Devletin memurunun başına tabanca dayayıp ses kaydettirmek bu kadar basit mi?

ads ads ads
03/06/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Çok ilginç ve çok tehlikeli bir şey oluyor ülkede ve çok sakince karşılanıyor.

  Duydunuz mu? Sosyal medyada dolaşan ve medyada haber de olan, “vatandaşlıklarla ilgili ses kaydı” silah zoruyla yapılmış.

  Hani şu 10 bin TL- 13 bin TL komisyonla vatandaşlık verilebileceğini, UBP’yi tek başına iktidar yapmak için 50 bin kişinin vatandaş yapılacağını söylene bir kadının ses kaydı var ya, işte o kadın gerçekten de kamu görevlisiymiş… O kadın gerçekten de söylediği gibi vatandaşlık işlemleri yapan ilgili dairede çalışıyormuş.

   Yani uyduruk birisi değilmiş, gerçek kişiymiş, kendisiymiş, ta kendisiymiş ama bunları silah zoruyla yapmış.

   Kafasına dayamış birisi ve “Böyle böyle konuşacaksın, ben de çekeceğim” demiş, şiddet tehdidi karşısında kabul etmek zorunda kalmış…

   Demek ki bu ülkede artık devletin memurlarının kafasına tabanca dayadın mı her şeyi yaptırabiliyorsun.

   Demek ki bu ülkede insanların kafasına tabanca dayayıp bir şeyler yaptırılıyor, tıpkı filmlerde, dizi filmlerde olduğu gibi… Yani o kadar da kolaymış…

   Peki ses kaydında sesi olan kadın, neden tehdit edildiği ve kaydın yapıldığı gün polise gidip şikayetçi olmadı da kayıt bir gazetenin web sitesinde ve dolayısıyla sosyal medya ile dijital medyada yayınlandıktan, haber olduktan sonra şikayetçi oldu?

   Bu kadın, bu ses kaydının deşifre olacağını anladı da neden polise gidip, yayınlanmasını engellemedi?

   Polis, bu kadının şikayet ettiği, “tabanca ile tehdit etti” denilen kişiyi gözaltına alıp mahkemeye sevk etti, tutukluluk emri aldı da neden kayıtta konuşan kişiden hiç şüphelenmedi?

   Mesele mühim… Bu ülkede her gün “13 bin TL komisyonla vatandaş yaparız” diyen ses kaydı mı çıkar ortaya?

   Her gün “başıma silah dayadıkları için bu kayıt tutuldu” diyen bir devlet memuru mu görürüz?

   Her gün “memurun başına tabancı dayandı” diye birisi mi tutuklanır?

   Ne kadar da normal karşılamış herkes bu durumu? Vay be, tam dizi filmlerdeki gibi…

   E filmlerde olsa bile polis, sesi kayıtta olan kadından şüphelenirdi ama gerçek hayatta bizim buralarda polis inanmış o kadına, şüphelenmemiş, gözaltına almamış, mahkemeye sevk etmemiş…

  Tuhaf şeyler oluyor değil mi? Evet çok tuhaf şeyler oluyor.

  Film gibi mübarek… Kafaya silah dayayıp, ses kaydı almak ve medyada yayınlamak…

  Ne için? Kimin için? Kime kötülük yapılacaktı burada? Hükümete mi, İçişleri Bakanına mı, UBP’ye mi, söz konusu kadına mı?

   Gerçekten bunları merak etmiyor musunuz? “Nedir be amma bu?” demediniz mi kendi kendinize?

   Şimdi bu ses kaydı gerçekten de tabanca zoruyla alındıysa, felaket bir durum, ülkenin geldiği nokta buysa yandık…

    Şimdi bu ses kaydı tabanca zoruyla alınmadıysa ve gerçekten bu kadın sohbet ederken karşıdaki kişi bu sesi çektiyse, bu da felaket bir durum… Vatandaşlıklar para karşılığı/ komisyon karşılığı veriliyorsa, yani satılıyorsa yine vay bu memleketin haline?

    Gerçi para karşılığı vatandaşlık verilmesiyle, UBP’ye seçimde oy karşılığı vatandaşlık verilmesi atasında pek bir fark da yok doğrusu… İkisi de ayıp, ikisi de yasadışı…

   Haaa, ya kadının ses kaydında söyledikleri gerçekse? Kadın diyor ki 50 bin kişi vatandaş yapılacakmış, UBP tek başına iktidar olsun diye ve Türkiye hükümeti de bunu destekliyormuş, hatta bunun için talimat bile verilmiş…

  Daha önce de yazmıştım, hiç de yabancı olduğumuz bir konu değil. Kadının söylediklerinin doğru olmadığını ya da olmayacağını kim garanti edebilir? Yakın geçmişte cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananları, yarım kalan UBP kurultayında olanları gördükten sonra “Bu kadın yalan söylüyor” diyebiliyor musunuz?

  UBP’nin yaptığı partizanlıkları ve vatandaşlık verme konusundaki geçmişteki vukuatlarını düşününce insan “bu kadın gerçekleri söylüyor” diye geliyor insanın içine. Olmayacak şey mi yani?

   Neden “vatandaşlıkla” ilgili yapılmış bu ses kaydı da başka bir şeyle değil? Çünkü bunun alıcısı var, çünkü bu ülkenin kanayan yarasıdır, çünkü daha önce de dediğim gibi bu ülkede en fazla istismar edilen şeydir.

   Bazı çevreler, polisin masum olduğuna inandığı bu kadının gözaltına alınmaması, ondan şüphelenmemesini, “birileri tarafından korunuyor” diye niteliyor. Peki böyle düşünenler haksız mı?

   Neler gördü bu ülke insanı neler, o nedenle şüpheci, o nedenle paranoyak gibi davranıyor…

   Ne isterse olsun bu olay önemlidir, gerçekten de bu ses kaydı tabanca zoruyla alındıysa durum rezalet, öyle değil de gerçekten de bu kadın birisiyle konuşurken karşıdaki kişi kaydettiyse o da rezalet. Kadının konuşmalarının içeriği gerçekse, o da en büyük rezalet.

    Yazık, bir yerde yasadışılıktan uzaklaşılırsa, abuk subuk işler artarsa işte ortaya bu çürümenin türlü alametlerini görürsünüz.

    Basit değil bu iş, “öylesine bir ses kaydı” diyerek hafife alınacak bir durum değil, çürümenin belirtisi koca bir rezalettir.

DİĞER YAZILARI
03/06/2021 19:46
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.