Cumhurbaşkanlığı jargonu “gammazlama” ve “hain ilan etme” üzerine mi kuruldu?

ads ads ads ads
13/04/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Kıbrıs’ta federal çözüm istemek kimilerine göre suç gibi bir şey…

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenleri “Rumcu” ya da “Rum sevici” ilan edenler var...

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenlere, “Türkiye’yi değil de Rumları tercih edenler topluluğu” olarak bakanlar var…

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenleri “hain” ilan edenler var…

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenlere “hayalperest” diyenler var…

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenlere, KKTC’yi kastederek, “devleti yıkmak isteyenler” yakıştırması yapanlar var…

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenlerin önüne “Kıbrıs’ın savaş acılarını”, “şehitleri”, “kayıpları” koyanlar var…

   Kıbrıs’ta federal çözüm isteyenlere en ağır hakaretleri edenler var…

   Var da var işte…

   Bu tartışmalar, bu yakıştırmalar, bu hakaretler, bu tahammülsüzlük yıllardır devam ediyor…

   Bu çağdışı yaklaşımların artık bitmesini istiyoruz, bu ülkede çözüm ya da federal çözümün neden istendiğini bilmeyecek biri kalmış mıdır acaba?

    Aslında biliyorlar da bilmezlikten geliyorlar, işlerine öyle geliyor.

    Mevcut durumun sürmesini, bu bozuk düzenin kendilerine sağladığı avantajları düşünenler tabii ki çözüm istemiyor…

   Peki “Bitsin artık bu yakıştırmalar, bu suçlamalar” diyoruz da bunların bir bölümü biraz dolaylı, biraz direkt olarak bir cumhurbaşkanlığı açıklamasının içinde yer alırsa ne dersiniz buna?

   Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, “iki devletli çözüm önerisini” kendi icadı gibi göstermesine, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman tarafından bir eleştiri yapıldı.

    Bu eleştiriye yönelik Cumhurbaşkanlığı sarayından bir açıklama yapıldı...

    Bu açıklama sanki cumhurbaşkanlığından değil de sanki UBP merkezinden çıkmış gibi…

    İşte bu açıklamada “AB’nin ve Rum-Yunan ikilisinin olmak üzere dış güçlerin bölgede hakimiyet kurmak istediği” anlatıldı…

    Ardından da “Rum tarafının, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın icadı olduğu iddia edilen ‘egemen eşitliğe dayalı yan yana yaşayan iki devlete dayalı çözüm önerisini etkisizleştirmek ve zafiyete uğratmak için büyük bir faaliyet yürüttüğü, bu çerçevede halkımızın birlik ve bütünlüğünü darbelemek ve güven bunalımı yaratmak için harekete geçtiği” öne sürüldü.

    Aynı açıklamada, “Rum siyasi partilerinden AKEL ve DİSİ’nin bazı Kıbrıs Türk siyasi partilerini ziyaret ettiği, federasyona dayalı çözüm şeklini savunduğu ve destek istediği, CTP-AKEL görüşmesinde de bu konunun gündeme geldiği, CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’ın AKEL heyeti ile yaptığı görüşme sonrasında tek çözüm yolunun federasyon olduğunu söylediği ve AKEL’in görüşlerine destek verdiği” gibi ifadelere yer verildi.  

    Yani Cumhurbaşkanlığı açıklaması, Erhürman’ı ve tüm federal çözüm isteyenleri farklı bir dille “Rumcu” ilan etti, kendi cumhurbaşkanlarının tezine değil de AKEL ile DİSİ’nin desteklediği federal çözüme destek vermekle suçladı.

     Cumhurbaşkanlığı, tabii başta Rum- Yunan ikilisinin emellerinden söz etti, ardından işin içine AKEL ve DİSİ’yi soktu ve dolaylı “Rumcu”, “Rum sevici” suçlaması yaptı.

    Sanki Kıbrıslı Türkler, AKEL ve DİSİ istediği için federal çözüm istiyormuş gibi.

    Kıbrıslı Türkler çözümü başkaları için, başkaları istediği için değil, kendisi için istemektedir. Hem kuzeyden hem güneyden bazı siyasi partilerin “federal çözümü” istemesi, tercih etmesi de son derece normaldir.

    Gelecekte ortak devlet kurmak için liderleri yıllardır müzakereler yapan iki halkın siyasi partilerinin de bir araya gelmesi, ortak noktalarda buluşması da birbirlerine duydukları hayranlıktan değil, diyalog kurup o çözümü kolaylaştırmak içindir.

     Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve ekibindeki herkes de bunu bilmektedir ama bir resmi açıklamada bunu çarpıtmakta, “federal çözümü” tercih eden toplumun büyük bir kesimini yok saymakta ve rencide etmektedir.

    Tabii cumhurbaşkanı açıklaması bir falso daha içeriyor. Bu açıklamada gammazlama da vardır.

    Cumhurbaşkanlığı açıklaması, Tufan Erhürman nezdinde federal çözüm isteyenleri kendince Türkiye’ye şikayet etmektedir.

   Açıklamadaki gammazlama ya da halk deyimiyle “satıcılık” bir cumhurbaşkanına yakışmamaktadır.

   Açıklamada; “…Burada dikkat çekici olan ise Sayın Erhürman’ın, bölgenin en büyük ve en güçlü ülkesi olan Türkiye’nin de desteklediği egemen eşitliğe dayalı yan yana yaşayan iki ayrı devlete dayalı çözüm önerimize karşı çıkmasıdır…” denmektedir.

    Vah vah vaaahhh… Bir resmi açıklamada korkutma taktiği ha? Gerçekten üzüntü verici.

    Sokakta kavga eden çocuklar bazen öfkelendiği diğer çocuğa, “Seni babama söylersem döver ha…” der ya, tam o misal.

    Türkiye’nin desteklediği bir teze başkası karşı çıkamazmış, karşı çıkarsa nasıl çıkarmış… Karşı çıkarsa o da işte böyle onları şikayet edermiş…

    Gerçekten hayret verici bir durum, resmi cumhurbaşkanlığı açıklamasında hiç olmaması gereken bir dil ve tarz.

    Cumhurbaşkanlığı jargonu artık kendisi ile aynı görüşte olmayan vatandaşlarını hain ilan etme ve Türkiye’ye jurnalleme üzerine mi olacak?

    Bu açıklamayı kim yazdı acaba? Cumhurbaşkanı yazmışsa skandal, eğer cumhurbaşkanı adına başka biri yazmışsa bu daha büyük bir skandal.

    Cumhurbaşkanı Tatar, artık bir parti başkanı olmadığını, cumhurbaşkanlığı makamında olduğunu lütfen hatırlasın.

    Bu yazıyı birebir cumhurbaşkanı yazmadı da ekibinden birisi yazdıysa, o da artık UBP’nin basın danışmanı değil, cumhurbaşkanlığında çalışan bir görevli olduğunun farklına varsın da böyle skandallara imza atmasın.

 

DİĞER YAZILARI
13/04/2021 22:52
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Cumhurbaşkanlığı jargonu “gammazlama” ve “hain ilan etme” ve üzerine mi kuruldu?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.