Ertuğruloğlu: Bizden devlet olmaz demek teslimiyetçiliktir

ads ads ads ads
27/02/2021

ads
ads
Ertuğruloğlu: Bizden devlet olmaz demek teslimiyetçiliktir

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni kurduğumuzu ama ahbap çavuş ilişkileriyle iyi yönetemediğimizi, ancak bunun “devletten vazgeçme” gerekçesi olamayacağını vurguladı. Devleti yönetenlere karşı çok haklı eleştiriler olduğunu, devletin iyi yönetilmediğini ama bunun suçlusunun devlet olmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, “Devlette yönetim zafiyeti varsa, misyon, bu yanlışları düzeltmektir. Bizden devlet olmaz demek, karşı tarafa teslimiyetçiliktir” dedi.

   Dünyada devletsiz insanların ne hale geldiğini herkesin gördüğünü belirten Ertuğruloğlu, “Rum bizimle anlaşacak diye devletten vazgeçme hakkımız yoktur. Dünyada tek seçenek ‘Rumla ortak olmaktır’ olamaz” diye konuştu.

   Tahsin Ertuğruloğlu, Haber Kıbrıs Web TV’de yayınlanan “Markaj” programına katılarak, Ali Baturay’ın sorularını yanıtladı.

“UBP’nin misyonuna uymayanlarla sorunlar yaşamıştım”

    Tahsin Ertuğruloğlu, milletvekili olmadığı dönemde de Kıbrıs sorunu ile yakından ilgilendiğinden ve UBP ile bağlarını koparmadığından dolayı Dışişleri Bakanlığına getirildiğini söyledi. UBP’nin kuruluş misyonu nedeniyle geçmişte partiye katıldığını belirten Ertuğruloğlu, UBP ile misyonları uyuşmayan bazı kişilerle sorun yaşadığını ve parti içinde mücadele verdiğine dikkat çekti. Ertuğruloğlu, “Partiden atıldığım için başka parti kurmak zorunda kaldım. Kavgam kişisel çıkarlar değildi. UBP ile kavgam olmadı, kavgam kişilerleydi” dedi.

“Bakan olmak için girişim yapmadım”

   Siyasette olma hedefinin milli ve ulusal dava olan Kıbrıs meselesi olduğuna işaret eden Ertuğruloğlu, “İnandığınız dava için makam sahibi olmanıza gerek yok. Bu makama geri geleyim diye bir girişimim olmadı. Yıllardır savunduğum dava çizgisine gelindiği için benim göreve gelmem istendi. Milletvekili olmadığımı ve göreve gelmeme sıcak bakılmayacağını söyledim. Beklediğim gibi parti içinde de tepkiler oldu. Sosyal medyaya yazdıklarına ve yazdırdıklarına üzülmedim mi? Üzüldüm… Bunları doğru bulmadım” diye konuştu.

“Kıbrıs meselesi partiler üstü olmalıdır”

    Parti içinde birlik olunması gerektiğini savunan Ertuğruloğlu, “Siyasi muhaliflerimizle bölünmüşlüğü de kabul etmiyorum, Kıbrıs meselesi partiler üstü olmalıdır. Rumlarla anlaşma yapmak istersek önce kendi içimizde anlaşma sağlamamız lazım. İçimizdeki dağınıklığı gören ve zaten dünya tarafından tanınan Rum, bizimle anlaşma yapmak istemez” dedi.

“Eşitlik varsa siyasi eşitliği savunabilirsin”

   Devletin devamlılığını ve Kıbrıs meselesinde çözüm arayışlarında iki eşit egemen devleti savunduğunu aktaran Ertuğruloğlu, “ ‘Tahsin, devletin varlığını ve egemenliğini savunuyor’ diyorlar.  Bu devlet benim değil, senin de devletin, Tahsin’i sevmiyorsun diye savunduklarını görmezden gelemezsin. Doğru mu değil mi ona bakacaksın. Egemen eşitliğimiz varsa siyasi eşitliği savunabilirsin” ifadelerini kullandı.

“Kurulacak ortaklık sağlam zemine dayalı olmalıdır”

   Ertuğruloğlu, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nde Rumlarla siyasi eşitlik bulunduğuna, karar almada Türk tarafının etkin katılımının olduğuna, cumhurbaşkanı vekilinin Türklerden seçildiğine ve veto hakkının olduğuna dikkat çekerek, “Garanti edilmesine rağmen başımıza gelmeyen kalmadı. Yaşananlardan ders çıkarmadan hareket edilmemeli. BM parametreleri diyerek iki toplumlu ve bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federasyonu savunuyorlar. Kurulacak ortaklık sağlam zemine dayalı olmalıdır” dedi.

“Bugün savunulanları önceden biz savunuyorduk”

Bazı kesimlerin, “Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Kıbrıs sorunu konusunda daha önce hiç gündeme gelmemiş yeni bir tez paylaşıyormuş izlenimi verdiğini ancak yeni diye ortaya atılanların geçmişte rahmetli Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Tahsin Ertuğruloğlu tarafından savunulduğunu” söylediklerinin hatırlatılması üzerine Ertuğruloğlu, “Bugün savunulanları önceden biz savunuyorduk ancak savunulanların kişiselleştirilmesini doğru bulmuyorum. Denktaş Bey’in öğrencisiyim ve gurur duyarım. Müzakere masasında oturduk. Ne kadar sağlam durduğunu, görüşlerine ve kendisine saygı duyulduğunu biliyorum” diye konuştu.

“Ulusal dava savunucuları bile konfederasyonu eleştirdi”

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın şanslı olduğunu ve Kıbrıs’ta çözüm modeli konusunda Türkiye’nin desteğini aldığını ifade eden Ertuğruloğlu, “Yıllarca federasyon görüşüldükten sonra Denktaş Bey iki eşit egemen devletten oluşan konfederasyon tezini ortaya attı. Ulusal dava savunucuları bile eleştirdi. Bazı kesimler bu durumu Rumların kabul etmeyeceğini bu nedenle vazgeçilmesi gerektiğini savundu. Kabul edilmeyecek diye egemenliğimizden vaz mı geçelim?” dedi.

“Federasyon savunurken konfederasyonu istiyorduk”

   Rumların federasyon gibi görüşerek Kıbrıslı Türkleri azınlığa düşürecekleri Helen devletini savunduğunu belirten Ertuğruloğlu, kendilerinin de federasyon savunurken geri planda konfederasyonu istediklerini kaydetti.

“Rumlar siyasi eşitliğimizi sorgulayamaz”

   Rum tarafında siyasilerin yaptığı toplantıda DİSİ Başkanı Averof Neofitu'nun, “Türkiye’nin garantörlüğünün son bulması, askerin gitmesi, Maraş’ın açılması ve Güzelyurt’un geri verilmesine karşılık Kıbrıslı Türklere siyasi eşitlik verilmesiyle ilgili sözleri” üzerine değerlendirmede bulunan Ertuğruloğlu, “Sen mi bana siyasi eşitliği vereceksin? 1960’da siyasi eşitlik temelinde ortak devlet kurmadık mı? Sen ortaklığı bozduysan, bizim siyasi eşitliğimiz ortadan kalkmaz” dedi.

“Toplumların egemenliği yoktur halkların vardır”

   Siyasi eşitliğin garanti altına alınmasının tek yönteminin egemen eşitlik olduğuna dikkat çeken Ertuğruloğlu, “Egemen eşitlik, toplumların değil halkların eşitliğidir. Toplumların egemenliği yoktur, halkların vardır. Egemen eşitlikte devletlerin eşitliği vardır ve buna konfederasyon denir” ifadelerini kullandı.

“Dünya tarafından tanındığı sürece Rumlar kendince Kıbrıs meselesini çözdü”

   Rum tarafının dünya tarafından Kıbrıs Cumhuriyeti diye muamele gördüğü sürece kendi açısından Kıbrıs meselesini çözdüğünden bahseden Ertuğruloğlu, “Rumlar açısından tek başına tanınan bir Helen ve Rum devleti var. Kopenhag kriterlerine aykırı olarak Yunanistan’ın veto tehdidine karşı Almanya’yı tatmin etmek için Avrupa Birliği’ne de alındılar” dedi.

“Ortaklığı zorlamak, Ruma mahkum etmektir”

  Kıbrıs sorununun çözümünde ortaya atılan görüşlere katılmadığını aktaran Ertuğruloğlu “Rumlarla ortak olma dışında başka seçeneğimiz yoktur görüşüne inanmıyorum bu görüş bizi Ruma mahkum etmektir. Çözümü isteyen biziz, çözümsüzlükten zarar gören biziz demek, Rumlara benim koşullarımı kabul et çözelim demektir” diye konuştu.

“Devlet kurduk ama iyi yönetemedik”

   Daha önce “Biz devlet kurduk ama iyi yönetemedik” diye açıklama yaptığının hatırlatılması üzerine Ertuğruloğlu, söylediklerinin arkasında olduğunu ancak bunun devletten vazgeçme gerekçesi olmadığını söyledi. Ertuğruloğlu, devletin iyi yönetilmediğini ama bunun suçlusunun devlet olmadığını kaydetti.

“Bizden devlet olmaz demek, karşı tarafa teslimiyetçiliktir”

   Rumlarla anlaşma yapmak için devletten vazgeçilmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Eruğruloğlu, “Devlette yönetim zafiyeti varsa, misyon bu yanlışları düzeltmektir. Bizden devlet olmaz demek, karşı tarafa teslimiyetçiliktir. Devletsiz insanların ne hale geldiğini görüyorsunuz. Rum bizimle anlaşacak diye devletten vazgeçme hakkımız yoktur. Dünyada tek seçenek ‘Rumla ortak olmaktır’ olamaz. Bizi Ermenilerin ve Maronitlerin seviyesine getirmek istiyorlar ve azınlık görüyorlar” dedi.

27/02/2021 11:32
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ali baturay, Tahsin Ertuğruloğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.