HABER KIBRIS

ad

Birikim Özgür yazdı: İşte o vakit Sayın Başbakanın ayarı şaşacak

Haber Kıbrıs yazarı Birikim Özgür'ün kaleminden...

ads
25/05/2019

ads
Birikim Özgür yazdı: İşte o vakit Sayın Başbakanın ayarı şaşacak

KKTC’de hükümet değişti.

Ersin Tatar Başbakan oldu.

Daha kabinesini sunduğu gün Cumhurbaşkanı ile söz dalaşına girdi.

Başbakan olarak yapması gereken en son şeyi yaptı.

Ersin Tatar’ın aşırı milliyetçi bir arka planı var.

İstanbul Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı iken yaptığı açıklamalar yenilir yutulur cinsten değildi.

Kıbrıs’a döndükten sonra da aynı çizgide yoluna devam etti.

Köy köy dolaşıp Annan Planına karşı halkı kışkırtmaya çalıştı.

Her fırsatta milliyetçi kesimin ruhunu okşamayı görev bildi.

UBP Genel Başkanı olmasının ardından “iki devletli çözüm” diye bir türkü tutturdu.

Olup biteni doğru pencereden yorumlayamadı.

Crans Montana Zirvesi çökünce BM “reflection period” önermişti.

Türk tarafı bunun gereği olarak Kıbrıslı Rumlara “nasıl bir çözüm istediğinizi bir zahmet söyleyin de onu konuşalım ve bu işi artık bitirelim” mesajını vermeye çalışmıştı.

Bu mesajın ana fikri karşılıklı kabul edilebilir çözümdü.

Ancak kapalı kapılar ardında her ne olduysa oldu ve Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafı arasındaki ilişkiler gerilmeye başladı.

“Dünya beşten büyüktür” diyerek pasif oyuncu olmayı reddeden Türkiye’nin Kıbrıs’taki düğümü çözmek için girişmeye çalıştığı diplomatik atak havada asılı kaldı.

Türkiye kendini “BM parametrelerini inkâr eden taraf” pozisyonunda buldu.

Evet, mevcut zeminde onca denemenin ardından federal çözüme inanç azalmış olabilir.

Ancak diplomatik manada girişilmeye çalışılan manevranın muhteviyatı federal çözümden vazgeçip iki devletli çözüm için tek ayağının üzerinde diretmek falan değildi.

Nitekim çeşitli defalar BM parametrelerinin inkâr edilmediğine dair açıklamalar da yapıldı.

BM taraflara “bizi oyalamayın, kendi aranızda tartışıp yakınlaştıktan sonra bize gelin” demişti.

Bu süreç ilerletilemedi.

Her zamanki gibi suçlama oyunu galip geldi.

Dahası doğal gaz üzerinden yaşanan gerilim ortamında yeni bir evreye girildi.

Bizde ise olup biteni yerel siyaset üzerinden okuyan cepheler oluştu.

Yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçiminin de etkisiyle federal çözümcüler ve iki devletçiler işi propagandaya döktü.

Bir önceki Başbakan Tufan Erhürman çözüm perspektifine bağlı kalarak Kıbrıslı Rumların siyasi eşitliğimizi dahi reddeden yaklaşımlarını deşifre etmeyi denedi ve propaganda dalaşından kendini ayrıştırabildi.

Ne var ki yeni Başbakan Ersin Tatar süreci doğru okuyup halka anlatmaya çalışmak yerine başımıza iki devletçi kesildi.

Görevi aldığı gün değişim yönünde kararlılığını açıklamayı değil Kıbrıs sorunu üzerinden birilerine meydan okumayı yeğledi.

Yarın bir gün gerilim ortamına es verilecek, Türkiye yine BM parametreleri ışığında bir çözüm için üzerine düşeni yapacak.

Bu verimsiz koşullarda çözüm olur mu olmaz mı ayrı bir mesele ama Türkiye diplomatik alanda çemberin dışına çıkmayacak, kendine işgalci dedirtmeyecek.

İşte o vakit Sayın Başbakanın ayarı şaşacak.

Değişememe sorunuyla boğuşan bir halkın Başbakanına düşen en öncelikli görev eski siyasetle arasına mesafe koyarak gerçekçi bir bakış açısıyla toplumsal dönüşüme odaklanmaktı.

Kıbrıs sorununda karşılıklı kabul edilebilir çözüm perspektifine bağlılık;

Türkiye ile tam istişare;

Doğal gaz konusunda haklarımızı gözeten bir tutum…

Bu çerçevenin ötesi Başbakan için görevini layıkıyla yerine getirebilme koşullarını berhava eder.

Kıbrıs sorununda oyun değiştirici rollerine soyunmak Sayın Başbakanın esas rolüne ket vuracak.

Çünkü toplumsal dönüşüme liderlik yapabilmenin gereği tüm toplumu kucaklamaktır.

Yapılan araştırmalara göre toplumun hatırı sayılır bir kesimi çözümü destekliyor fakat kısa sürede çözüme ulaşılabileceğini düşünmüyor, Kıbrıslı Rumların çözüm istediğine de inanmıyor.

Türkiye ile Sayın Cumhurbaşkanı arasındaki gerginliği eksik yorumlayıp toplumun önemli bir kesimiyle arasına mesafe koymanın süreç içinde Sayın Başbakanın elini zayıflatacağı aşikâr.

Sosyal diyalog önemli çünkü ev ödevimiz toplumsal dönüşümle birlikte devletçi ekonomiden kurallı serbest piyasa ekonomisine geçiştir.

Ama çözümden önce ama çözümden sonra…

Şu veya bu nedenle değişime burun kıvıranların sarıldığı söylemler ise çok açıktır:

“Türkiyeci”, “Rumcu” ya da “AB’ci”…

Ya “federalist” olacaksınız ya da “iki devletçi”…

Ancak yaşayarak öğrendik ki Kıbrıs meselesi üzerinden verimsiz söz dalaşları toplumsal değişim ve dönüşüm zeminini berhava ediyor.

Çünkü statükonun en sevdiği şey bunu yapmak;

Kıbrıs meselesi üzerinden ayrışıp kurulu düzeni yaşatmak…

Bu nedenle Kıbrıs sorunu üzerinden kendini konumlandırıp siyasi aktör olmaya çalışmak kolay, değişimi anlatmak ve halkı ikna etmek zor olandır.

Ancak Kıbrıs Türk halkının varlığını sürdürebilmesi zoru başarabilmekten geçmektedir.

Sayın Başbakan daha ilk günden üçüncü yoldan sapmışken bu yeni yolu nasıl anlatıp da halkını değişim yönünde motive edebilecek merak ediyorum doğrusu!

Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.