HABER KIBRIS

Fındık Fıstık Yerken Hisarların Üzerinde

ads
08/01/2018


ads

Ahmet Okan


Güneşin bol olduğu, kış günlerinde ilkbaharın yaşandığı böyle günlerde ahali tabyalara çıkardı.

Çıkacak başka yer yoktu.

11 tabyadan ibaretti Lefkoşa ve 11’inde de çocuklar uçurtma uçururlardı.

Ama uçurtmalar da bölünmüştü…

Hisar üstlerinde kenarlara oturan ahali, ara sokaklardan çıkıp meydanları dolduran ve parklara akan kalabalığı seyrederek geçirirlerdi zamanlarını.

Bu kalabalıklar genellikle gruplar halindeydi ve ailelerden ibaretti.

Çoluğunu çocuğunu alan ele ele, kol kola, kimisi çocuk arabalarını sürükleyerek doldururlardı her yeri…

O dönemlerde ortalık pek de sakin değildi ve ne olacağı belli değildi fakat hayat devam ederdi.

Hisar üstlerindekiler aşağıdakileri, aşağıdakiler de yukarıdakileri seyreder dururdu.

Ne vardı ki!

Kimisi fıstığını fındığını alır parkın bir köşesine çekilir,

Kimisi Kuğulu Park’ta çok kuğu varmış gibi birkaç kuşu seyre dalardı.

Girne Kapısındaki açıklık ya da meydan ana baba gününe dönerdi.

Herkesi burada görmek mümkündü üstelik.

Eğer ilk anda görmezse, nasıl olsa az sonra görecekti.

Yürüyenler, bir aşağı bir yukarı yürürlerdi, karşı kaldırımlardan birbirlerine seslenerek…

Hisarlarda ayaklarını aşağıya sarkıtarak basadembo çıtlatan ahalinin keyfi yerindeydi.

Çocuklar pirili ve lingiri oynar,  Cemal Gürsel Caddesinin kaldırımları alabildiğine kalabalık olur, ki bilmeyenler bir isyan, bir kalkışma, bir miting mi var diye şaşırabilirdi doğrusu…

Gidilecek başka bir yer yoktu.

Mücahitler Parkı altmışlı yılların sonuna doğru Mücahitler tarafından bahçe haline getirilmiş, bir köşesi de çocukların oyun alanına ayrılmıştı.

Yanılmıyorsam dönemin Lefkoşa Sancaktarı Kale Bey öncülük etmişti bu park işine.

Kimi geceler de Küçük Aysel başta olmak üzere konserler verildiği olurdu.

Ama bunlar yaz aylarına aitti.

Bizim dediğimiz böyle kış günlerinde yaşanan ilkbahar günleri…

İnsanların akın akın aynı yerlere doluşarak birbirilerini seyredip vakit geçirmeleri sadece buraya mahsus bir eğlence tarzıydı.

Zaten sokaklarında, mahallelerinde de birbirlerini görerek geçerdi hayat.

Böyle bir hayat, kuşkusuz dönemin koşulları içinden doğup şekillenmişti…

Alt tarafı bir sokaktan çıkıp hemen yanı başında bulunan meydana gidilecekti.

Olur olmaz kıyafetler içinde ya da ev kıyafetleri ile sokağa çıkan birini görmek mümkün değildi.

Jilet gibiydi herkes!

Genç kızlar saatlerce boy aynalarının önünde kendilerini süzer, makyajlarını itina ile yapar, dönemin kıyafetlerini özenle üstlerine geçirmenin telaşını yaşarlardı.

Delikanlılar da böyleydi.

Düz saç moda olduğundan, kuaför adeti de olmadığından saçlarının düz olması için önceden başını yemeni ile bağlayan ve bu marifetle saçlarını bir müddet düz tutan gençler yok değildi.

Bu gençler sokaklara daldıklarında kıvırcık ya da dalgalı saçları pırasa gibi alınlarına yapışık görünürdü…

Her şeye rağmen güzel günlerdi.

Siyasi partiler olmadığından seçimsiz günler denebilirdi o dönemlere.

Ahali gailesiz görünürdü fındık fıstık yerken hisarların üzerinde…

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Fındık Fıstık Yerken Hisarların Üzerinde, Ahmet Okan
MANŞETLER

HK Ahmet Okan

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems