‘Fahri temsilcinin üç yıl önce vefat ettiğinden habersiz olanların, onu görevden alması’ size ne anlatır?

ads ads ads ads
12/07/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Üç yıl önce vefat eden bir fahri temsilcinin önceki hafta görevden alınmasını nasıl değerlendirmeliyiz?

   Bu olayın bize bazı mesajları yok mudur?

   “Olur böyle şeyler” deyip de fazla sorun etmemek mi lazım?

   “Bunca sorun içinde şimdi bununla uğraşmaya değmez” mi diyelim?

    Hayır, bu meseleyi bu kadar hafife almamalıyız.

    Bu durum “ciddiyetsizlik” göstergesidir.

    Aslında bu yaşanan, “fahri temsilci” işinin ne kadar uyduruk ve verimsiz bir iş olduğunu ortaya koymaktadır.

    Bu olay, fahri temsilci atanan kişilerin ne yapıp, ettiğine bakılmadığını, yaptıklarının takip edilmediğini ve aslında önemsenmediğini de kanıtlamaktadır.

    Demek ki birileri fahri temsilci atanıyor ve bir daha aranıp sorulmuyor.

    Bu kişi ne yapıyor, yaptığı işler ülkenin menfaatine mi değil mi, belki de yarar yerine zarar veriyordur.

    Hasta mı, çalışabilecek durumda mı, sağ mı ölü mü kimse bakmıyor.

    Bir fahri temsilci üç yıl önce ölüyorsa ve başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere KKTC makamları budan haberdar değilse, yaptığınız iş hikâyedir demek ki...

   Suudi Arabistan'da, başkent Riyad'dan sonra gelen ikinci büyük şehir olan Cidde’deki fahri temsilci Dr. İhsan Kaya Okur’un öldüğünden haberiniz yok, bir de ölmüş adamı görevden alıyorsunuz…

     Üstelik Dr. İhsan Kaya Okur, Kıbrıs’ta toprağa verilmiş… Vallahi bravo size.

     Böyle bir şey yaparak, rahmetli Dr. Okur’un ailesini de üzdünüz, acılarını tazelediniz…

     Peki, nereden icap etmişti bu toplu görevden alma meselesi?

     Biliyorsunuz, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in adını andığı, ismi bazı olaylara karışan ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la birlikte fotoğrafı da ortaya çıkan bir fahri temsilcinin kamuoyunda tartışılması sonucu fahri temsilciler görevden alınmıştı.

    İşte bu görevden almalar, ya da göreve son vermeler çerçevesinde üç yıl önce vefat eden Dr. İhsan Kaya Okur da görevden alınmıştı.

    Neresinden bakarsanız bakın tuhaf ve ciddiyetsiz bir durum.

    Fahri temsilciler, fahri konsoloslar, bulundukları ülkelerde bir anlamda lobi çalışmaları yaparlar.   

    Yani fahri temsilcilerin lobicilik faaliyetlerinde bulunması bekleniyor, süs olsun diye verilmiyor bu görev onlara ama ortadaki özensiz ve göstermelik durum varken, “neden lobi konusunda başarısız olduğumuz” ortada.

    Elbette lobicilik yalnızca fahri temsilcilerle, fahri konsoloslarla olmaz, bu işe ciddi paralar ayırmak ve ciddi organizasyon da gerektiriyor ama lobiciliğin bir kolu olan “fahri konsoloslar meselesini” önemsemediğimizi, yaşadığımız birkaç olay gösteriyor.

     Medyaya ismi düşen ve tartışılan bazı fahri temsilcilere baktığımız zaman görüyoruz ki bize yardımcı olacaklarına, tam tersine ülkemiz üzerinden hava atmak için unvan elde etmiş gibi görünüyorlar.

    Bu fahri temsilcileri belirleyenler, aslında hiç de inanmamış bunun faydası olacağına, öylesine isimler belirlemişler ve arayıp sormamışlar.

    Tabii bu fahri temsilcileri arayıp sormazsanız, ne yaptıklarına bakmazsanız, sonuçta aralarında ölenler olur ve haberiniz de olmaz…

    Sonra hayatta olmayan fahri temsilciyi görevden alıp rezil de olursunuz…

    Fahri temsilcilerle konuşmamak, onlarla toplantılar yapmamak, istişare etmemek tehlikelidir de…

    Belki de bu insanlar arasında, sizin ulusal politikalarınız dışında davranan, yarar yerine zarar verebilecek kişiler de vardır…

   E tabii, arayıp sormaz, istişare etmezsen, faydalı olup olmadığını nereden bileceksin ki?

   “Siyasal iletişimin en önemli yollarından biri” olarak gösterilen lobicilikte Kıbrıslı Rumların çok gerisinde olduğumuz aşikâr…

   Sözlük anlamıyla söyleyecek olursak; “Lobicilik, kendi iddialarınızı, tezlerinizi, gerçeklerinizi, uluslararası arenada doğru yöntem ve araçlarla savunmak, karar alma mekanizmalarındaki kişileri ikna etmek, onları etkilemek, inandırmak” anlamına gelmektedir.

   Biz daha kendimizi, ülke gerçeklerimizi Türkiye’ye bile anlatamamışken, uluslararası alana nasıl anlatacağız ki?

   Ülke yöneticileri konuşmaya başladı mı bir harmanlık yer ister ama dönüp de ne yapıldığına baktığınız zaman sıfıra sıfır elde var sıfır…

   “Devlet” dediğin şey, lâfla, hava atmakla olmuyor maalesef, “mış” gibi yapar ama hiçbir zaman gerçeğe ulaşamazsınız, üstelik halkınızı da bu boş havalarla perişan edersiniz...

DİĞER YAZILARI
12/07/2021 19:18
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ‘Fahri temsilcinin üç yıl önce vefat ettiğinden habersiz olanların, onu görevden alması’ size ne anlatır?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.