Büyük çıkmazımız; samimiyet sorunu

ads ads ads ads
02/05/2020

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Bu ülkenin ciddi sorunlarından birisi de samimiyettir.

   Samimiyet, yani içtenlik, yani içten olma, yani içten davranış, yani yapmacık olmama durumu…

   Bazı politikacılarımızın, bazı ülke yöneticilerimizin herkese şirin görünme çabası, kendisine her konuşanın gönlüne göre söz söylemeye mecburmuş gibi davranması, geride koskocaman bir samimiyetsizlik mezarlığı yaratıyor.

    Sevmediğin adama “seni seviyorum” deme, yapmayacağın ya yapamayacağın işle ilgili “yapacağım” diye söz verme, sıkışınca topu başkasına atma, suçu da başkasının üzerine yıkma, popülizme yaslanma, jurnalleme, daha yükseklere yaranmaya çalışma, yalan dolanla işin içinden sıyrılmaya kalkışma…

    Yapıyorlar… Koca koca adamlar, koca koca mevkilere gelmişler, paçalarından samimiyetsizlik akıyor…

     Kendi yetkisinde olan iş için “bunu yapmam” diyemiyor, “yasal olarak bunu yapmamız mümkün değil” diyemiyor, “bu benim aklıma yatmadı, yapılmasına izin vermem” diyemiyor.

     Kararlı, mert, dik duruşla, o işi neden yapamayacağını açıklarsın ama birine başka, diğerine başka konuşmazsın…

     Ciddi ol, samimi ol, içten davran, kararlılığından şaşma, doğru olanı yap, prensibin olsun…

     Yap bunları, seçim kaybedersen de kaybet…

     Kaybet bu lanet seçimi ne olacak ki?

     Arkandan “sözüne güvenilmez adamdı, yalan söylerdi, sıkışınca hep başkalarını suçlardı, çam devirmekten başka iş yapmazdı” desinler daha mı iyidir?

     Defalarca pot kıracağına, defalarca rezil olacağına, bırak da seni eskisi gibi tanısınlar, eksik kalsın politika…     

     Bazı politikacıların, politikacı olmadan önceki hali daha iyiydi, keşke öyle kalsalardı, sevemedim ben bazılarının “politikacı” hallerini…

     Yeter artık… “Politikacıdır her şeyi söyleyebilir, olur böyle şeyler” anlayışından vazgeçelim artık…

     Böyle yapa yapa, genel olarak politikaya, politikacıya güven kalmadı…

     Bazılarının özel günlerde yaptığı açıklamalara bakın, bütün güzel sözleri yan yana koyuyorlar ama aslında bunlar gerçek düşünceleri değil, toplumun hoşuna gidecek sözlerdir bunlar.

     Bir bakıyorsun aslında tam tersini yapıyor, ya da düzeltmek için çaba harcamıyor…

     Bu gümlerde, “1 Mayıs İşçi Bayramı” ya da “3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü” ile ilgili açıklamalara bakın, inandırıcılıktan ne kadar da uzak…

     İnanmadığın konuda konuşma be kardeşim, inanmadığın konuda açıklama yapma…

     Dost sohbetlerinde ya da partililerinle yaptığın konuşmalarda başka konuşacaksınız, mecliste başka, televizyon ekranlarında başka, her birkaç günde başka bir pot kırılacak sonra da bunun adı “politika” mı olacak?

     Yok olmasın, böyle politika da böyle politikacı da olmasın, bıktık artık samimiyetsizlikten…

     Bir de yeni bir savunma çıktı, pot kıranlar, çam devirenler için; “İçi dışı birdir, halk insanıdır, aklına geleni söyler…”

     Yok kardeşim içi dışı bir insan böyle olmaz… İçi dışı bir, halk insanı, halk lisanı bu değil…

      Ülke yöneticiliğini, devlet adamlığını bu kadar da sulandırmayın, karikatürize etmeyin.

      Ülke yönetmek ciddiyet ister, şakanın da esprinin de yeri vardır, pot kırmayı, çam devirmeyi, ülke yönetenler için “normalleştirmeyin” artık.

     Yetkili makamdaki kişi nerede durduğunun farkında varmalıdır, kiminle konuştuğunun farkında olmalıdır, ne konuştuğunun da farkında olmalıdır, birinin adını diline doladığında lafın nereye varacağını bilmelidir, sıkıştığında doğru olmayan şeyleri söylememelidir, sıkıştığında birilerini suçlamaya yeltenmemelidir…

      Ülkemiz tüm dünyayı kasıp kavuran ciddi bir sorunla uğraşırken, bir hayli absürt, anlamsız, gereksiz şeylerle uğraşmak zorunda kalıyoruz…

   Uğraşmayalım bunlarla, söylenenlerin hangisinin gerçek, hangisinin palavra, hangisinin samimi olduğunu anlamak için zorlanmayalım, yeter artık…

     Bir ülke yöneticisinin telefon konuşmaları basına sızdı ve bu konuda iki kişiye yasal işlem başlatıldı, evet o kişiler suç işledi, yapılan çirkin ama ben de şunu sorayım o zaman; söyleten suçlu da o sözleri sarf eden çok mu masum?

     O sözleri söyleyen, ne söylediğini ve kime söylediğinin, kimlerin adını andığının ve ne gibi iddialar ortaya attığının fakında mı acaba? Farkındaysa felaket, farkında değilse rezalet…

     Ha şimdi birleri bana sövüp saysın, çünkü bu duruma düşen devlet yöneticisi masum, ben bunları yazıyorum diye suçlu olacağım ha?

02/05/2020 21:48
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.