Devletin denetlememesi, illaki vatandaşın sorumsuz olmasını mı gerektirir?

Koyduğunuz kuralın dalga konusu olması hoşunuza gider mi?

ads ads ads ads
26/09/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Çok sayıda vatandaş, kapalı alanlara girişte, kişilerin Covid-19 aşısı olduğunu kanıtlayan Adapass’ı gösterme zorunluluğunun, kimlik kartı sorulmaması nedeniyle anlamsızlaştığını söylüyor, “yazın bunu” diyor.

  Yazarım tabii ki… Ancak bunu yazdığımda kendimi tekrarladığım hissine kapılırım.

  Çünkü daha önce “trafik kuralların uygulanmaması ya da kurallara uyulmaması”, “çevreye saygı göstermeme ve çevre temizliği kurallarına uymama” meselelerinden tutun da “kapalı alanlarda sigara içme yasağına uyulmamasına”, “çalışma yaşamında iş güvenliğinin önemsenmemesine”, “çocukların girmemesi gereken bet ofis gibi yerlere girmesine”, “tarihi yapıları korumamaya” kadar hayatın her alanında yasalara, tüzüklere, kurallara ve etik değerlere önem verilmemesini defalarca yazdım…

   Tüm yazdıklarım da “denetimsizlik” diyerek başladı, “denetimsizlik” diyerek bitti. Daha dünkü yazımın başlığında “denetimsizlik” vardı… Tabii yalnızca “denetimsizlik” değil, “sorumsuzluk” da var…

   Evet bu ülkede “denetim” diye bir şey yok ama vatandaşların büyük çoğunluğu da sorumsuz…

   “Bilinçsiz” demeyeceğim, çünkü herkes bilinçli ama bunu sorumluluğa dönüştürmüyor, anlamsızca kuralları ihlal ediyor, bu durum trafikte örneğin kendi canına veya başkasının canına mal olması pahasına…

   İnsan çalışma yaşamında veya trafikte neden hayatını riske atacak şeyler yapar ki? Neden yaşamını tehlikeye sokar, neden işi şansa bırakır da kurallara uymaz?

   İnsan kendi yaşadığı çevreyi, kenti, ülkeyi neden çöpe boğar, kirletir, doğasını katleder? Bu nasıl bir ruh halidir? Gerçekten incelenmesi gerekir…

   Şimdi “Kapalı alanlarda Adapass gösterimi saçma ve anlamsız bir hale dönüştü, yaz bunu” diyor vatandaşlar…

    Teşekkür ederim, yazayım, yazarım tabii ki… Ben de görüyorum bu saçma durumu ama bunun benzerlerini defalarca yazdım. Yazmaktan yoruldum… “Denetimsizlik” ve “sorumsuzluk” diye diye kendimi antipatik ediyormuşum gibi geliyor bana… Sanki okurlarım, “Yazacak başka bir şeyi yok” diyecek gibi…

   Kurallı yaşam özgürlüğünüzden bir şey alıp gitmez, çağdaş ülkelere gidiyoruz, orada trafik kurallarına, çevre temizliğine ve birçok etik değerlere uyulduğunu görüyoruz, utanıyoruz, “biz neden yapamıyoruz?” diye.

   Onlar yaşamını tehlikeye atmayacak, çevresini temiz tutacak, günlük yaşamı zora sokmayacak kurallara uyunca özgürlüklerini mi kaybediyorlar? Biz bir İsviçreliden, bir Danimarkalıdan, bir İsveçliden, bir Kanadalıdan, bir Avustralyalıdan, bir Norveçliden daha mı özgür, daha mı refah yaşıyoruz yasalara ve kurallara uymadığımız için?

   Belki “Covid-19 meselesini diğer saydıklarından ayırmalısın, çünkü bu konuda başarısız olmuş çağdaş ülkeler var. Bu konuda kurallara uymamakta direten çağdaş halklar var” diyebilirsiniz. Doğrudur, salgının başında gördük, şaşırdık, “nasıl olur?” dedik. Bu bambaşka bir şeydi çünkü ama onlar yine toparladı, onlar yine rayına soktu bir şeyleri ve ekonomik yaşama katkılar da yaptılar, iş çevrelerine, emekçilere…

    Biz toparlayamıyoruz, durum gittikçe kötüye gidiyor, özellikle de ekonomik açıdan. Tedbirlerle ilgili bu konuları, “Adapass için kimlik kartı da gösterilmeli, falan” diyoruz ama aslında çok daha ciddi sorunlarımız var…

  Dönelim yine de konumuza isterseniz. Evet kapalı alanlara girerken Adapass gösterme zorunluluğu var… Kapıda kimlik kartı sorulmadığı için kim ne gösterirse geçiyor. Bir okurumuz aradı, sırf denemek için eşinin karta basılmış Adapass’ını göstermiş, üzerinde isim olarak “Ayşe” yazıyor ama görevli, “Beyefendi burada kadın adı yazar, siz erkeksiniz. Bu nasıl olur?” dememiş…

   Demez tabii, çünkü yalnızca karta bakar… Hatta bazıları üzerinde isim dahi olmayan QR kod (karekod) görüntüsünü gösterip geçiyormuş. O şekilden ne anlıyorsa, hiçbir şeye okutmadan…

   Kapıya göstermelik görevli koyanlar olduğu gibi, hiç görevli yerleştirmeyen, hiç Adapass sormayanlar da var… Bu da işini tam yapan, bunun için bilgisayar yerleştiren, okuyucu cihaz satın alan ile hiç yapmayan arasında eşitsizlik yaratıyor. Bu da işini tam yapanın şevkini kırıyor, onu da o işi savsaklamaya itiyor…

    Her şeye rağmen Adapass denetimlerinin vakaların azalmasında rolü olduğu söyleniyor. Yani biraz çaba olumlu sonuç verebiliyor.

    Kapalı alanlara girişte aranan Adapass uygulaması ülkeyi yönetenlerin bir tercihi, isterlerse kaldırabilirler, eskiden olduğu gibi “maske, mesafe, hijyen” ile devam edilebiliriz ama bir kural koyulmuşsa, onun dalga konusu olmasına izin verilmemeli.

    Elbette her yere bir polis, bir görevli dikilemez ama yine de denetim yapılabilir, baskın denetimler ve uymayanlara ciddi cezalar gelirse, emsal olur, başkaları ihlal etmeye cesaret edemez. “E yahu bir Adapass’a bakmadı ya da biri göstermedi diye ceza mı yazacağız? Yakında genel seçim var, yerel seçim var” diyorsanız, ki onu düşünüyorsunuz, biz daha uzun yıllar bu sorunları çözemeyiz… O zaman hiç başlatmayın, bırakın eskisi gibi kalsın…

    Adapass, Ercan Havaalanı’ndan yurt dışına çıkarken veya girerken doğal olarak pasaport veya kimlik kartı ile giriş çıkış yapıldığı için otomatikman kural tam uygulanmış oluyor. Yeni geçen kararla Güney Kıbrıs’a geçerken ve gelirken de öyle olacak…

   Halen Güney Kıbrıs’taki havaalanlarından çıkış, giriş yaparken Adapass geçerli sayılmıyor, gidilen ülkelerde de aşılı olduğu halde Kıbrıslı Türkler aşısız sayılıyor. KKTC’deki aşılanmaların Kıbrıs Cumhuriyeti ile uyumlaştırılması çalışması halen sonuç vermedi, KKTC Cumhurbaşkanlığı bu konudaki çalışmaların süratlenip, sonuçlanması için yoğun çaba sarf etmeli… Bu konu bana göre çok daha önemli…

    Ha, KKTC’de kapalı alanlara giriş için Adapass uygulamasında “kimlik kartı gösterme zorunluluğu” gibi bir ek tedbir getirilir mi, yoksa “Artık Adapass göstermeye gerek yok” diye tamamen kaldırılır mı bilemem…

    Yönetenlerin denetim yapmaya kararlı olduğunu sanmıyorum ama vatandaşların da artık hayati konularda sorumlu davranması gerekiyor, söz konusu hayatımızsa, söz konusu başkalarının yaşamıysa daha sorumlu davranmalıyız… Çağdaş ülkelere hayran kalıp, özenti ifadeleri kullanacağımıza onlar gibi yasalara ve etik kurallara uymalıyız. Bunu yapmak bu kadar zor mu?

26/09/2021 15:46
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.