Erçin Tekakpınar yazdı: Seçimler, vaatler ve gerçekler

Erçin Tekakpınar'ın kaleminden...

ads ads ads ads
28/09/2021

ads
ads
ads
Erçin Tekakpınar yazdı: Seçimler, vaatler ve gerçekler

Siyasal iletişimde belirli bir hedef kitleyi ikna etmek diğer bir deyişle inandırmak veya kandırmak amacıyla kullanılan en pratik yöntemdir seçim vaatleri.

Tabii ki bunların seçmen profiline uygun,  uygulanabilir ve yaşamsal gailelere dokunuyor olması şartıyla, yarışa bir sıfır önde başlama şansınız yüksek.

Çok uzak bir tarihte değil, birkaç gün önce Almanya'da seçmenler Federal Meclis'in yeni üyelerini ve Angela Merkel sonrasında ülkeyi yönetecek başbakanını seçmek üzere sandık başına gitti. 60,4 milyon seçmenin kayıtlı olduğu seçimlerde, geçici resmi sonuçlara göre Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 25,7 oy alarak yarışı önde tamamladı.

Bu sonuca göre hiçbir partinin tek başına hükümet kurma imkanı olmadığından Sosyal Demokrat Parti lideri Olaf Scholz, Almanya'nın yeni şansölyesi olmak için diğer partilerle koalisyon görüşmelerine önümüzdeki günlerde başlayacak.

Sosyal Demokrat Parti Lideri Olaf Scholz’un seçim vaatleri arasında ise çalışma hayatı ve sosyal güvenlikle ilgili söylemleri dikkat çekiciydi.

Bir dönem çalışma bakanlığı da yapmış olan Scholz'un kampanya sloganı #ausrespekt (saygıdan ötürü). Bu çerçevede sosyal konut yardımları, belirli alanlarda iş sözleşmesinin kaldırılması ve asgari ücretin saatlik ücretinin 9.50 Euro’dan 12 Euro’ya artırılması gibi vaatleri Alman seçmenden ciddi destek gördü.

Tüm bunların yanında çalışanları temsil eden sendika ve sosyal diğer tarafların da seçim sonrası kurulacak hükümetten beklenti ve talepleri de seçimin seyrini etkiledi.

Sendikalar yayınladıkları broşürler, yaptıkları toplantılarda kendi taleplerini dile getirerek genel olarak çalışma hayatının geleceği; modern bir sosyal devlet; ekolojik yeniden yapılanma; dijitalleşme ve küreselleşme sonrasında işçilerin işlerini kaybetmemesi için kalifiye yolunun daha da güçlendirilmesi, adil vergi politikaları, açık ve canlı bir demokrasi, asgari ücretin saatlik ücretinin en az 12 euro olması, toplu iş sözleşmesi sistemin güçlendirilmesi, işçi temsilciliklerinin yetkilerinin artırılması, süreli sözleşmelerin sınırlandırılması, kiralık işçilerin daimi işçilerle aynı ücreti alması gibi talepleri sıralamış ayrıca kiralık işçilerin grev kırıcısı olarak kullanılmasının yasaklanması gibi önerileri yapmışlar ve bu yönde beklenti oluşturmuşlardı.

Kendini politik bir etiketle tanımlayan, yasal ve meşru yollardan, sürekli ve istikrarlı bir örgüt aracılığıyla seçmenlerin desteğini sağlayarak devlet mekanizmasının kontrolünü ele geçirmeye ve elde tutmaya çalışan politik bir topluluk olan Siyasi Partilerin çeşitli seçim vaatlerinde bulunması gayet doğaldır aslında.

Sosyal, ekonomik, psikolojik ve birçok unsurun etkisine göre gerçekleşmesi beklenen bu seçim vaatleri; ülkelere, toplumlara hatta aynı bölge ve şehirlere göre farklılık gösterdiğinden hem her ülkede aynı sonuçları vermez hem de ülkeye özgüdür çoğu zaman.

Almanya’daki seçimlerde Siyasi Partilerin vaatlerinin ya da Sendika ve Sosyal tarafların beklentilerinin ne kadarının gerçekleşeceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Bu onların sorunu....

Verilen vaatlerin gerçekleşme durumunu Alman halkı, sosyal taraflar ve basın sorgulayacaktır mutlaka.

Peki, KKTC’de gerçekleşecek olası bir seçimde Siyasi Partiler Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlikle ilgili hangi vaatlerde bulunabilirler.

Muhtemelen Almanya’da olduğu gibi asgari ücretin yükseltileceği vaadi ile yola çıkmayacaklarıdır.

Ancak ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik şartlara göre çalışma hayatı ve sosyal güvenlikle ilgili vaatler gündeme gelmelidir.

Mesela Toplu İş Sözleşmesi imkanlarının geliştirilmesi, asgari ücretler yasasının günümüz değişen sosyal ve ekonomik koşullarına uygun olarak yeniden düzenlenmesi, çalışanlara verilen sağlık imkanlarının artırılması yani Genel Sağlık Sigortası uygulamasına geçilmesi ve çalışma hayatında eğitim-istihdam ilişkisinin kurulamamasından kaynaklanan sorunlarımızın çözümü hakkında söyleyecek sözleri olmalıdır siyasi partilerin ve bunlara göre vaatler ortaya konmalıdır.

Ülke gerçekleri ile uyumlu gerçekleştirilebilir, içinde bulunduğumuz döneme ait, halkın sosyal, ekonomik ihtiyaçlarına uygun beklentilerine cevap verecek seçim vaatleri yapılmalı ve bunun için belli plan ve programlar hazırlayabilmelidir siyasi partiler.

Her seçim dönemi birbirinin aynısıymış gibi bir izlenim uyandıran modası geçmiş, basma kalıp ülkenin sosyal ekonomik gerçekleri ile bağdaşmayan seçim vaatlerini ciddiye almamalı hatta eleştirmeli ve beklenti düzeyimizi yükseltmeliyiz.

Geldiğimiz aşamada; siyası partilerin vaatlerini, bu vaatlerin içeriğini, neyi işaret ettiğini, amacının ne olduğunu, gerçekleştirilebilir olup olmadığını sorgulamamız gerekmektedir.

Yoksa  “fasulyenin yahnisi gitti geldi aynısı” tekerlemesi eşliğinde sürekli bir şikayet durumu ve bu duruma bağlı olarak oluşacak hayal kırıklıkları içerisinde yaşamaya devam edip kolayca çözülmesi mümkün olan sorunlarımızı çözmek yerine bunların içinde dövünüp duracağız.

28/09/2021 10:57
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Erçin Tekakpınar, yazı, yorum
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.