Cenevre’de çifte fırsat

ads ads ads ads
26/04/2021

ads
ads
ads

Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


Cenevre’nin görünen yüzü, Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ın müzakere ile ilgili kartlarını masaya koyacak olması.

“İki devlet” diyor, “egemenlik” diye ekliyor, başka da bir şey demiyor Sayın Tatar.

Bu politika Türkiye ile birlikte oluşturuldu.

Tıpkı, Mont Pelerin, Cenevre, Crans Montana süreçlerinin Sayın Mustafa Akıncı ile birlikte Türkiye’yle uzlaşılarak yürütüldüğü gibi.

Türkiye, Nikos Anastasiadis helikoptere binip kaçarken, “Son kez federasyon görüştük” demişti.

Sayın Akıncı da “Bizim neslin son denemesi...”

Kanımca ne son kez federasyon görüşüldü, ne de Sayın Akıncı’nın o zamanki saptaması gibi son deneme...

Bu derenin altından daha çok su akar.

Cenevre’de taraflara pozisyonu sorulur.

Taraflar pozisyonunu açıklar.

Masaya döker.

Belki eteklerdeki taşlar da dökülür.

Ama bu zirveden yeni bir müzakere süreci, hele al- ver süreci çıkmaz.

Ama şu da bir gerçek, Kıbrıs konusu, her çıkmaza girdi denildiği anda küllerinden doğdu.

Cenevre bir “peşrev” çekilecek er meydanı aslında.

Kıbrıslı Türkler ilk kez “ayrı egemen eşit devlet” istemeye gidiyor.

BM parametreleri ise “federasyon” temelli bir uzlaşıyı işaret ediyor.

Burada “neden 60 yıldır federasyon olamadığı” anlatılacak.

Rum heyetlerinin reddettiği BM uzlaşı metinleri masaya konulacak.

Annan Planı hatırlatılacak.

Kıbrıslı Türklerin her şeye rağmen sürecin mağduru olduğu yinelenecek.

Bu zıt kutuptan nasıl bir uzlaşı çıkar?

Mümkün mü?

Rum tarafı bırakınız “ayrı devlet hakkı” vermeyi, tanımayı, istemeyi, siyasi eşitliği dahi reddetti.

Crans Montana’da, Cenevre’de sunulan haritanın karşılığı olarak, Sayın Akıncı’nın “cepte” dediği siyasi eşitlikte dahi uzlaşılamadı.

Biz iki devlet isteyeceğiz, hem de egemen.

Rum tarafı da “tek devlette siyasi eşitliğe” onay vermezken, “egemen iki ayrı devlet” için onay verecek...

Çok ayrı uçlarda, BM’nin de bu ayrı uçları bir noktada buluşturmasının zor olduğu bir duraktayız.

Ancak gerçek şu ki; çözümsüzlük bizi mahvediyor.

Eritiyor.

Kendimizden uzaklaşıyoruz.

Vatanımıza yabancılaşıyoruz.

Öteki oluyoruz.

Kıbrıslılar, Kıbrıslı gibi davranamıyor.

Dünyadan koptukça, daha da Ortadoğu’ya evriliyoruz.

Çözümsüzlük, aslında Kıbrıslıları çözüyor, uzaklaştırıyor.

Annan Planı döneminde Türkiye de destek vermiş, AB ve federal Kıbrıs için bir zemin vardı.

Şimdi öyle görünüyor ki, ortak vatan isteyenlerin yanında, ne Türkiye var ne de AB var.

Çözümsüzlük bize çözümsüzlük.

Bu açmazda, toplumun daha da yok olacağı bir kavganın, hatta kaybedeceği bir kavganın içine sokmamak gerekiyor.

Burada da CTP ve TDP gibi, hatta HP gibi siyasi yapıların güçlü, akılcı ve ikna edici siyaset yapmalarına ihtiyaç var.

Herkes Cenevre’de.

KKTC siyaseti de…

Türkiye dış siyasi ekibi de...

Bol bol bunları konuşup, tartışacak vakit de var...

Çifte fırsat dediğim de budur.

Muhalefetin isteyip de bulamayacağı fırsat da Cenevre’de…

Sayın Tatar’ın kendisini ve seçilme nedenlerini anlatacağı fırsat da...

Buyurun, sahne siyasetin...

26/04/2021 12:18
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: hüseyin ekmekçi
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.