HABER KIBRIS

Birikim Özgür yazdı: Gün siyasi varlığımıza dört elle sarılma günüdür

ads
19/03/2019

ads
Birikim Özgür yazdı: Gün siyasi varlığımıza dört elle sarılma günüdür

Yapısal sorunlarla ilgili tüm dünyada geçerli olan bir kural var.

Ya siz sorunları çözersiniz ya da sorunlar sizi çözer.

KKTC’de yıllardır hükümetler siyasi irade geliştirip sistemi iyileştirecek hamleleri yapamıyor.

Bakanlıkların kendilerine bağlı daireler arasında dahi uyum ve koordinasyon sağlanamıyor.

Başbakanlık değişim süreçlerini yönetecek bir reform üssüne dönüştürülemiyor.

Özel sektörle imzalanan sözleşmelerin kamu yararı gözetilerek yönetilmesi sağlanamıyor.

Yerel yönetimler yeniden yapılandırılamıyor.

Kamu personel sistemi gözden geçirilerek hizmetlerin etkinliği ve verimliliği artırılamıyor.

Bütçe yönetimi etkinleştirilemiyor.

Ek mesai harcamaları azaltılamıyor, kamu harcamaları disiplin altına alınamıyor.

Vergi adaletsizliklerinin üzerine gidilemiyor.

Kayıt dışı ekonomi ile mücadele yetersiz kalıyor.

Hazinenin iç borç yükü azaltılamıyor.

Mahkemelerin işlerliği güçlendirilemiyor.

Genel Sağlık Sigortası uygulamasına geçilemiyor, tek tip sağlık sistemi oluşturulamıyor, sağlık çalışanlarının tam gün hizmet vermesi sağlanamıyor.

Sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini sağlamak üzere kararlı uygulamalar gündeme getirilemiyor.

Eğitim sisteminde kaynakların verimli kullanılması sağlanamıyor, tam gün eğitime geçilemiyor.

E-Devlet projesi çok yavaş ilerliyor.

YÖDAK bir türlü güçlendirilemiyor.

Kamu bankaları sadece bankacılık yapacak şekilde yapılandırılamıyor.

Ülkenin turizm potansiyelini daha etkin değerlendirmemiz için gerekli adımlar kararlılıkla atılamıyor.

Liman otoritesi kurulamıyor, limanlarımızda ihtiyaç duyulan yatırımlar hayata geçirilemiyor.

Toplu taşıma yaygınlaştırılamıyor.

Telekomünikasyon altyapısı ve hizmetler kamunun düzenleyiciliği ve denetleyiciliği altında geliştirilemiyor.

Elektrikte enerji lobilerinin ve psikolojik harp çetelerinin siyaset üzerindeki tahakkümü nedeniyle faturaları düşürme konusunda bir arpa boyu yol kat edilemiyor, faturalar zamlandıkça zamlanıyor, halk ezildikçe eziliyor.

İş ve yatırım yapmanın önündeki engeller kaldırılamıyor.

Bütüncül bir yatırım teşvik sistemi oluşturulamıyor.

Meslek edindirmeye ve istihdamın artırılmasına yönelik çalışmalar bir türlü projelendirilemiyor.

KKTC’de saymakla bitmeyecek çok ciddi yapısal sorunlar var.

Hükümetler göreve geliyor, yapısal sorunları çözemiyor ama bu yapısal sorunlar hükümetleri çözüyor.

Dörtlü koalisyon için “gelmiş geçmiş en iyi hükümet olabilir” demiştim.

“Yapısal sorunları çözmesi halinde” diye de eklemiştim.

Geçen bir yılı aşkın sürede şu veya bu nedenle “reform hükümeti” algısı oluşabilmiş değil.

Belki dörtlü koalisyonun zorlukları belki de ideolojik takıntılar nedeniyle hükümet yapısal sorunların üzerine yeterince gidememiş olabilir.

Gelinen aşamada çok zor bir krizle karşı karşıyayız.

Bir tarafta yapısal sorunları çözemeyen hatta belli başlı alanlarda yapısal sorunları inkâr eden ya da çözümlere aleni karşı çıkan bir yapı var.

Diğer tarafta ise hükümette yer almak için ellerini ovuşturan ancak yapısal sorunların çözümüne ilişkin hiç umut vaat etmeyen bir muhalefet var.

Geçtiğimiz yıl yaşanan kur krizi nedeniyle sistem altüst olmuş durumda.

Sadece halk fakirleşmedi aynı zamanda kamu maliyesi de dara girdi.

Daha kötüsü yapısal reformlar konusunda bin bir dereden su getirme hallerimiz nedeniyle dış finansmana da erişimimiz yok.

Bundan ötürü altyapı yatırımları durmuş vaziyette.

Ekonomik sektörlerimiz batma riskiyle karşı karşıya.

Farklı sektör temsilcileri can havliyle soruyor:

“Ne olacak halimiz?

Protokolün imzalanmamasının sebebi ne?

Ne zaman imzalanacak?”…

Bu soruların yanıtlarını bilebilmeyi çok isterdim.

Ancak bildiğim tek bir şey var:

Sorun ekonomik olduğu kadar siyasidir de aynı zamanda.

Kıbrıs Türk siyaseti çok ciddi bir eksen sorunu yaşıyor.

Dünya gerçeklerinden kopuk, reformları savunmanın neredeyse suç sayıldığı tuhaf bir ülke olup çıktık son 10 yılda.

Belki Türkiye yetkililerinin kararlı duruşundan belki de Türkiye hazinesinin nakit sorunundan dolayı KKTC’nin dış finansman ihtiyacı karşılanmıyor ya da karşılanamıyor.

Bu ciddi sorun karşısında bir kesim iyice marjinalleşerek Türkiye’yi tehdit etme metoduyla dış finansman ihtiyacımızın karşılanmasını sağlamaya çalışacak.

Ancak öyle görülüyor ki bugün özlemini duyduğumuz “yapısal sorunları çözecek siyasi irade” oluşana kadar da bu kriz devam edecek.

Şu bir gerçek ki topluma Rus ruleti oynatırcasına yürütülen maliye politikaları da ileride uygulanacak acı reçeteleri kabartmaktan başka hiçbir sonuç doğurmayacak.

Yani “zamana oynamak” çare değil; bilakis topluma karşı işlenen bir suça dönüşmüş durumda…

1983’te bir emrivakiyle KKTC kurulduğunda özellikle barış yanlısı kesimler arasında çok ciddi tartışmalar yaşanmıştı.

Sonrasında da “federasyon mu KKTC mi?” diye tartışmalar yıllarca sürüp gitti.

O tartışmalar esnasında Naci Talat, “Be arkadaşlar göreceksiniz bir gün gelecek bu KKTC’ye çok ihtiyacımız olacak” diye bir tespitte bulunmuştu.

O gün geldi çattı…

Yapısal reformlarımızı hayata geçirip sistemimizi güçlendirmemiz ve Kıbrıs Türk halkının siyasi varlığına sahip çıkmamız şart oldu.

Marjinalleşerek tüm bu olup bitenler karşısında “Türkiye şöyle, Türkiye böyle” diye ahkâm kesmeye pek hevesli arkadaşlar bilmeli ki çare öncelikle dünya gerçeklerini de göz önünde bulundurarak aynaya bakmak ve özeleştiri yapmaktır.

Yok öyle dünyada tüm ülkeler elektrikte kamu tekelini ortadan kaldırırken burada lobilerin dayattığı politikalarla iş görmeye çalışmak. Ne demek tüm aboneleri zorla yeni tarifeye geçirmek? Kuzey Kore mi burası? Kadıyı kadıya şikâyet etmek zorunda kaldığımız bu sistem artık değişmeli!

Yaşanmakta olan ve henüz ne zaman savuşturabileceğimizi kestiremediğimiz siyasi ve ekonomik krizden çıkış için yapısal sorunların halli konusunda bin bir dereden su getirme hallerimizden artık vazgeçeceğiz.

Bu reformları ağızlı yüzlü hayata geçirecek ciddi bir siyasi irade geliştirip Naci Talat’ın da işaret ettiği gibi Kıbrıs Türk halkının siyasi varlığına dört elle sarılmaktan başka çaremiz yok…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Birikim Özgür yazdı: Gün siyasi varlığımıza dört elle sarılma günüdür, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.