Biz mi gaz lambalarımıza, lükslerimize ihanet ettik, yoksa ülkeyi elektriksiz bırakanlar mı bize ihanet ediyor?

ads ads ads
26/12/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Güney Kıbrıs’ta kalan Larnaka kazasına bağlı Klavya köyünde doğdum… Doğduğum köyde elektrik yoktu, gaz lambasıyla, lüksle (lüks lambası), mumla aydınlatılırdı geceler… Pilli el feneri kullanılırdı, bir yerden bir yere gidileceğinde…

    Ben 6 yaşlarındayken, 1974’te elektrik direkleri köye gelmişti ama henüz elektrik bağlanmadan savaş çıkmıştı…

    Elektrik olmadığı için uzun kış gecelerinde babam gaz lambası ışında roman okurdu bize… Film izler gibi roman dinler, orada geçen olayları kafamda canlandırırdım… Bugünün dizi filmleri gibi babamın da seri romanları vardı.

   Nasıl mı? Mesela Türk yazar Oğuz Özdeş'in "Karapençe", "Karapençe Estergon'da", "Karapençe'nin İntikamı", "Karapençe Voyvoda'ya Karşı" ve "Karapençe'nin Oğlu" gibi… Karapençe roman dizi, içinde fantastik ögeler de bulunan bir kahramanlık roman serisiydi…

    Bakın babam 5- 6 yaşlarında gaz lambasında kitap okuyordu bize ama 54 yaşına geldim, halen hatırlıyorum…

   Şimdi nereden mi geldi bunlar aklıma? Nereden olacak? Eskiye döndük ya… Dönüşümlü elektrikler kesiliyor ya yine, karanlıkta kalıyoruz ya… İşte ondan geldi aklıma…

   Bahsettiğim yıl 1974’tü… O yıllarda köyümde elektrik yoktu, zaten elektrik olsa da bugünkü teknolojinin yüzde 99’u bulunmuyordu o zaman, bazılarını hayal bile edemezdik…  

  Yani o günün şartlarına göre, elektrik yok diye pek de mutsuz değildik ama bugün öyle mi ya?

  Bugün 1974’ün şartları mı var ki bu sözde planlı elektrik kesintilerine normal bakalım?

  1974 sonrası kuzeye göç ettik, artık elektriğe kavuştuğumuz halde yıllarca gaz lambalarımızı, lükslerimizi, çeşit çeşit mumlarımızı, el fenerlerimizi terk etmemiştik, onları temizleyip saklamıştık. Onlara ihtiyacımız vardı, çünkü bu ülkede sık sık elektrik kesintileri oluyordu…

    Hele de 90’lı yıllarda, ne çileler çektik? Rum tarafından yıllarca Türk tarafına elektrik verildi, kuzeyde hükümetler elektriği sattı, parasını aldı ama yatırım yapmadı, ancak Rum yönetimi Kuzey Kıbrıs’a elektriği kesmeye başlayınca ve 1996 yılında tamamen kesince başımıza neler geldi neler?

    Sonraki yıllarda da uzun süre elektrikle ilgili sıkıntılar yaşadık. Hatırlayacaksınız espri konusu olmuştu, hava gürledi çaktı mı, birkaç damla da yağmur yağdı mı elektrik gidiyordu.

    Gidip gelen elektrik, bazen yüksek voltaj, bazen düşük voltaj nedeniyle elektrikli aletleri bozuyordu…

     Elektrik çilesi, gün geldi bir dönem seyyar, küçük jeneratörlerin satışının artmasına neden oldu. Gidip gelen elektrikten cihazlar yanmasın diye elektriği dengeleyici aracı cihazlar satın alındı.

     Bir dönem sürekli kesilen elektrik, sanayiyi, üretimi de etkiledi, hatta jeneratörü olmayan ve gıda maddesi satan marketleri, perakendecileri perişan etti. Yıllarca elektrik pahalı, hizmet yetersizdi.

     Elektrikle imtihanı kolay olmadı bu toplumun, çok çileler çekti, çok sıkıntılar yaşadı…

     Yaklaşık 10 yıldır, elektrik pahalı olsa da o eski sorunlu günlerimiz yoktu, bakım için bazı planlı kesintiler dışında elektrik kesintisi sorunu yaşamıyorduk…

      O nedenle terk ettik gaz lambalarımızı, gazyağıyla çalışan lükslerimizi, hatta sonraları edindiğimiz küçük tüplere monte ettiğimiz lükslerimizi, el fenerlerimizi ve çeşit çeşit mumlarımızı… Nasıl olsa cep telefonu ışığıyla kısa süreli ışık ihtiyacımızı karşılıyorduk artık.

     Ancak bu eski dostları terk etmemeliydik galiba, nostaljik eşya diye saklasak da olurdu, bir gün işimize yarardı…

      Yeni biz yüzyıla geçmiştik, 21’inci Yüzyıldaydık, yıl 2021… Teknolojinin zirve yaptığı çağ…

   Nereden bilecektik ki 21’inci Yüzyılda, 2021’de elektrikler kesilecek, yine karanlığa bürüneceğiz diye? Nereden bilecektik ki bütün o eski aydınlatma cihazlarına en çok da en pratik olan muma muhtaç olacağımızı?

    Nereden bilecektik ki akaryakıtın, tüp gazın, sütün, toz şekerin ve bazı başka gıda maddelerinin kaybolduğu ülkemizde mum da bulamayacağız, mum da kaybolacak diye?

    Bakkalları, marketleri gezip de mum bulamayacağımız aklımıza gelir miydi?

    Geze geze bir mağazada süslü, renkli mumları baskın pahaya satın alabileceğimize şükredeceğimizi nerden bilecektik? Gafil aldanıp da şarj edemediğimiz telefonlarımızın ışığını da kullanamıyorduk…

   Ya işte böyle? Bu ülkeyi yönetenler bunu da yaşattı bize… Soğuk ve yağmurlu gecelerde yakacak mum da bulamadık…

    Biz gaz lambalarımıza, gazyağlı ve tüplü lükslerimize, mumlarımıza ve mütevazı şamdanlarımıza, pilli el fenerlerimize ihanet mi ettik acaba, yoksa 21’inci yüzyılda KIB-TEK’e diz çöktürüp ülkeyi elektriksiz bırakanlar mı bize ihanet ediyor?

    Cevabı biliyorsunuz, söylemeye gerek yok… Bakalım daha ne ihanetler göreceğiz bu ülkede?

DİĞER YAZILARI
26/12/2021 21:48
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.