Bu ülkenin reformla imtihanı çok başarısız

ads ads ads
28/02/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Hep reform yapmak isteyip de hiç beceremeyen bir ülkeyiz…

  Reform; “yozlaşmış/ bozulmuş, eskiyip işlevini yitirmiş, tatmin edici olmaktan çıkmış şeylerin değiştirilmesi, iyileştirilmesi ya da köklü değiştirilmesi” anlamında kullanılan bir sözcük.

  Ancak reform ülkemizde “birilerinin rahatını bozma”, “düzenini bozma” anlamında algılandığı için korkulan bir şeye dönüştü.

   Bazı siyasiler, hem sürekli bazı şeyler için “reform yapacağız” diye kendilerince hedef yükseltiyorlar, hem de bundan korkuyorlar.

   Böylesine tuhaf bir imtihanımız var reform meselesiyle…

   “Reform yapalım” diyoruz da yapacağımız reformdan sonuç alabileceğimizden emin misiniz?

   Mesela kamu reformu çalışmalarını hatırlayın, o çalışmadan siyasilerin anladığı ve istediği başka bir şeydi, sendikaların başka bir şey, personelin bambaşka bir şey.

    Herkes bir tarafından çekiştirdi ve en sonunda olduğu yerde kaldı…

    Ne oldu biliyorsunuz işte; bu reform denen şey olmadığı için herkes rahat bir nefes aldı.

    Baktığınızda görünen şey, aslında hiç kimsenin bunu istemediğiydi…

    Yani yanılıyor muyum bilmiyorum ama bana öyle geldi.

    Kamu reformunu halledemeyince, bu kez de belediyeler reformuna sardık.

    Şimdi de belediyeler reformu yapacağız ama bakıyorum da bu reformun içini de altını da dolduramıyoruz.

    Ben yine bir reform istendiğinden fazla emin değilim ama belediyeler reformunda bir oyuncak bulundu oynamak için; o da belediye sayısının azaltılması meselesi.

    Evet, yıllardır söylenen “belediyeler çok fazla, bunları azaltalım” meselesi ısıtılıp ısıtılıp önümüze geliyor ve her geldiğinde de belediye azaltma sayısı değişiyor.

    Sanki yapılacak reform, belediyelerin sayısını azaltmakla olacakmış gibi.

    Hani her büyük sorun yaşadığımızda “parlamenter sistemle olmuyor, başkanlık sistemine geçelim” deniyor ve sanılıyor ya sistemi değiştiğinde şak diye her şey değişecek, işte ona benzer bir şekilde “belediyelerin sayısını azaltıp, sorunları çözeceklerini” sanıyorlar…

    Hayır, öyle bir şey olmayacak, hiçbir şey değişmeyecek…

    Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçsek de sorunlar çözülmeyecek, belediye sayısını 12’ye ya da 8’e düşürsek de sorunlar bitmeyecek.

    Mesele mantaliteyi değiştirebilmektedir…

    Biz bu kafayla, bu anlayışla, bu sığ düşüncelerle hangi sistemi getirirsek getirelim hiçbir şeyi çözemeyiz…

    Biz hem reform yapmak istiyoruz hem de mevcut durumun hiç değişmemesini, kimsenin konforunun bozulmamasını arzuluyoruz.

     Hiçbir şey değişmeyecek, herkesin statükosu devam edecekse ona reform mu denir?

     Reformları yapmaktaki isteksizlik zaten bizim bunları yapamayacağımızı gösteriyor.

     Hade belediyelerin sayısını azaltalım, 13’e düşürelim, 12’ye düşürelim, 8’e düşürelim?

     Ne olacak, aynı akılla gidersek neyi değişeceğiz?

      Partizanca istihdamları engelleyemezsek, yine ekonomik akıldan yoksun işler yapılırsa, yine vizyon sahibi yönetimler olmazsa, yine belediye başkanları belediyeleri batırır da sorumlu tutulmazsa, yine belediyeler zamanında denetlenmezse, yine Sayıştay raporları dikkate alınmazsa, sayıyı azaltmışsın neye yarar?

     Yapılacak yasal düzenlemelere tereddütlü bakılıyor, bu tereddüt de ortadan kaldırılmalı.

     Belediyeleri denetim altına almakla, tamamen özerkliğini elinden almanın birbirine karıştırılmaması gerekiyor.

      Evet belediyeler denetlenmeli, belediye başkanları “ne yaparsam yapayım yanıma kalacak, batırsam da ceketimi alır giderim” diyememeli, bunun önüne geçilmeli ancak merkezi hükümetin istismar edebileceği, kendi partisinden olmayan belediyeleri boğabileceği, ele geçirebileceği bir yetki de verilmemeli.

     Konu hassas… Öyle basite indirgenecek, “belediye sayını azalttım, yaptım oldu” denilemeyecek kadar hassas bir durumdur belediyeler reformu.

     Belediyelerin gelirlerini artıracak, kendi kendine yeter olacak tedbirlerden tutun da yönetim şekline, bugünkü saçma sapan yönetim şeklinden arınmasına kadar, reformun altı doldurulmalıdır.

      Her şeyi getirip de seçim tarihine çeyrek kalaya dayamamak lazım. Seçim ve Halkoylaması Yasası’nı da tam dört yıl ele almayan siyasiler, seçime birkaç gün kala isteksiz bir şekilde gündemine aldı ve hiçbir şey yapamadı.

     Şimdi yine yerel seçime çok kısa bir süre kala yine alelacele bir şeyler yapılmak isteniyor.

     Yerel seçimin iptali, ertelenmesi zaten anayasaya aykırı, o nedenle seçim yapılacak, seçimin ardından da aklıselim, aceleye gelmeden gerekli reform çalışmaları yürütülsün.

     Biliyorsunuz bu memlekette seçim önceleri yapılacak her iş tamam yapılmıyor, seçim kaygısı, popülizmi ya da başka benzer beklentiler doğru dürüst bir şey yapılmasını engelliyor.

     O nedenle “reform”, “belediye sayısı azaltma” gibi tartışmaları kesmeli, bir tarafa bırakmalı, seçimden sonra ele alınmalı.

      Evet belediyeler sorunlu, evet belediyeler için bir şeyler yapılmalı ama krizler içinde boğuşan ülkede belediyelere gelene kadar yapılması gereken çok acil işler vardır.

      Başta devlet katkısı olmak üzere reformdan önce de belediyelerin bazı sorunlarıyla ilgilenmeyen merkezi hükümet, birçok belediyeyi kapatıp, apar topar başkalarına bağlamakla sorunu çözebileceğini sanıyorsa, yanılıyor…

     Ha bu arada birileri; “Yapılan yasaların uygulanmadığı, ülkeyi yönetenlerin yasaları, anayasayı, YSK kurallarını ihlal ettiği bir devlette reform yapsan ne olacak yapmasan ne olacak?” derse haksız mıdır?

 

DİĞER YAZILARI
28/02/2022 22:48
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Bu ülkenin reformla imtihanı çok başarısız
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.