ye kadar borçlanılabilmesine karar vermiş…

   Devlet mali yükümlülüklerini yerine getirecekmiş, bu yükümlükler arasında zordaki küçük esnaf, batan biten işletmeler yok, yardım eli bekleyen dar gelirliler yok, asgari ücrete artış bekleyen emekçiler yok, prim desteği bekleyenler yok… Hükümetin reel sektöre yükümlülüğü yok… 

   Demek ki artık UBP, o çok övündüğü “Türkiye’den en iyi parayı alan parti özelliğini” de yitirdi, borçlan babam borçlan, bakalım sonumuz nereye varacak?

DİĞER YAZILARI
01/09/2021 19:50
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Bir PCR kararı Resmi Gazetede çıkana kadar millet sersem oldu…
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.