Böyle bir zamanda bile düşmanlık ve hamaset edebiyatı mı?

Sağlık işbirliği insani bir konudur...

ads ads ads ads
12/04/2020

ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Belli oldu ki bazı insanlar, hangi şartlarda olunursa olunsun “barışıl/ barışsever” olamıyor.

   Hangi şartlarda olursak olalım yüreklerini bağlamış “düşmanlık” duygusundan kurtulamıyorlar.

   Değil koronavirüs salgını, kıyamet günü gelse de onlar “insancıl/ insani” bakamıyor…

   Güney Kıbrıs’tan bir miktar ilaç ve korunma giysisi, Kuzey Kıbrıs’a katkı amaçlı gönderilecek ya, bu durum hem Kuzey Kıbrıs’ta hem de Güney Kıbrıs’ta bazı kesimleri rahatsız etmiş…

    Kuzey Kıbrıs’tan bazı kesimler, “Rumun vereceği ilacı da malzemeyi de istemeyiz” diyerek, yine en ağır sözleri dillerine doladı.

    Güney Kıbrıs’tan bazı kesimler ise “Böyle zor bir zamanda neden Kıbrıslı Türklere ilaç veriyoruz?” diye isyan etti. İki taraftan da insani duygulardan yoksun üzüntü verici açıklamalar geldi…

    Tüm dünya, amansız bir salgınla mücadele ediyor, her gün insanlar ölüyor, halklar evlere kapanmış ne olacağını bilemiyor, buna bağlı ekonomik yıkımdan nasıl çıkılacağının hesapları yapılıyor, mümkün olduğunca ülkeler birbirine yardım etmeye çalışıyor ama bir grup Kıbrıslı Tük ve Kıbrıslı Rum böyle bir felaket ortamımda halen düşmanlık ve hamaset peşinde…

    Sağlıkçıların talebi doğrultusunda Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Rum Lider Nikos Anastasiadis ile görüşmesi ve bir miktar ilaç ve korunma giysisinin, Rum tarafından Kuzey Kıbrıs’a katkı olarak yapılacak olması, böyle bir dönemde bir siyasi parti ile bazı milletvekillerinin tepkisine neden oldu.

     Güney Kıbrıs’tan Kuzey Kıbrıs’a yapılacak insani yardımı “onur kırıcı” bulacak kadar kendilerinden geçtiler. Bunu, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya hakaret etme vesilesi yaptılar.

    O ilaçlardan Kuzey Kıbrıs’ta fazla miktarda varmış… O ilaçlar, zaten çok büyük bir para tutmazmış… O ilaçlar Türkiye’den zaten geliyormuş, daha da gelebilirmiş…

    Ne kadar dar bir bakış açısı… Düşmanlık duygusunun nerelere kadar varabileceğinin bir göstergesi.

    Peki, böyle bir zor zamanda ne olur bir miktar da Güney Kıbrıs’tan ilaç gelirse?

    Nesi dokunur size bu ilaçların? Birisi “bu ilaçlar bizde yok” mu dedi? Birisi “bunlar çok pahalı ilaçlar” mı dedi? Birisi “Bunlar Türkiye’den getirilemez” mi dedi? Katkıdır yahu bunlar katkı. Sağlıkçılar “gelsin iyi olur” dedi, Cumhurbaşkanı da aracılık yaptı.

    Ne oldu yani? Cumhurbaşkanı çok büyük suç mu işledi? Nedir bu düşmanlık, nedir bu şımarıkça açıklamalar.

    Hatırlatayım isterseniz, geçmişten bugüne çok sayıda vatandaşımız Güney Kıbrıs’ta tedavi oldu.

    Şimdi kapılar tamamen kapandı diye kanser tedavileri için güneye gidemeyen, bugünkü bu karmaşa içinde kuzeyde de tedavisini olamayan kanser hastaları var.

    Geçmişte yani 2003 öncesi, yani kapılar kapalıyken bile özel izinle insanlar Güney Kıbrıs’a tedaviye giderdi.

     Bu ülkenin başbakanlığını yapmış rahmetli Başbakan İrsen Küçük de Güney Kıbrıs’ta tedavi görüyordu…

     Neden oldu bunlar biliyor musunuz, çünkü sağlık “insani” bir konudur.

     Çünkü sağlık söz konusu olunca düşmanlık bir tarafa bırakılır.

     Çünkü sağlık söz konusu oldu mu tüm kapalı kapılar açılır. (Sağlıktan bağımsız Rum halkının Kıbrıs Türk ekonomisine yaptığı katkıya hiç değinmiyorum bile)

     Kuzey Kıbrıs ile Güney Kıbrıs, en gergin zamanlarında bile sağlık amaçlı geçişleri, yardımlaşmayı yapabilmiştir.

    Şu anda tüm dünya aynı hastalıkla mücadele ediyor, küresel bir salgınla uğraşıyoruz ve yapılacak işbirliğine siz düşman gözler ve duygularla bakacaksınız ha?

    Yazıklar olsun, biraz vicdanınızı yoklayın, yastığa kafanızı dayadığınızda ve gözlerinizi kapadığınızda farklı bir insan olmayı deneyin.

    Gözlerinizi kapayın ve dünyanın her tarafında süratle hayatını kaybeden insanları düşünün ve “Ben ne yapıyorum?” diyerek kaybolan vicdanınızı çağırın…

    “Politika yapıyor” diyerek, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya saldırıyorsunuz ama aslında en vicdansız politikayı siz yapıyorsunuz.

    Halbuki birkaç gün önce Haber Kıbrıs WEB TV’ye konuşan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ne de güzel konuşmuştu, iki taraf arasındaki işbirliğiyle ilgili.

    Kudret Özersay, somut örnek vererek bu işbirliğini baltalamak istemediğini ama bugüne kadar olmadığı derecede iyi işbirlikleri olduğunu, iki tarafın özel bir modaliteyle işbirliği yaptığını söylemişti.

    Tüyo da vererek, ilaç alışverişi ve hasta tedavisi yönünde güzel işbirlikleri olduğunu belirten Kudret Özersay, sorunumuzun ortak olduğunu ve işbirliğinin artırılması gerektiğini vurgulamıştı.

    Ben de Özersay’ın bu güzel ve umut veren sözlerinden feyz alarak, 9 Nisan günü “Kıbrıs sorunuyla ilgili didişme, salgın sonrası devam mı edecek?” başlıklı bir köşe yazısı yazmıştım…

    Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Dışişleri Bakanı Kudret Özersay bu ülkeyi sevmiyor mu? Onlar kuzeyle güney arasındaki sağlık işbirliğine onay verirken, Kıbrıslı Türklerin onurunu düşünmüyor mu? O itiraz edenler kadar, hatta onlardan daha fazla düşünüyorlar ve insani bakmayı beceriyorlar…

     Böyle bir dönemde düşmanlık edebiyatının öncülüğünü yapan Yeniden Doğuş Partisi (YDP) ve UBP milletvekili Yasemin Öztürk ve de maalesef onların peşine düşüp, tuhaf paylaşımlar, hakaretler yapanlar lütfen nasıl bir ortamda olduğumuzu unutmasınlar.

     Lütfen böyle bir ortamda olsun düşmanlık yapmasınlar, lütfen vicdanlarına seslensinler, insanlar patır patır ölürken, halklar evlerine kapanmış korkuyla beklerken, dünya tarihinin en büyük krizi yaşanıyorken, hiç olmazsa böyle bir zamanda, düşmanlığa, hamasete, gereksiz kahramanlıklara yeltenmeyin, insanca bakmaya çalışın…  

12/04/2020 20:22
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay yazıları
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.