HABER KIBRIS

Birikim Özgür yazdı: Değişen dünyada yeni yetenek çeşitlerine ihtiyaç var

Haber Kıbrıs yazarı Birikim Özgür'ün kaleminden...

ads
20/04/2019

ads
Birikim Özgür yazdı: Değişen dünyada yeni yetenek çeşitlerine ihtiyaç var

Ülkemizde geleceği planlama konusunda güzel şeyler oluyor.

Eğitimde 2030 vizyonu hazırlanıyor.

Ekibin başında bakanlık müsteşarı Mehmet Burhan var.

“Eğitimde Stratejik Plan ve Yeniden Yapılanma” çalışmaları geçtiğimiz yaz aylarında başlamış, sistematik biçimde devam ediyor.

Eğitim bilimcilerin görüşlerinden de yararlanmak adına bir odak grup çalışması düzenlendi.

Sistemlerin sürdürülebilirliği yapısal düzenlemelere bağlıdır ancak insan faktörü değişmezse yapısal düzenlemelerin hiçbir kıymetiharbiyesi olamayacaktır.

Bu anlamda katılımcıların gelişim kültürüne yaptığı vurgu önemliydi.

“İnsanın ve kültürün değişmesi yapısal düzenlemelerden çok daha önemli”.

Talim Terbiye Dairesi Müdürü Salih Sarpten toplantının açılışında önemli tespitler yaptı.

İşte bazı notlar:

Bugünkü okul öğrencilerinin yüzde 65’i gelecekte, henüz var olmayan işleri yapacak.

Henüz icat edilmemiş teknolojileri kullanacak.

Bilmediğimiz problemleri çözecek.

Demek ki almaları gereken eğitim “öğrenmeyi öğrenmek” üzerine kurgulanmalı.

Dünya Bankasının KKTC için yaptığı bazı tespitler var:

Öğrenci performansı bilinmemektedir.

Aile bütçelerinin en önemli kısmı eğitim harcamalarına gitmektedir.

Eğitimdeki kamu harcamalarına oranı dikkate alınınca iş gücü harcamaları feci şekilde yüksek olmasına karşın beklenilen verim alınamamaktadır.

Sistemi konuşacaksak bu tespitleri göz ardı edemeyiz.

Böylesi bir toplantıda sorulması gereken belki de en önemli soru şu:

“Dünyada neler oluyor?”.

Salih Hoca Dünya Ekonomik Forumu Kurucusu ve İcra Kurulu Başkanı Klaus Schwab’tan bir alıntı paylaşıyor bu sorunun yanıtını verirken:

“Yaşadığımız, çalıştığımız ve birbirimizle ilişkilerimizi kökten değiştiren bir teknolojik devrimin eşiğinde duruyoruz. 

Ölçek, kapsam ve karmaşıklıkta dönüşüm, insanlığın daha önce yaşamış olduğu şeylerden çok farklı olacak”.

Küresel yeterlilikler üzerinde durdu Salih Hoca.

Bu konuda ülkelerin karşılaştırmalı analizini yapan PISA’nın direktörü tarafından Türkiye ile ilgili yapılmış tespitler dikkat çekiciydi:

“Türk eğitim sistemi dünyaya uyum sağlayamadı.

Türk öğrencilerin iyi oldukları alanlar artık dünyada daha önemsiz.

Değişen dünyada yeni yetenek çeşitlerine ihtiyaç var.

Ve Türk sistemi buna uyum sağlayamadı.

Sisteminiz nasılsa öyle devam ediyor ama dünya dönüyor”…

Benzer tespitleri kendi eğitim sistemimiz için de yapabiliriz.

Bakanlık bu vizyon çalışması kapsamında 1155 öğretmen ve 2501 velinin katıldığı araştırmalar da yürütmüş.

Öğretmenler öğretmen olarak çalışmaktan dolayı mutlu ancak bakanlığın çağdaş bir örgüt yapısına sahip olup olmadığı, yönetimin ekip çalışmasına yatkın olup olmadığı, katılımcı bir yönetişim anlayışı olup olmadığı, bakanlığın ödül ve ceza sisteminin etkin işleyip işlemediği gibi konularda kararsız.

Şöyle bir tespit yapmak durumunda kaldım:

Eğitim Bakanlığının bütçesi 2019 yılında yüzde 26 artmış ancak bu artış öğrenci-odaklı olmamış.

Öğrenci başına yaklaşık 13 bin TL harcıyoruz.

Kamudaki genel sorun doğal olarak eğitime de yansıyor.

Bir milyara yakın eğitim bütçemiz var ancak kaynaklar etkin ve verimli kullanılmıyor.

Kamu okulları resmen dökülüyor, tam gün eğitime geçilemiyor.

Özel okullarda da zaman zaman mali sürdürülebilirliğe ilişkin sıkıntılar nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşanıyor.

Peki, nasıl ayağa kaldıracağız çökmüş eğitimimizi? Naçizane görüşüm şöyle:

Odak grup çalışmasına katılan arkadaşlar konularına hâkimdi.

Onları dinlerken gayriihtiyari “biz bu çöken sistemi ayağa kaldırabiliriz” hissine kapıldım doğrusu.

Stratejik planın odağına mutlaka yeni bir sistem tahayyülü yerleştirmemiz gerekiyor.

Eski sistemde birtakım düzenlemeler öngörerek varacağımız konak şimdikinden daha iyi olmayacak.

Zira mevcut sistem yönetilebilir değil çünkü konsensüsü şart koşan bir koalisyon modeli oluşmuş.

Sendikaların “uygundur” demediği hiçbir uygulama hayata geçirilemiyor.

Bakanlık onayıyla okullara stajyer öğretmen dahi gönderilemiyor.

Kamudaki genel soruna yönelik çözüm önerileri eğitimi de kapsamalı.

Yerel yönetimler reformunun hemen ardından kamu okulları belediyelere devredilmeli.

Devlet uygulamadan çekilmeli ve yönetmeye odaklanmalı.

Bakanlık kamu yani halk adına sadece düzenleme, eğitimin niteliğini geliştirme ve izleme faaliyetlerine yoğunlaşmalı.

Okullara öğrenci sayısına göre bütçe sağlanmalı.

Okullar arasında tatlı bir yarış başlamalı.

Okullar daha fazla öğrenci için yani daha fazla bütçe için daha yüksek performansa odaklanmalı.

Yıllardır eğitim bilimciler “eğitimde şu olmalı, bu olmalı” diye diye dillerinde tüy bitti ancak bir arpa boyu dahi yol kat edebilmiş değiliz.

Çünkü eğitimimiz kurulu düzenin aynası gibi.

Yapısal düzenlemelerle gelişim kültürünün önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor ki Kıbrıs Türk halkı geleceğe yürüyebilsin…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.