Bize emanet çocuklar bir bir ölüyor, ağır yaralanıyor…

ads ads ads ads
26/03/2024

ads

Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


TRAFİK CANAVARI YOKTUR, AMA TRAFİKTE KANA SUSAYAN CANAVARLAR ÇOKTUR… SORUMLULUK ALMASI GEREKENLER UMURSUZ DAVRANIYOR

BİZE EMANET ÇOCUKLAR BİR BİR ÖLÜYOR, AĞIR YARALANIYOR… SADECE CEZALARI ARTIRMAK YETMEZ. DENETİM ARTTI AMA ALT YAPI YETERSİZ

Normalleştirmek ne demek arkadaşlar? Bu ülkede her yanlışı bir şekilde normalleştirerek, sorumluluktan kaçan, umursuz, nemelazımcı, vurdumduymaz bir insan topluluğu haline geldik. Hayır, yaşadığımız hiçbir şey normal değil. Sorumluluk alması gerekenler sürekli top çeviriyor

24 saatte yaşadığımız iki trafik kazası, 22 ve 19 yaşındaki iki gencin ölümüne neden oldu. İlk kazada aşırı süratli bir araç, 20 yaşındaki bir sürücünün kontrolünden çıktı. Kaldırımda yürüyen, her şeyden habersiz üç genç kız ölümle burun buruna geldi. Cihan kızımızı kaybettik…

Önceki gün ailesi geldi, yıkadılar bir tabuta koydular ve memleketi Mardin’e gitmek üzere yola çıktılar. Bavulların arasında bir tabut, uçağın içerisinde gözyaşı dinmeyen bir baba… Bu tablo hoş mu? Bu tabloyu yaratan kim? Elbette biz, bizim ülkemiz, bizim altyapımız, bizim imkanlarımız

19 yaşında bir çocuk, alkollü bir sürücünün kurbanı oldu. Kendi yolunda giden bir araç, 200 promil alkollü bir sürücünün, gecenin bir yarısı karşı şeride geçmesi ile hayata veda etti. Son sürat üzerlerine çarpan araç, Barış Ağca isimli gencin sonu oldu

Bu kazada Emirhan Yürük, aşırı derecede alkollüydü. Sadece Barış ölmedi bu kazada. İki de ağır yaralı var. Cihan kızımızın öldüğü kazada şu anda çok zor saatler geçiren bir başka kız çocuğu var, Begüm 21 yaşında. Bu yaşananlar Allah’tan reva mı?

Maalesef konunun gençler arasındaki tartışma şekli son derece yakışıksız, vicdansız, kaba ama en kötüsü de bu olayların bitmeyeceğini göstergesi. Benzer olaylarda kullanılacak en kötü cümle, “Ama kimse böyle olsun istemezdi…” oldu canım, istemezdi

Sen düz yolda, trafik ışıklarla 200 metre kala makas yapa yapa ilerleyeceksin. Süratin 130 km’ye çıkacak neredeyse, ama kimse böyle olsun istemezdi… Ya da 200 promil alkol, gecenin bir yarısı yola çıkacaksın, karşı şeride geçeceksin, insanları öldüreceksin. Ama kimse böyle olsun istemezdi…

Aslında yaşadığımız bir sonuç. İçinde bulunduğumuz süreç maalesef daha çok annenin gözünü yaşlı, babanın yüreğini buruk bırakıp, gençlerimizi elimizden alacak. Yaşadığımız sürecin tamamı bir sonuç. Bunu anlayacak ne yapıyoruz, ona bakmak lazım.

Her iki kazada da sürücüler yüzde bir milyon suçlu. İkisine de acıyacak değilim. İstediğim en ağır şekilde cezalandırılmaları. İbretlik ceza almaları. Kaç yıl yatacakları, ne düşündükleri, içerisinde bulundukları ruh hali umurumda bile değil. Ama bir gerçeği biliyorum: Alacakları en ağır ceza, sadece yedi yıl

Maalesef gerçek bu. Tedbirsizlik nedeniyle trafikte birinin ölümüne sebep olmanın cezası yalnızca yedi yıl. Para cezası da var, 20 asgari ücret. 22 yaşında bir kız çocuğu, 19 yaşında bir delikanlı öldü. Her iki katile de yedi yıl ceza verseniz ne olur, 400 bin TL ceza ödeseler ne olur?

Bir taraftan trafikte eğitim sistemini topyekün değiştirmemiz gerekiyor, diğer taraftan da vicdanlı çocukların trafikte çoğalmasını sağlamamız gerekiyor. Dümene oturan kendini voyvoda zannediyor. Sadece kazalarda değil her gün trafikte türlü zorbalıkla karşı karşıyayız

Kadın sürücüler, yaşlı sürücüler trafikte hata yapanların utanacak yerde kendilerine hakaret etmesini katlanmak zorunda kalıyor. Özellikle şehir trafikleri bir işkenceye döndü. Hiç kimseye saygısı olmayan, hem trafik terörü yaratıyor, hem zorbalık yapıyor

İşin enteresan tarafı, Polis Genel Müdürlüğü haftada iki denetim, bir o kadar da huzur operasyonu yapıyor. Yüzlerce sürücü her gün denetleniyor. Buna rağmen trafikte suç oranları giderek artıyor. Hiçbir şey yapamıyorsanız işe cezaları ve denetimi arttırmakla başlayın

26/03/2024 08:11
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
ad
TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.