Eğer Şeyh Nazım Olmasaydı...
27/04/2014
Geçtiğimiz hafta rahatsızlanarak hastanede tedavi altına alınan, Şeyh Nazım Kıbrısi ile ilgili, geçmişte yazdığım bazı yazıları yeniden gözden geçirerek, bu hafta sizlerle paylaşmak istedim. Bu vesile ile hem Kıbrıs ve hem de Lefke için çok önemli bir değer olan, Şeyh Nazım Kıbrısi’ye acil şifalar dilerim…

Kıbrıs’ın en yeşil kasabası Lefke’de yaşam süren, Nakşibendi tarikatı lideri, şeyh Nazım Kıbrısi’nin, yaratmış olduğu dini etki ile Lefke, her yıl çok farklı dil, kültür ve renkten binlerce kişiyi ağırlıyor.
Tarihi Lefke kasabası tarih süreci boyunca, temiz havası, huzurlu ortamı, yeşilliği, bol su kaynakları ve çevresindeki bakır maden yataklarından dolayı birçok medeniyet tarafından hep tercih sebebi olmuştur.
İç huzur arayışı ile maneviyat turizmi ne katılan müritler için de Lefke, barındırdığı doku ile oldukça zengin bir karakteri ihtiva ediyor.
Günümüzde sakin bir kasaba özelliğindeki, Kıbrıs’ın en yeşil kasabası Lefke, Şeyh Nazım Kıbrisi’nin yaratmış olduğu inanç turizmi etkisi ile anılmakta. Eğer Şeyh Nazım faktörü olmamış olsaydı, bakır maden ocaklarının kapanması ile 1974 sonrasındaki Lefke, terk edilmiş hayalet bir kasaba görünümünde olacaktı.

Turizm’in yükselen trendi ‘İnanç Turizmi’ ve Lefke
‘İnanç Turizmi’, alternatif bir turizm hareketi olarak, tüm dünyada büyük bir hızla yayılıyor. Kudüs ziyaretleri, Mekke ve Medine yolculuğu, Budist tapınakları ziyaretleri, Konya’da Mevlana’nın yaratmış olduğu etki ve ‘Aziz Paul’un ayak izlerini takip etme, gibi inanç akımları, milyonlarca kişinin seyahat ettiği dinamik bir turizm hareketi olarak, her geçen gün büyümekte.
Kıbrıs adası ve Kuzey Kıbrıs bu turizm türüne çok elverişli olup, yüksek tarihi değeri bulunan birçok camiye, kiliseye, manastıra ve bazilikaya ev sahipliği yapıyor. Kıbrıs’ın din yolları üzerindeki konumundan ötürü, hem Hıristiyan hem de İslami eserler bakımından çok zengin bir potansiyeli bulunmasına karşın, bunu yeterince kullanamadığımızı gözlemlemek üzücü bir durumdur. Bir istisna hariç. O da Şeyh Nazım Kıbrısi…
Sıcakkanlı davranışları, yüzünden nur akan ona has bakışları ve gözlerindeki ifade ile Şeyh Nazım Kıbrısi, çok farklı bir şeyh görüntüsü çiziyor.
Şeyhin yaratmış olduğu manevi etki ile Lefke’ye yılın farklı zamanlarında çok sayıda konuk gelmekte. İslam ülkelerine mensup çok sayıda üst düzey devlet yetkilisi, sultanlar, Amerika’dan, Almanya’dan, Türkiye’den ve dünyanın farklı köşelerinden binlerce kişi Lefke’ye geliyor. Dünyaca ünlü sanatçı Cat Stevans (Yusuf İslam) da geçtiğimiz senelerde Lefke’ye gelerek Şeyh Nazım’ı ziyaret etmişti. Üç sene önce Şili’de maden kazasına uğrayıp göçük altında kalan ve şeyhin yazdığı muskalarla, karanlıktan kurtulduğuna inan Şili’li madencilerin, Lefke’ye gelip Şeyh Nazım’a teşekkür etmeleri günlerce basında gündem yaratmıştı. İki sene önce Kıbrıs’ı ziyaret eden, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16.Benedict’in, Şeyh Nazım ile görüşmesi, yine önemli bir gündem yaratmıştı.
Geçtiğimiz seneki Nisan ayında, Şeyh Nazım Kıbrısi’nin doğum günü münasebetiyle düzenlenen kutlamaya, o ortamı merak ettiğim için bende katılmıştım. Dergahının önünde bekleyen yüzlerce kişilik kalabalık, şeyhi görmek, onun elini öpebilmek ve onunla aynı havayı teneffüs edebilmek için adeta birbiri ile yarışıyordu. Düşünsenize dünyanın birçok farklı ülkesinden Lefke’ye gelen yüzlerce insan…
Şeyh Nazım sonrasındaki yeni şeyh kim olacak?
Şeyh Nazım sonrasında yeni şeyh kim olacak? sorusuna karşılık, Şeyh Nazım Kıbrsi, geçtiğimiz senelerde bir açıklama yaparak, oğlu Mehmet Adil efendinin, kendisinden sonra gelecek olan yeni Nakşibendi tarikatı şeyhi olacağını açıklamıştı.
İslam’a Adanmış Bir Hayat
1922 Larnaka doğumlu, 93 yaşındaki şeyhin gerçek adı Muhammed Nazım Adil El Kıbrısi El Hakkani olsa da, daha ziyade Şeyh Nazım Kıbrısi olarak biliniyor.


Şeyh Nazım, hayatını İslami yola adamış bir isim. Daha küçük yaşlarda iken, Kıbrıs’ta dönemin İslam ileri gelenlerinden etkilenen Şeyh Nazım, İstanbul Üniversitesinde Kimya mühendisliği eğitiminin ardından, 1944 senesinde Lübnan’ın ikinci büyük şehri Tripoli’ye giderek, dönemin İslam alimlerinden dini eğitim almıştır. Abdullah el- Dağıstani ve Mümür el-Malik gibi alimlerden etkilenerek İslam ahlakını kendisine yol kabul etmiştir. Şeyh Nazım, yıllarca Lübnan, Suriye, İskenderiye, Mısır, Avrupa, uzak doğu ve Amerika gibi yerleri dolaşarak İslam ilmini derin hoşgörüsü ile kitlelerle paylaşmıştır. Her gittiği ülkede büyük saygı görmüştür.
KIBRIS ve LEFKE için önemli bir değer olan şeyh efendiye tekrardan acil şifalar dilerim.






























































































































































































