“Geçmişi arar olduk” diyorsunuz lâkin geçmişin hataları getirdi bizi bu günlere

ads ads ads
19/12/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Uzunca zamandan beridir eskiye özlem duyuyor halkımız ama bu son döviz kriziyle daha bir geçmişi özler oldu birçok kişi…

   Eski yıllarımız çok şahane olduğundan değil, şimdiki hallerimizin eskisinden çok kötü olduğundan böyle…

   Mücadele yılları zordu, hem de çok zor… Savaş zaten çok şey götürdü bu halktan…

   Kimi ganimet zengini oldu, kimi her şeyini yitirdi akıldan da oldu…

   1974 sonrası toparlanma yıllarında veya KKTC’nin kurulması sonrası bize sunulan sahte cennette her şey güllük gülistanlık değildi.   

    Üretimden uzaklaşıldı, devlet kadrolarına istihdam özendirildi, öyle bir yere geldik ki, devlet demek “devlet daireleri ve kurumları” demek oldu.

    Hükümet edenlerin tek motivasyonu, devlet kadrolarına ne yapıp edip istihdam yapmak ve devlet çalışanlarının maaşlarını ödemek…

    Hükümetlerin başarısı devlet çalışanlarının maaşlarını ödeyebilmesine odaklandı, ödeyebiliyorsa, hatta bir de yıl sonunda 13’üncü maaşları verebiliyorsa o hükümeti başarılı saydılar.

     Tabii bu arada 10 yıldan erken emeklilik mi istersin, devlet çalışanlarına peşin ödeme mi, müşavir mezarlığı yaratma mı, “T” izni, benzin istasyonu izni dağıtma mı, devlet arazilerini peşkeş mi?

     Aklınıza gelebilecek her türlü tuhaflığı yaşattılar bu topluma…

     70’ler, 80’ler, 90’ların başları aynı zamanda yönetenlerin, halka karşı baskıcı olduğu dönemlerdi…

     İnsanlar tehdit ediliyordu, işten çıkarmakla korkutuluyordu, emek parasını silah olarak doğrultuyorlardı insanlara.

     Muhaliflere hayat yoktu adeta, dışlanıyor, hain ilan ediliyorlardı…

     Birçok muhalif insan çok büyük haksızlıklar, çok büyük acılar yaşadı.

     Hele Kıbrıs’ta barış, çözüm isteyenler Rumculukla suçlanıyor, damgalanıyordu.

     Çok sevimli ve hoşgörülü değildi yöneticiler…

     Unutmuş olabilir bazıları bunları ya da unutur gibi yapıyor, belki hatırlamak istemiyor.

     Bazılarının zaten yaşı yetmiyor, birileri anlatmıyorsa nereden bilecekler?

     Tabii yukarıda da dediğim gibi ekonomik akıldan yoksun işler yapıldı hem ne işler?

      Verimsiz bir kamu yaratıldı, kurumlar batırıldı…

      Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) gibi ülkemiz için hayati, stratejik kurum bile batırılıp, yok edildi. Sanayi Holding, Eti Teşebbüsleri LTD yok oldu gitti…

      Türkiye’den yapılan maddi katkılar toplum yararına kullanılacağına, seçimlerde oy toplamak amaçlı kullandı çoğu kez…

      Seçim kazanmak ve devlet olanaklarını dağıtarak yine seçim kazanmak tek amaç oldu, kısır bir döngüye dönüştü.

      Bir de üstüne “Türkiye’den en iyi parayı ben alırım, kamu maaşlarını öderim” sözünü, sanki çok iyi bir şeymiş gibi dillere dolandılar, slogan yaptılar.

      Yani geriye dönüp de baktığımızda öyle çok hoş şeyler yok gerilerde…

      İşte bugün “tıkandı” dediğimiz sistem, bugün bu çaresizliğimiz, bugün çıkış yolu bulamayışımız hep o eskilerden kuramadığımız düzen nedeniyledir.

      Geçmişte gerçek bir gelecek kurmak düşünülmediği, gerçek bir devletimiz olması istenmediği, sahte bir cennet yaratıldığı için bugün perişan haldeyiz.

     Kendi kendine yeter olmayan, ekonomisi bağımlı devlet, Covid-19 salgınına bir ay dayanamadı, döviz krizinde açılım yapamadı, yapamıyor…

     Kıbrıs sorununun çözümüne sıcak bakmayanlar, mevcut düzeni öve öve bitiremeyenler, bugün o çaresizliğin bir parçası…

     Duyuyorum bu günlerde birçok kişinin “Durumumuz felaket, eskiyi arar olduk” dediğine.

     Evet durum çok kötü, Covid-19 salgınını biz yaratmadık, döviz krizi de dış kaynaklı, bizim dışımızda gerçekleşen bu sorunlar bizi de yakıyor.

     Ancak o kadar kırılgan, o kadar yapay, o kadar farazi bir düzen kuruldu ki direnemiyoruz, çare üretemiyoruz, üstüne beceriksiz yöneticiler de eklenince ülke halkı kaderiyle baş başa kaldı.

     Evet bugünümüz geçmişimizden çok kötü, bugünümüz geçmişi aratıyor, perişanız, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz ama sakın ola yanılmayın, bugün ne yaşıyorsak, geçmişteki hatalar, geçmişte yapılması gerekip de yapılmayanlar nedeniyle yaşıyoruz.

    Kimisi geçmişte yaratılan sahte cennete inandı, kimisi inanmak istedi, kendini inandırmaya zorladı kimisi bu bozuk sürer durumun bir parçası olduğu, bir yerinden menfaat elde ettiği için sesini çıkarmadı, kimisi ses çıkarır gibi yapıp kılını kıpırdatmadı…

    Şimdi herkes “Türkiye’den gelecek parayı” bekliyor, ancak öyle kurtulabileceğimizi düşünüyor, yani eski sistemin bir şekilde hayat bulmasını bekliyor. Peki ya o beklenen para gelmezse?

    Başka bir formül yok değil mi? Yok çünkü alışmadı ki kimse, alıştırılmadı, bunun pratiği yapılmadı… Hade bu sözlerimi biraz düzelteyim; yapıldı aslında, dörtlü hükümet zamanı deneyimlendi, kendine yeter olma pratiği yapıldı. Hatta son iki azınlık hükümeti de aylardır Türkiye’den para almıyor, alamıyor.

    Peki bizim buralarda para almadan devlet yönetme pratiğinin boyu nedir, hacmi nedir, nereye kadardır? Hemen söyleyeyim; devlet çalışanlarının maaşlarını ödemeye kadar…

    Gördüğünüz gibi hükümet, devlet çalışanlarının maaşlarını ödemekten başka yükümlülüklerini yerine getiremiyor. Bakın aylardır ilaç satın almaktan bile aciz bir hükümetimiz var…

    Peki bir devlet, yalnızca devlet çalışanlarının maaşları için mi vardır? Ülkemizde öyle maalesef…

    Ha böyle giderse onu da ödeyemeyecek hale gelecek, ilk sorun zaten 13’üncü maaşlar için kaynak bulmaktır… Durum çok kötü, ülke perişan… Eski yöntemlerle yeni şeylerin ortaya çıkmasını beklemek saflık olur…

    Evet bugünümüz geçmişten çok kötü ama dediğim gibi geçmiş hatalar nedeniyle bu haldeyiz, gideceğimiz köyün minareleri çoktan görülmüştü de biz görmek istememiştik…

DİĞER YAZILARI
19/12/2021 17:54
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: “Geçmişi arar olduk” diyorsunuz lâkin geçmişin hataları getirdi bizi bu günlere
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.