Bu ülkede kaliteli yaşam sürmek çok zor

ads ads ads ads
28/11/2020

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


    Ne “kaliteli şey” en pahalı olandır ne de “kaliteli yaşam” çok parayla elde edilebilir.

    Bu ülkede kaliteli bir yaşamımız olsun istiyoruz ama neredeyse kaliteli yaşam için gereken her şey bizde ya bozuk ya eksik…

    Kaliteli yaşamın şartlarından birisi; “belli bir refah düzeyine ulaşmaktır” ama bunu yanlış anlayan, “çok para”, “aşırı zenginlik” olarak algılayanlar var.

     Kaliteli yaşam için herkesin çok zengin olmasına değil, ülkede “eşit bir refah düzeyine” ihtiyaç vardır, bu refah düzeyinin uluslararası standartlara ulaşması için çaba harcanmalıdır.

     Kaliteli yaşam için sağlığın, eğitimin, istihdam alanlarının sorunsuz ve erişilebilir olması şarttır.  

     Kaliteli yaşam için ülkedeki siyasetin istikrarlı, sorun çözen, şeffaf ve hesap verebilir olması beklenir.

     Kaliteli yaşam için çevresel etkenler de önemlidir; temiz bir çevre, temiz bir hava, sorunsuz ulaşımı sağlayacak, trafik kazalarına yol açmayacak yollar, su basmayacak sokaklar/ caddeler, depremde yıkılmayacak evler olmalıdır…

     Kaliteli bir yaşam için istihdam alanları önemlidir ama mesela ülkemizde kamuya yapılan istihdamlar gibi olmamalıdır… Adaletli, fırsat eşitliğine dayalı, hakça istihdamlar olmalı, torpille, partizanca olan değil, “seçim rüşveti” gibi kullanılan değil.

    Özel sektörde de istihdam alanları açmak çok önemlidir ama yalnızca istihdam da yetmez, istihdam edilen kişiler insanca muamele görmeli, insani şartlarda çalışmalı, çalışanın kaderi işverenin iki dudağı arasında olmamalı, hayatını sağlayabilecek maaş almalı ve iş kazalarında ölmemeli. Bunlar düzgün olmalı ki kaliteli yaşama katkısı tam olsun…

     Başka neler olmalı kaliteli yaşam için? Mesela, insanların boş zamanlarında, eğlence ve spor amacı ile gönüllü olarak katıldıkları etkinlikler olabilmeli…

    Yani kaliteli yaşam için çok para, zenginlik yeterli değil, bunu “parayla saadet olmaz” babında söylemiyorum ama “velev ki parayla mutluluk ve kaliteli yaşam oluyordur” diyelim, emin olun ki bizim ülkemizde o da olmaz…

    Bu mantık üzerinden bile baksak olaya, yine şartlar bizi kalitesizliğe götürür.

    Sizin istediğiniz kadar paranız olsun, istediğiniz kadar güzel ev alın, eğer oturduğunuz caddeyi su basıyor ve eviniz sular altında kalıyorsa neye yarar?

    Siz kentin en gözde yerinden en iyi mağazayı kiralayıp, içine ürün doldurun, eğer mağazanızı sular basacaksa kalite bunun neresinde?

    Sizin en pahalı otomobili alacak kadar paranız olsa ve alsanız ama damına kadar sular altında kalsa neye yarar?

     İlk yağmurlardan ülkenin dört bir tarafında mağduriyetler oldu, ilk kez değil, hep oluyor, hep aynı yerleri sular basıyor, yetkililer çare üretmiyor ve bir daha basıyor, bir daha basıyor…

    Mağusa’da dün yine sokakları sular bastı, daha önce de basmıştı, bundan sonra da basacak ama kentin belediyesi buna çare bulmak için bir şey yapmıyor. (Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, başbakan olduğu günlerde bu belediyeyi ziyaret ediyor ve “başarılısınız” diyerek belediye başkanını kutlayabiliyor. Başarı Mağusa’nın neresinde?)

    Kapalı Maraş’ın bir caddesini açıp orasıyla ilgili büyük büyük laflar edilir ama açık taraf bir türlü yağmur sularına yönelik ıslah edilemiyor ve bunun üzerine vatandaşlar, “Mağusa’yı mamur ettiniz de kaldı Kapalı Maraş” diye tepki gösteriyor. Peki vatandaşlar haksız mı?

    Gerçi Mağusa’nın derdi yalnızca caddeleri, sokakları basan yağmur suları değil, dertler çok oralarda, şimdi size onları da sıralamayalım…

    Ülkenin dört bir tarafında benzer sorunlar var. Caddeleri, sokakları, evleri, işyerlerini sular basan kentler de bıktırdı, çukur çukur olmuş kullanılmaz hale gelen ve hem araçlarda hasara neden olan hem de trafik kazalarına yol açan yollar da bıktırdı… Satın al en güzel otomobili, çukurlara düşe düşe berbat et…

    Ya insanın içini karartan çevre kirliliği ve çevre katliamı? İnsan temiz, düzenli bir çevreyle daha mutlu olur ki ruh sağlığı için de faydalıdır. Ruh sağlığı da kaliteli yaşamın şartlarından birisidir.

    Peki ruh sağlığımızı bozarak, kaliteli yaşam sürmemizi engelleyen başka neler var?

   Bizi canımızdan bezdiren bürokrasi mesela, devlet daire ve kurumlarından verimli hizmet alamamak, ülkede yapılan önemli bir seçimde irade ortaya koyamamak, bir siyasi partinin kurultayını dahi yapamaması, 53 gündür ülkenin hükümetsiz olması, halen nasıl bir hükümet kurulacağının belli olmaması, pandemiden kaynaklanan yığınla sorunun çözüm beklemesi…

     Yolsuzluklar, adaletsizlikler, partizanlık, peşkeş, istismar, ihlal, beceriksizlik ve daha neler neler…

     Tüm bunlar ekonomik ve sosyal yapımızı da ruh sağlığımızı da etkiliyor… Kalitesiz bir yaşam için bu ülkede her şey var. Konuşmaya gelince lâf çok ama iyi olan, iyi yapılan şey çok az…

28/11/2020 21:15
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.