EL-SEN’den Kumyalı’daki iş kazası sonrası hükümete istifa çağrısı
25/07/2026
EL-SEN Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Ahmet Tuğcu, Kumyalı’da Toprak Ürünleri Kurumu’na ait buğday silosunun çökmesi sonucu yaşamını yitiren Lokman Hacıhasanoğlu’nun ölümünün “münferit bir kaza” olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, olayın bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasını istedi.
EL-SEN, 24 Temmuz 2026 tarihinde Kumyalı’da meydana gelen olayda yaşamını yitiren Hacıhasanoğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine başsağlığı diledi.
Açıklamada, kamu kurumu olan Toprak Ürünleri Kurumu’na ait 2 bin 500 ton kapasiteli buğday silosunun çökmesi sonucu Hacıhasanoğlu’nun göçük altında kalarak yaşamını yitirdiği hatırlatıldı.
“İş cinayetleri kader değildir”
EL-SEN, olayın kamu yönetiminde yıllardır süregelen ihmal, denetimsizlik ve sorumsuzluğun ağır sonuçlarından biri olduğunu savundu.
Kamu kurumlarının uzun süredir gerekli yatırımlardan mahrum bırakıldığını, bakım ve onarım çalışmalarının ihmal edildiğini ileri süren sendika, liyakat yerine siyasi sadakat esasına dayalı atamaların kurumsal yapıyı zayıflattığını belirtti.
Açıklamada, yüksek risk taşıyan teknik iş yerlerinde bilimsel kurallardan uzak yönetim anlayışı, yetersiz denetim ve iş sağlığı ile güvenliğine gereken önemin verilmemesinin çalışanların yaşam hakkını tehdit ettiği ifade edildi.
EL-SEN, “İş cinayetleri kader değildir” diyerek, gerekli teknik yatırımların yapılması, düzenli bakım ve periyodik kontrollerin gerçekleştirilmesi, bağımsız ve etkin denetim mekanizmalarının işletilmesi halinde bu tür faciaların önüne geçilebileceğini kaydetti.
Bakım ve denetim raporları kamuoyuyla paylaşılmalı
Sendika, hükümetten söz konusu siloya ilişkin tüm bakım ve periyodik kontrol kayıtlarını, teknik denetim raporlarını ve risk değerlendirmelerini kamuoyuyla eksiksiz paylaşmasını istedi.
Olayın tüm yönleriyle bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiği belirtilen açıklamada, ihmali bulunan herkes hakkında gerekli işlemlerin gecikmeden başlatılması çağrısı yapıldı.
Teknecik örneği hatırlatıldı
EL-SEN, açıklamasında Teknecik Elektrik Santrali’nde geçtiğimiz aylarda yaşanan olaylara da dikkat çekti.
Teknecik’te iki ayrı makinenin toplam ağırlığı 1.300 kilogramı aşan biyel kolları ve karşı ağırlıklarının makine dışına fırladığını hatırlatan sendika, çalışanların büyük bir şans sayesinde hayatta kaldığını belirtti.
O dönemde gerekli önlemlerin alınması ve kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yeniden tesis edilmesi gerektiğinin defalarca dile getirildiği kaydedildi.
“Siyasi sorumluluk hükümettedir”
EL-SEN, çalışanların yaşam hakkını koruyamayan, kamu kurumlarını yatırımsız ve bakımsız bırakan, liyakat yerine siyasi kadrolaşmayı tercih eden ve iş sağlığı ile güvenliğini göz ardı eden Ünal Üstel hükümetinin siyasi sorumluluk taşıdığını savundu.
Sendika, siyasi sorumluluğun gereğinin hesap vermek ve görevden ayrılmak olduğunu belirterek hükümete istifa çağrısı yaptı.
Açıklamada, hiçbir emekçinin evine ekmek götürmek için çıktığı işten tabutla dönmemesi gerektiği vurgulanarak, kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği standartlarının uluslararası normlar doğrultusunda yeniden yapılandırılması ve bağımsız denetimlerin etkin şekilde uygulanması istendi.


























































































































































































