HABER KIBRIS

Çavuşoğlu’nun Açıklamaları

ads
13/01/2018


ads

Eşref Çetinel


Politikacıların zamana zemine göre yaptıkları açıklamalarının ne kadarının “kesinlik” ne kadarının “laf ola” yada “uyarı” olduğunu anlamak her zaman mümkün değildir…

Bu nedenle TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nu yukarıdaki şüphelerimin içine koyuyorum.  Bu kanaatimi  de Türkiye’nin 43 yıldır sorunu çözmekteki başarısızlığına bağlıyorum.

Tutun ki yarım asırdır Türk halkı “haklı” olduğu halde “hakkını” alamıyor! Çözümsüzlük içinde Türkiye’nin destek ve yardımlarıyla varlığını sürdürüyor.. Bu da dünya siyaseti içindeki KKTC’i “TC’nin uydusu oluş” esamesine  düşürüyor!

Bu görünümün müzakere masasına nasıl yansıdığı ise ortada.. Her defasında Rum tarafı KKTC’i değil, Türkiye’yi muhatap alıyor!

Bu değerlendirmemden sonra Çavuşoğlu’nun son açıklamasına dönüyorum:

       RUM tarafının çözüm konusunda ayak sürümesine, muzırlık yapmasına değinen Çavuşoğlu diyor ki “Gözlemim bu parametrelerle (BM’ler parametreleri) hiç bir zaman bir çözüme yanaşmayacak.  Rum tarafı iki kesimliliğe yani siyasi eşitliğe dayanan bir çözümü kabul etmeyecek…”

Bu inancını pekiştiren nedenini ise “Rum kesiminin zihninde KKTC’e göre daha iyi olduğu düşüncesinin yer aldığına, Rum tarafının devlet iddiasında oluş gücünü  Türk tarafı ile paylaşmak istemediğine” bağlıyor.

       ÇAVUŞOĞLU tutun ki psikolojik bir analiz yapıyor da çözümsüzlüğün  nedeni gerçekten bunlar mı?  Yoksa Kuzey’deki Türkiye’yi de devreden çıkardıktan sonra tümden adanın egemeni olmak mı?

Çünkü Rum Yunan ikilisinin iki  asırdır süregelen “Enosis” hayalini hâlâ o hayalin peşinde koştuğunun tescilli olaylarını görmezden gelmek mümkün değildir.. Bu nedenle Rum tarafı için “siyasi sorunun” asıl muhatabı Türkiyedir! Türkiyesiz bir Kıbrıs’tır.

TABİ Çavuşoğlu “yeni bir yol haritasından” da söz ediyor. Ve yeni hükümetin ivedilikle kurulmasını, Ankara ile birlikte bu yol haritasının saptanmasını vurguluyor..

Katılıyoruz.. Çünkü Kıbrıs sorunu  müzakere şaklabanlıklarıyla çözülecek bir siyasi oyuncak değildir! Kimse kabul etmese de Kuzey’de seçimleriyle bir demokratik devlettir..

Çavuşoğlu sitemde de bulunuyor ve diyor ki “KKTC tarafından Türkiye’yi hazmedemeyenlerce Türkiye’yi rahatsız edici bazı açıklamalar yapılmaktadır…”

Bu soruna  da geçmişte çok değindik. Her vesileyle de Türkiye’ye yönelik  olumsuz kampanyaları kınıyoruz.. Buna karşın  gelecek hafta yeniden gündeme geldiği için  “köşemize” taşıyacağımız pek çok nedeni de görmezden gelemeyiz diyorum…

**********                              

BENİ, HEPİMİZİ İLGİLENDİREN İŞTE BUNLARDIR:

Hükümet kurma konusunda çok büyük “sözlerle kararlılıkların” faziletinden söz eden siyasi partilerimizi, hindiler gibi kabarıp kabarıp kendi etraflarında dönerlerken hiddet ve şiddetleriyle izlemeye devam ediyoruz!

Bazı gazetelerimiz de UBP’i manşetlerine çekip  “demediklerini” bırakmıyorlar! Ortak hedef hükümeti kurmayı aşmış, UBP’i mahkemelerde süründürmeğe dönüşmüş!  Ki mahkûm olursa memleket ak pak olacak!

(Bugüne kadar böylesi çirkin bir politika görmedim! Ki hayatımda UBP’e (karma dışında bir iki adayından gayrısına) oy vermedim, her devrede  azdırıp memleketin sistemi haline getirdiği “popülist tutumuna” da hep çattım!)

Amma itiraf edeyim. Her devrede UBP seçmene göre bir parti olmasını bildi! Bunda liderlerinin de etkisi vardır. Kısaca “hem yedi hem yedirdi!” “Hem kazandı hem kazandırdı.” “Hem yuttu hem yutturdu!”

Gene itiraf edelim ama: KKTC’i kurandır… KKTC’i bugünlere getirendir… KKTC’yi belki kalkındıran değil ama büyütendir… Türkiye ile en iyi ilişkileri de sürdürendir… Dahası Kıbrıs siyasi sorununda ayrı devlet savunmasıyla ayakları yere basan tek siyasi partidir…

Gelelim UBP’siz hükümet olasılıklarına: Nasıl kurulursa kurulsun. Ak

lımın kestiği bir olay değildir. Beni hükümetsiz kalmaması gereken bir KKTC varlığı ilgilendirir. Bu bir:

İkincisi beni memleketimin temizliği tertibi terbiyesi ilgilendirir!

Beni akşamları yanan elektrikler, trafikte kazasız belasız seyrüsefer ilgilendirir!

Beni çarpık yapılaşmalara, gitgide ekilecek toprakların bile apartmanlarla doldurulmasına dur diyecek hükümet ilgilendirir!

Beni kooperatifçiliği kalkınma sistemi yapacak  kadrolar ilgilendirir.

Beni gençlerin gelecekleri aşı işi ilgilendirir!

       Beni hukukun üstünlüğü, adil atamalar, imtiyazsız sınıfsız oluş ilgilendirir!

Beni siyasi sorunu Türkiye ile birlikte çözüme götürecek siyasi irade sahibi hükümetler ilgilendirir!

Beni sağlık ve afiyetim, toplumun sağlık ve afiyeti ilgilendirir! Ve ilahi…

Bunları gerçekleştirecek her hükümet makbulümdür, önünde saygı ile eğilirim..

Ve zannedersem Kıbrıs Türk halkı da böyle düşünmektedir çünkü kendini bu mefkûreye adamış siyasi kadrolar memlekete istikrar da getirirler, huzur da kalkınma da…

   **********

KISACA TAKILDIĞIM. (SEÇİM GÜNÜ İNCİLERİ!)

Kadıncağız paravanın arkasından bağırıyor: Memur bey Mağusa’da kaç kişiye oy verecektim?

Memur kalkıp paravana gidiyor “fıs fıs konuşmalar…”

Ardından bir sesleniş daha: “Memur bey Lefke’de en çok kaç kişiye oy verecektim…”

Memur yine yerinden kalkıp paravanın arkasına gidiyor…

BİR diğer seçmen  paravandan gözleri yaşlı fırlıyor. “Ne olursunuz” diyor sandık görevlilerine, “bana yardım edin ne yapacağımı, kime nasıl oy vereceğimi bilemiyorum…”

Bu da bir seçim fıkrası:   Seçim çalışmasına giden ve içinde yalnızca siyasetçilerin bulunduğu bir minibüs gece yarısı kaza yapmış. Hiç kurtulan olmadığı söylenmiş. Yardıma gelen bazı kişiler, vefat eden siyasileri hemen gömmüşler. Ertesi gün olay mahalline gelen polis, kazadan sağ kurtulan olup olmadığını sormuş. Vefat eden siyasileri gömenlerden biri kafasını kaşıyarak “Valla…” demiş “Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama siyasileri bilirsin, doğruyu söylemezler..”

ads
Bu habere tepkiniz:
TAGS: Çavuşoğlu’nun Açıklamaları, Eşref Çetinel
MANŞETLER

HK Eşref Çetinel

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems