HABER KIBRIS

Birikim Özgür yazdı: Yeni KKTC ve Protokolün İşlevi

ads
14/03/2019

Birikim Özgür yazdı: Yeni KKTC ve Protokolün İşlevi

Değişimle ilgili yumurta örneğine sosyal medyada rastlamışsınızdır:

“Eğer yumurta içeriden kırılırsa yaşam başlar.

Eğer yumurta dışarıdan kırılırsa yaşam sona erer.

Bunun için tüm başarılı değişimler içeriden dışarıya doğrudur”…

Benim de çok beğendiğim bu tasvir değişim süreçlerimizle ilgili dış faktörlerin rolünü netleştirmemize belki yardımcı olabilir.

KKTC’deki değişimler Türkiye ya da başka herhangi bir dış faktör istediği için değil Kıbrıslı Türkler istediği için yaşanacak.

Ancak o zaman bir faydadan söz edilebilir…

Bu durumda örneğin Türkiye ile imzalanan protokolleri nereye konumlandırmalıyız?

Tavuk yumurtasından civciv çıkabilmesi için sıcaklığın 37,4 °C olması gerekir.

Kafa karıştırmaya gerek yok ama kaplumbağa yumurtaları da ilginç bir örnektir.

33 °C – 34 °C sıcaklık doğacak olan yavrunun dişi olmasına sebep olurken erkek yavrular için bu sıcaklık ~28 °C – 31 °C’dir.

Dış faktörler yumurtanın içeriden kırılmasına ve yaşamın başlamasına katkı sağlar hatta çıkacak yavrunun cinsiyetini dahi belirler.

Protokoller yumurtanın dışarıdan kırılmasına değil ama yumurtanın içindeki embriyonun gelişmesi için çevresel koşulların oluşmasına katkı yapabilmelidir.

Yumurtanın içinden bakınca;

Varlığımızı sürdürebilmemiz için kamu sistemimizi güçlendirmemiz gerekiyor.

“Devlet özel sektöre söz geçiremiyor” algısının tamamen tersyüz edileceği yeni ve güvenilir bir kurumsal yapıya ihtiyacımız vardır.

Kamu menfaatini gözetecek, hizmetlerin kalitesini denetleyecek, hizmet sunanların eşit koşullarda rekabet etmesini sağlayacak yegâne güç yapısal düzenlemelerle şekillenecek yeni devlettir.

Sayın Başbakan “Yeni KKTC” derken eğer bir yönüyle bu minval devletin yeniden yapılandırılmasını ifade ediyorsa topluma oldukça heyecan verici bir vizyon sunuyor demektir.

“Yeni KKTC” mottosunu tiye alan ya da küçümseyen çevrelerin siyasal anlamda halka somut olarak ne vaat ettiklerini de açıklamaları gerekiyor.

Sorumluluktan kaçınan, süreğen yıkıcılığı marifet gören ve bu halleriyle maalesef kalkınmanın önünde birer engele de dönüşen bu gibi çevreler elbette toplumsal yaşamın vazgeçilmez birer rengidir.

Herkesin aynı düşündüğü bir dünyada hiçbir yeni fikir üretilemez.

Ancak şurası gerçek ki içinde yaşadığımız sistemin sorunlarını çözmeyi önemseyen insanların her rengi kucaklaması işin doğası gereği zaten mümkün olamayacaktır.

Başbakanın “Yeni KKTC” açılımına yapılan eleştirileri bu gözle değerlendirmek gerekir.

Ve protokol de aynı bağlamda öcüleştirilmek yerine Yeni KKTC’nin yumurtadan çıkabilmesi için ihtiyaç duyulabilecek her türlü teknik ve finansman katkısını bize sunacak önemli bir enstrüman gibi ele alınabilir.

Unutmayalım ki kamu sistemimizi sil baştan yeniden yaratmamız da yetmeyecektir.

Ülkeye daha fazla kaynak girişini sağlamak için daha çok çalışmamız gerekir.

İş yapmanın önündeki engeller nelerdir?

Enerji maliyetleri ilk akla gelen en ciddi sorundur.

Limanlarımızın kapasite sorunu da daha fazla iş yapmamızı yani uluslararası ticaretimizi engelleyen önemli bir faktördür.

Bir diğer ciddi sorunumuz ise finansmana erişimdir.

Bu üç alanda cesur adımlar atılabilmesi halinde Yeni KKTC’de, güvenilir bir kamu sistemi şemsiyesi altında, insanlarımızın daha fazla çalışacağı, daha fazla üreteceği, daha fazla ticaret yapabileceği koşullar oluşabilecektir.

Bu sorunlar bizim sorunlarımızdır.

Yumurtayı içten kırmayı başarırsak yaşam devam edebilir.

Ancak birtakım lobilerin tehditlerinden ürküp ilanihaye yumurtanın kırılmaması için çabalayacaksak da geriye iki alternatif kalır:

Ya yumurta dışarıdan kırılacak ve yaşam sonlanacaktır veyahut da fırsata dönüştürülebilecek birtakım çevresel faktörlere rağmen embriyo gelişemeyecek ve yaşam yine sonlanacaktır.

O nedenle protokollere sihirli değnek muamelesi yapmanın ya da protokolleri en belirleyici faktör gibi yorumlayıp öcüleştirmenin hiçbir toplumsal yararı yoktur, bugüne kadar olmamıştır, olmayacaktır da.

Bizim esasen tartışmamız gereken tek bir şey var o da değişerek ve gelişerek yaşamın sürmesini sağlamaktır...

Yeni KKTC’de olası çözümün ertesi gününü de gözeterek kamumuz nasıl yapılandırılacak ve yaşamın içinde ne gibi fonksiyonlar üstlenecek?

İş yapmamızın önündeki engeller nasıl ortadan kaldırılacak?

Yakında imzalanması beklenen protokol bu iki soruya vereceğimiz yanıtlar bağlamında tamamlayıcı dış faktör işlevini ne şekilde yerine getirecek?

Gerçek şu ki ilk iki soruya doyurucu yanıt veremediğimiz sürece yumurtadan civciv çıkmayacak…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Birikim Özgür yazdı: Yeni KKTC ve Protokolün İşlevi, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.