Festival 1

ads
ads
20/02/2020

ads

Aybike Yektaoğlu Aybike Yektaoğlu


Ülkemizde festival dendiğinde akla ilk gelenlerden iki üç tanesi genellikle Akıncılar, Güzelyurt ve Büyükkonuk’ta gerçekleştirilen festivallerdir. Ada genelini de düşündüğümüzde Limasol ve Larnaka festivalleri de bunlara eklenebilir. Birçok kişinin aklına elbette ki başka başka festivaller de gelecektir. Herkes daha çok duyduğunu, gördüğünü veya en az bir kez katıldığını kafasında canlandıracaktır. Belki kendi bölgelerinde gerçekleştirilen festivallerdir veya en çok gittikleri. Aslında müzik festivalleri, yemek festivalleri, bölge festivalleri derken, karman çorman, sayısı, tarihi günü kısa zaman önce belirtilen, artık aynı standlar ile karşılaşmaktan bıktığımız bir eğlence olayına dönüşmüş olan etkinlikler silsilesi oluşmuştur.

Kıbrıs adasının en meşhur festivallerinden birisi portakal festivalidir veya festivaliydi. Adanın Kuzeyinde yaşayanların birçoğu bunu Güzelyurt bölgesinin festivali olarak bilirler. Eskiler ise Mağusa-Maraş bölgesinin meşhur portakal festivali diye hatırlarlar veya en az bir kez o festivale gitmişlerdir. Maraş’ın yapısı ve bölgenin zengin toprağı sayesinde bu bölgede “Rio Karnavalı” misali portakal festivalleri düzenlenmiştir. Turisttin gelip katılım gösterdiği, ekonomik olarak da büyük katkısı olan bir festival. Elbette ki yarım asır önce yaşanan olaylar, bu gibi eğlenceler ve turist atraksiyonlarına gölge vurmuş ve hepsinin yapısı da istemeden deformasyona uğramıştır. Ama bu yarım asırlık zaman diliminde de festivaller açısından çok büyük bir yol katedildiği de söylenemez.

Festival kelimesinin sözlük anlamı ve kökeni incelendiğinde karşımıza çıkan şudur: “bir topluluk tarafından normal olarak kutlanan ve o topluluğun ve onun dinlerinin veya kültürlerinin bazı karakteristik yönlerini merkez alan bir olaydır”-“tarihi, süresi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı ve özellikleri önceden hazırlanan bir izlenceyle belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi”. Dini açıdan değerlendirildiği zaman Ramazan, Kurban, Noel, Paskalya aslında birer festival olarak tanımlanır. Kültürel ve dini olarak artık oturmuş, hepsi de biraz olsa da deformasyona uğrasa dahi halen süren bir kutlama kültürü vardır. Ailenin tekrar bir araya gelmesi, beraber yemek yenmesi, kutlanması... Küçük bir adada yaşayan bizler için ailenin bir araya gelmesi zor olmasa da, yüzölçümü büyük ülkelerde çok büyük anlamlar taşımaktadır. Din ve folklorun yanında festivallerin bir diğer önemli tarafı ise tarım, yani hasat ile bağlantılı olmasıdır. Bu sebeple festivallerde “Gıda” çok önemli bir yer kaplamaktadır. Çünkü birçok festival, hasat zamanı ile ilişkilidir ve bu hayati bir kaynaktır. Dini, coğrafi, sosyal olarak festivaller, kutlamaları ile topluluklara aidiyet duygusu kazandırma amaçlıdır. Dini olarak kutlanan festivaller, bizim dilimizde bayram olarak değişmiş ve dünya ve ülkemizde gerçekleştirilen diğer festivaller ise coğrafi, sosyal, ekonomik, siyasi olarak birçok dala ayrılmıştırlar.

Ülkemizde gerçekleştirdiğimiz festivallerin birçoğu, hem bölgeye ekonomik olarak katkı sağlanması, hem de festival dışında da insanların ilgisini çekecek belirli şeylerin tanıtılması amaçlanarak düzenlenirler! Yani en azından genel olarak festivallerin amacı budur. Medoş lalesi festivali çok anlamlı bir festivaldir. Adada endemik bir bitki olan Lalenin açtığı tarih aralıkları içerisinde gerçekleştirilir ve bir gelenek haline gelmiştir. Akıncılar festivali ise bulunduğu coğrafi konum ve kültürel özellikleri dolayısı ile en ilgi çekici ve samimi festivallerden biridir. Ama ne yazık ki son beş yıldır bölge festivallerinin gerek sayısının artması gerekse siyasi çekişmelerden dolayı, bölgesel kültür ve coğrafi temsiliyet içermesi gereken festivaller, hem içeriklerini hem de anlamlarını yitirmeye başlamışlardır. Artık gittiğiniz birçok festivalde aynı yüzleri görmek ve yenilikler ile karşılaşmamak ile birlikte, insan sayısında gözle görülür bir düşüş yaşanmaktadır. Karpaz bölgesinde gittiğiniz bir festivalde gördüğünüz bazı standlar, Lefke festivalinde de aynı kişiler ile karşınıza çıkabilmektedirler. Bu da bunalmışlık içinde farklılık arayan halkı, başka aktivitelere doğru itmeye başlar. Festivallerin önemi yavaş yavaş düşer. Tabi tek etken bu değildir...

20/02/2020 17:18
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS:
MANŞETLER

HK Aybike Yektaoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.