Döviz düşecek mi çıkacak mı, düşünce yine çıkacak mı?

ads ads ads
20/12/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Milletin gözü kurlarda, “döviz düştü mü çıktı mı” diye…

  Uzunca bir süredir de zaten hep çıkıyor…

  Bu akşam herkes Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına odaklandı.

  “Acaba Erdoğan konuşursa, döviz yine yükselir mi?” diye.

  Beklenenin tersine Erdoğan’ın ekonomiye ilişkin yaptığı açıklamaların ardından dolar değer kaybederek, geriledi.

   Herkes birbirine soruyor, “Bu neye işarettir?”, “Kısa süreli bir gerileme mi?”, “Yarın aniden yine yükselir mi?”, “Oradaki düşüş KKTC’deki kurları etkiler mi?” diye…

   Erdoğan’ın açıkladığı “TL mevduatlarına kur farkı ayarı” istikrarı sağlayacak mı?

   Cumhurbaşkanı Erdoğan, dövizin muhtemel getirisine Türk lirası varlıklarda kalarak ulaşılabilmesini sağlayacak yeni bir aracın devreye alınacağını açıkladı. Erdoğan, “Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın 'kur daha yüksek olacak' diye mevduatını Türk lirasından dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek” dedi.

   Bu çağrı halktan karşılık bulur mu? Halk buna uyar mı?

   Bu yeni açılım uzun süreli rahatlama sağlar mı?

   Bu açılımla birlikte yine faiz indirimine gidildi.

   “TL mevduatlarına kur farkı ayarı”, faiz indiriminin etkisini keser mi?

   Aslında “faiz indirimi” dense de toplamda yapılanlar dolaylı bir faiz artırımıymış…

   Erdoğan, yüksek enflasyonun birkaç ay sonra son bulacağını söylüyor.

   Bu “birkaç ay” ekonomik kriz bu boyutta giderse gerek Türkiye’de gerekse Kıbrıs’ta ekonomik çevreler ve halk buna dayanabilir mi?

   Doların bu geceki düşüşüne rağmen bazı uzmanlar pek bir şeyin değişmeyeceğini, krizin süreceğini iddia ediyor.

   Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası eski Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye’de hükümetin “Kur-faiz tartışmasını bir kenara bıraktık, artık reel ekonomi konuşacağız, üretim konuşacağız. Türkiye Ekonomi Modeli uygulayacağız” sözüne dikkat çekerek, aslında bu sözden dönüldüğünü söylüyor.

   Durmuş Yılmaz’a göre, değeri düşük Türk Lirası üzerinden ihracatı artırma hedefinden bir anlamda dönüş yapıldı, “Geri döndük” demeden dönüldü, zımni (kapalı/ dolaylı) bir faiz artırımı yapıldı.

   Bu arada “TL mevduatlarına kur farkı ayarı” açılımı için hazinenin güçlü olması gerektiği belirtiliyor. Türkiye’de iktisatçı Mustafa Sönmez, şunları söylüyor:

   “Hiçbir şey karşılıksız değil. Hazine kaynakları, vergi kaynakları bu iş için kullanılacak. Bunun için hazinede bir ödenek yok. Ek bütçe yapacaklar herhalde. Bunun kaynağı ne olacak? Hangi vergi gelirleri olacak? Ya da bütçe açığını göze alarak bunu yapacaklar. Bütçe açığı ile yapılırsa borçlanmaya gidilecek, faiz ödemeleri arşa ulaşacak. Eğitimden, sağlıktan, diğer kalemlerden kesip faize pay ayıracaklar. Ya yeni vergiler salacaklar ya da harcamalardan canlarının istediğini kısıp faize pay ayıracaklar…"

   Ortada bir güven meselesi olduğunu belirten Sönmez, “Bu formüle kaç kişi güvenecek?”, “İnsanlar buna ikna olurlar mı?”, “Şimdi panikle insanlar ‘kârda kalalım’ diye döviz satmış olabilirler. Kâr realizasyonu için dövizini bozduranlar olabilir. Kimisi de ‘ben dövizimi satmam, orada dururum’ der. Kaç kişi dövizini bu şekilde bozdurup TL anlaşması yapıp aradaki farkı Hazine'den talep eder? Buna yöneliş nasıl olur?” gibi soruların cevap beklediğini belirtiyor.

  Sönmez’e göre; bir süre sonra banka faizi ve kur farkı enflasyonla baş edemeyebilir.

  Kısa süre sonra krizin kaldığı yerden devam edeceğine inananlar çoğunlukta.

  Bunlar Türkiye’deki gelişmeler ve tartışmalar, bizse oralarda ne oluyor, kim ne yapıyor, kim ne söylüyor, ne gibi öngörülerde bulunuyor, korku içinde izliyoruz, dinliyoruz.

  Bakıyor ve bekliyoruz, bizi nasıl etkileyecek, oradaki tedbirlerin bize yansıması nasıl olacak diye.

  Ne ilginç değil mi, sizinle hiçbir ilgisi olmayan yığınla gelişmenin mağduru olabiliyorsunuz.

  Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmadıkça, devletimiz kendi kendine yeter olamadıkça, ekonomimiz Türkiye’ye bağımlı oldukça ve Türk Lirası kullandıkça bu sorunları yaşamaya devam edeceğiz. Kaçarı yok, bugün olmazsa yarın, gelen yıl olmazsa iki yıl sonra ama mutlaka kapımızı çalacak.

  Tabii biz vatandaşlar bu gelişmeleri uzaktan seyredip, krizlerin son bulmasını bekliyoruz ya, ülkemizi yönetenler de bizim gibi uzaktan seyredip, kriz bitsin diye dua ediyorlar.  

  Halbuki onlar hükümettir ve bir şeyler yapmaları gerekmektedir, hükümet edenler de vatandaşlar gibi seyredecekse onlara ne gerek var?

DİĞER YAZILARI
20/12/2021 23:13
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Döviz düşecek mi çıkacak mı, düşünce yine çıkacak mı?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.