Bakan Fidan, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi Cuellar ile Ankara'da görüştü
Hakan Fidan, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Şahsi Temsilcisi María Angela Holguín Cuéllar’ı Ankara’da kabul ederek süreci görüştü.
24/07/2026
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs konusunda Şahsi Temsilcisi María Angela Holguín Cuéllar’ı 15 Haziran 2026’da Ankara’da kabul etti. Görüşmede Kıbrıs meselesindeki son gelişmeler, Holguín Cuéllar’ın Ada’daki taraflarla yaptığı temaslar ve Birleşmiş Milletler tarafından sürdürülen diplomatik çalışmalar ele alındı. Fidan, Türkiye’nin BM Genel Sekreteri’nin çabalarını desteklediğini belirterek Kıbrıs’ta iki devletin yan yana var olmasına dayanan yaklaşımın en gerçekçi çözüm olduğunu ifade etti.
Kıbrıs’taki gelişmeler değerlendirildi
Görüşmede Holguín Cuéllar’ın Kıbrıs’taki iki tarafla gerçekleştirdiği temaslar ve çözüm sürecinin yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar değerlendirildi.
Türkiye’nin, garantör ülke ve ana vatan sıfatıyla BM Genel Sekreteri Guterres’in girişimlerini desteklediğini belirten Fidan, Ada’daki mevcut gerçeklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Fidan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü tanımayan yaklaşımların sonuç üretmeyeceğini savundu. Türkiye’nin çözüm konusundaki temel yaklaşımının, Ada’da iki devletin yan yana varlığını sürdürmesi olduğunu vurguladı.
Görüşmenin yapıldığı, Dışişleri Bakanlığının açıklaması ve diplomatik kaynaklara dayanan haberlerle doğrulandı.
Holguín Cuéllar BM sürecini yürütüyor
Kolombiya’nın eski dışişleri bakanlarından María Angela Holguín Cuéllar, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs konusunda Şahsi Temsilcisi olarak Ada’daki taraflar ve garantör ülkelerle temaslarda bulunuyor.
Holguín Cuéllar’ın görevi, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasında ortak bir zemin bulunup bulunmadığını araştırmak ve diplomatik sürecin ilerletilmesine katkı sunmak olarak tanımlanıyor.
Türkiye, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesini savunurken, Rum tarafı federasyon temelli çözüm modelini destekliyor. Tarafların çözüm modellerine ilişkin farklı yaklaşımları, resmî müzakerelerin yeniden başlatılmasının önündeki temel anlaşmazlıklar arasında yer alıyor.
































































































































































































