Burgul: Amaç giriş sistemini aday profillerine göre düzenlemek
19/06/2026
Atatürk Öğretmen Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nazım Serkan Burgul, son günlerde Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA) Yasa Değişikliği Tasarısı üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Kamuoyunda yapılan eleştirilerin önemli bir bölümünün yasa tasarısının içeriği incelenmeden ortaya konulduğunu savunan Burgul, tartışmaların temelinde bilgi eksikliği bulunduğunu ifade etti.
Açıklamasına gazeteci ve yazar Uğur Mumcu'nun "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz" sözünü hatırlatarak başlayan Burgul, son günlerde Akademi ile ilgili yazılan ve çizilenleri hayretle takip ettiklerini belirtti. Başlangıçta tartışmalara dahil olmak istemediklerini ancak ortaya atılan iddiaların boyutunun açıklama yapmayı zorunlu hale getirdiğini kaydetti.
"Ortada kapsamlı bir yasa değişikliği yok"
Atatürk Öğretmen Akademisi'nin "ana baba ocağı" olduğunu ifade eden Burgul, kamuoyunda yaratılan algının aksine ortada Akademi'yi dönüştüren kapsamlı ve karmaşık bir yasa değişikliği bulunmadığını söyledi.
"Ortada Atatürk Öğretmen Akademisi'ni dönüştüren kapsamlı ve karmaşık bir yasa değişikliği yoktur. Birkaç maddeden oluşan oldukça sade bir düzenleme vardır" diyen Burgul, yasa tasarısının metnini inceleyen herkesin yapılması planlanan değişikliklerin son derece basit ve anlaşılır olduğunu görebileceğini belirtti.
"Amaç giriş sistemini aday profillerine göre düzenlemek"
Burgul, düzenlemenin özünde Akademi'ye giriş sınavı sisteminin aday profillerine göre ikiye ayrılmasının bulunduğunu ifade etti.
Mevcut sistemde lisans mezunu kişilerin zaten Akademi'nin giriş sınavına başvurabildiğini hatırlatan Burgul, eski yasada lisans mezunlarının sınava girmesini engelleyen herhangi bir hüküm bulunmadığını vurguladı.
Ancak lise eğitimini yeni tamamlamış 18 yaşındaki bir aday ile daha önce bir lisans programını bitirmiş, farklı akademik geçmişe ve yaş profiline sahip bir adayın aynı sınav sistemi içinde değerlendirilmesinin pedagojik açıdan doğru olmadığını düşündüklerini belirten Burgul, bu nedenle yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Lisans mezunlarına ayrı sınav öngörülüyor
Yeni düzenlemeyle birlikte lise mezunları için mevcut giriş sisteminin aynen korunacağını kaydeden Burgul, lisans mezunları için ise ayrı bir yazılı ve sözlü seviye tespit ve sıralama sınavı öngörüldüğünü ifade etti.
Bu değişikliğin yeni bir ayrıcalık yaratmadığını savunan Burgul, "Bu, yeni bir ayrıcalık kapısı değil, zaten mümkün olan başvuru imkanının daha doğru, daha adil ve daha ölçülebilir bir zemine oturtulmasıdır" dedi.
Liseden yeni mezun adayların Akademi'nin asli öğrenci kaynağı olmaya devam edeceğini vurgulayan Burgul, bu adayların Akademi'ye alınma kapasitesinde herhangi bir azalma olmayacağını belirtti.
Lisans mezunlarına ilişkin düzenlemenin ise ülkenin öğretmen ihtiyacı, Akademi'nin fiziki ve akademik kapasitesi ile eğitim planlaması dikkate alınarak ayrıca işletilecek bir mekanizma olacağını söyledi.
"İntibak uygulaması yeni değil"
Kamuoyunda tartışılan bir diğer konu olan intibak ve muafiyet uygulamalarına da değinen Burgul, burada yeni veya olağan dışı bir sistem yaratılmadığını ifade etti.
Yükseköğretimde bir lisans programından başka bir lisans programına geçen öğrencilerin daha önce aldıkları derslerin değerlendirilmesinin halihazırda yerleşik bir uygulama olduğunu belirten Burgul, bunun hiçbir şekilde otomatik diploma anlamına gelmediğini kaydetti.
Akademi'ye kabul edilen her adayın, AÖA'nın akademik denetimi, eğitim programı, dersleri, uygulamaları ve mezuniyet koşulları çerçevesinde değerlendirileceğini ifade eden Burgul, yapılan düzenlemeyle yalnızca bu koşulların özel yasada daha açık ve şeffaf hale getirildiğini söyledi.
"Otomatik kabul ya da mezuniyet hakkı verilmiyor"
Düzenleme ile çözülmek istenen temel sorunun ilköğretimde görev yapacak öğretmenlerin Akademi'nin eğitim sürecinden geçmesini sağlamak olduğunu belirten Burgul, öğretmen yetiştirme sürecini daha planlı hale getirmeyi ve farklı aday profillerini aynı sınav potasında yarıştırmak yerine daha adil bir değerlendirme sistemi kurmayı hedeflediklerini ifade etti.
Yasa değişikliğinin herhangi bir kişiye veya gruba otomatik kabul, otomatik muafiyet, otomatik mezuniyet ya da istihdam hakkı tanımadığını vurgulayan Burgul, amaçlarının Atatürk Öğretmen Akademisi'nin niteliğini zayıflatmak değil, tam tersine öğretmen yetiştirme sürecini Akademi merkezli, daha ölçülebilir ve daha nitelikli bir yapıya kavuşturmak olduğunu söyledi.
"İlköğretim öğretmenleri Akademi sürecinden geçmeli"
Kamuda ilköğretim öğretmeni olarak görev yapacak herkesin Akademi'nin öğretmen yetiştirme sürecinden geçmiş olması gerektiğini savunan Burgul, bunun ilkesel yaklaşımları olduğunu belirtti.
Burgul, açıklamasının sonunda Akademi'ye yönelik tartışmalarda görüş ortaya koyanlara teşekkür ederek, özellikle Avukat Mustafa Özbilgehan'ın konuya yaptığı katkılara teşekkürlerini iletti.

































































































































































































