Bu ülkede her şey can ezgisine dönüşüyor

ads ads ads ads
04/08/2022

ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Ülkede sorunsuz, sıkıntısız gün yok… Bir sorun çözülmeden diğeri baş gösteriyor ve bunlar direkt vatandaşı vuruyor, hatta hep vatandaşı mağdur ediyor.

   Nenemden ve annemden çok duyardım, “can ezgisi” sözünü, yani “zorla giden”, yapılırken “çile çektiren”, “eziyetle yapılan” anlamına geliyor.

   Sanırım bunu biz Kıbrıslı Türkler söylüyoruz, çünkü Türkiye edebiyatında, medyasında pek rastladığım bir söz değil.

    İşte bu ülkede yaşamak, iş yapmak, hayat sürmek tam bir can ezgisine dönüşüyor.

    Bu ülkede ölmedik, yaşıyoruz, bir şekilde hayatımızı sürdürüyoruz ama nasıl?

    Eziyetle, çile çeke çeke, ezile ezile, anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan gele gele…

    Sanki tüm çarklar bu ülke insanının mutsuz, huzursuz olması üzerine kurulmuş gibi.

    O kadar çok sorun var ki insanların ülkesine olan aidiyeti de zayıflıyor.

     “Yaşadığım her gün eziyete dönüşecekse eğer, daha iyisi göç ederim” diyor insanlar.

     “Çalışıyorum, çalışıyorum bir arpa boyu yol alamıyorum” diyerek nesiller boyu devam eden işletmelerini kapatıyor, Güney Kıbrıs’ta çalışmaya gidiyorlar.

      Üniversite eğitimine başka ülkelere giden çocuklarına açıkça “geri gelme” demeseler de içten içe oralarda iş bulması, yuva kurması için dua ediyorlar, evladına hasret kalma pahasına, çünkü bu ülkede gelecek olmadığını görüyorlar.

      Bu ülkede evladının geleceği olmadığını görerek, ona bir ev yapacak, gelecek hazırlayacak gücünün olmaması nedeniyle kendi kendini yiyen pek çok insan var.

      Fahiş konut fiyatlarına bakan birçok genç, gelecekte bir evinin olacağının hayalini bile kuramıyor.

      Yurt dışında eğitim görüp de gelen ama Türk Parasının bu kadar değer kaybettiği ortamda, aldığı maaşın bir değeri olmayacağını gören gençler için KKTC cazip değil.

      Ülkede kalmak için direnenler de Güney Kıbrıs’tan iş arıyor, Euro kazançla hayatını sürdürebileceğini düşünüyor.

       Her şeye karşı direnen, bu topraklarda iş kuran, ayakta kalmaya çalışan, tüm şartları zorlayan gençlerimiz var.

       Yaptıkları yatırımın, verdikleri mücadelenin, döktükleri terin karşılığını alamamanın hayal kırıklığına rağmen “buradayız, gitmeyeceğiz” diyor birçok gencimiz.

      Onların bu koca yüreğini, bu özverisini, bu direncini, bu topraklara kök salma inadını takdir etmesi gerekenlerin ise kılı bile kıpırdamıyor.

       Ülkenin bu halini önemsemesi, direnen işletmecilerin, genç yatırımcıların özverisini görmesi gerekenler, bunu göremiyor çünkü onların derdi ve de yaptığı; kendilerinin, çevrelerinin çıkarlarını gözetmek ve gelen talimatları uygulayıp, yalakalık etmekten öteye gitmiyor.  

      Ülkenin bu berbat halini, halkın bezginliğini, sorunlar altında ezildiğini göremiyorlar, görseler de önemsemiyorlar.

      Sorunları çözemedikleri yetmiyormuş gibi dayatma yasalarla, halkın faydasına olmayan birçok icraatla uğraşıyorlar.

      Canı çıkmak üzere olan inanların üzerine antidemokratik uygulamalarla gidiyorlar, “ben yaparım olur” mantığıyla halkı mutsuz eden işlerle uğraşıyorlar.

      Her fırsatını bulduklarında yasalara, anayasaya aykırı işler yapmaya kalkışıyorlar…

      Hastaneler dökülüyor ne cihazlar çalışıyor ne doğru dürüst bir organizasyon kaldı.

      Geçtiğimiz gün Girne Akçiçek Hastanesi’nin morg soğutucusu bile bozuldu, cenazeler Lefkoşa’ya gönderildi.

       Devlet düzenli ödeme yapamadığı için Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin güvenliğini sağlayan şirket hizmet vermeyeceğini açıkladı, zorlukla ikna edildi.

       Bu sorun aslında yıllardır var, hastanelerde ve okullardaki taşeron şirketlerin geç ödenmesi personele yansıyor, taşeron işçileri sürekli sorun yaşıyor.

       Orman Dairesi’nin mevsimlik işçileri de maaşını zamanında alamadı…

       Çip sorunu varmış, ülkede pasaport çıkarılamıyor, KIB-TEK’in yeni konutlara takacak elektrik saati yok… Bir süre önce kit sağlayamadığı için Devlet Laboratuvarı tahlil yapamıyordu.

       KIB-TEK yine “yakıt bitiyordu, azaldıydı, iki günlük kaldıydı” gibi söylemlerle anılıyor, doğrudan akaryakıt alımlarıyla fazladan milyonlarca para ödeniyor.

       Hem hane halkı, elektrik faturalarını ödeyemez halde hem de işletmeler çok zorda, “Bu elektrik fiyatlarıyla batarız, kapatırız” diyor…

    Yine tüm sorunları saymaya başlamayayım ama biliyorsunuz işte tam bir can ezgisi.

    Tüm bu sorunlar yaşanırken sizin milliyetçi söylemleriniz, hamasetiniz, AB’ye, BM’ye verip veriştirmeniz, sallamanız zerre kadar halk tarafından dikkate ve ciddiye alınmıyor, sinek vızırtısı kadar bile önem taşımıyor.

       İnsanlar sorunlar içinde boğulmuşken, birçok insan evine ekmek götürmeye zorlanırken sizin boş lâflarınız hiçbir zaman değer bulmayacak.  

DİĞER YAZILARI
04/08/2022 21:09
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Bu ülkede her şey can ezgisine dönüşüyor
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.