Girne Üniversitesi, 60+ Yaş Tazelenme Üniversitesi “Medyada Yaşa Bakış Paneli” düzenledi
20/10/2026
Girne Üniversitesi 60 + Yaş Tazelenme Üniversitesi’nin düzenlediği “Medyada Yaşa Bakış “Paneli bugün yapıldı.
Panel Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane Konferans Salonunda yer aldı.
“Medyada Yaşa Bakış paneli konuşmacıları , Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Araştırmacı Gazeteci Ayşemden Akın, Hasan Karaokçu, Meryem Çavuşoğlu Özkurt ve Özgül Gürkut Mutluyakalı , “Medya Yaşlılığı nasıl görüyor ve toplum yaşlılık algısını nasıl şekillendiriyor?”, “Yaşlıların Hakkında mı konuşuyoruz, yoksa yaşlılar ile birlikte mi konuşuyoruz?”,” Medyanın kullandığı dil,yaşlılığa ilişkin toplumsal bakış açısını nasıl etkiliyor?”, “Yaşlılar ve Yeni Medya:Yalnızca izleyici mi,içerik üretici mi?” konularına değindi.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Araştırmacı Gazeteci Ayşemden Akın , Medya dilinde yaş ayrımcılığını aşmak ve yaşlı bireyleri haberin öznesi haline getirmek konulu bir sunum yaptı.
Medyanın yaşlı bireyleri ele alış biçimindeki stereotipleri, ayrımcı dili ve hatalı görsel kullanımını eleştiren Ayşemden Akın, medyanın yaşlıları ya "mağdur, hasta ve yardıma muhtaç" ya da "süper yaşlı" olarak iki uçta konumlandırarak gerçekliği çarpıttığını savundu.
Medyanın yaşlılığı sürekli bir "çaresizlik" veya "kusursuzluk" kalıbına sokması, toplumdaki yaşlılık algısını olumsuz etkilediğini belirten Akın,
Habercilikte yaşlıların özne olarak görülmediği, onların yerine yakınlarının veya uzmanların konuşturulduğunu belirten Akın, haberlerde yaşlıların bizzat kendilerine yer verilmemesi, onların sesinin duyulmasını engellendiğini ve yaşlıların özne olmaktan çıkaran bu tutumun yanlış olduğunu kaydetti.

Gazeteciler, yaşlıları birer birey olarak kabul edip onların görüşlerine doğrudan başvurması gerektiğini ifade eden Ayşemden Akın,medyada kullanılan dil ve üslupta, "Yaşlılarımız", "amcamız/teyzemiz" gibi vesayetçi ve babacan ifadeler yerine, bireyin isminin ve mesleğinin kullanıldığı, saygı ile şefkatin karıştırılmadığı bir dil benimsenmesi , "Yaşına rağmen" gibi ayrımcı kalıplardan kaçınılması gerektiğine vurgu yaptı.
Kırışmış eller veya teknoloji karşısında çaresiz yaşlı fotoğrafları gibi klişelerden vazgeçilmesi gerektiğini de söyleyen Ayşemden Akın, görsellerin , haberin içeriğiyle tutarlı ve bireyi edilgenleştirmeyen nitelikte olması gerektiğini anlattı.
Akın, Gazeteciler Birliği çatısı altında, yaş odaklı habercilik için 28 maddelik bir rehber hazırlanması kararlaştırıldığını da anımsattı..
Araştırmacı Gazeteci-Yazar Hasan Karaokçu da konuşmasında, Kıbrıs'ta Yaşlıların Dijital Medya Okuryazarlığı, Siber Güvenlik Riskleri ve Toplumsal Farkındalık İhtiyacına değindi..
Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta yaşlı bireylere yönelik yürütülen medya okuryazarlığı çalışmalarını, dijital dünyadaki riskleri ve bu alandaki eksiklikler hakkında bilgi veren Karaokçu, her iki bölgede de yaşlıların , dijital dışlanmayı önlemek, siber dolandırıcılıktan korunmak ve sahte haberleri ayırt edebilmek adına eğitime ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Kuzey Kıbrıs’ta akademik çalışmaların toplumsal faydaya dönüştürülmesindeki zayıflıklar ve veri eksikliği dikkat çeken Karaokçu, Güney Kıbrıs’ta AB fonlarıyla desteklenen ancak süreklilik arz etmeyen projelerin varlığının öne çıktığını belirtti.
Genel olarak, her iki tarafta da yaşlı nüfusun büyük bir kısmının medya okuryazarlığı konusunda yetersiz olduğunu ifade eden Karaokçu, bu konuda devlet politikalarına acil ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
.jpeg)
BRTK Eski Müdürü –İletişim Uzmanı Meryem Çavuşoğlu Özkurt da , Medya ve Toplumda Yaş Almış Bireylerin Temsili: Algılar, Değişimler ve Gerçekler konulu sunum gerçekleştirdi.
Yaşlılık kavramının toplumdaki ve medyadaki algısını ele alan Özkurt, yaş almış bireylerin sadece "yardıma muhtaç" veya "yoksul" profillerle değil, tecrübeleri ve fikirleriyle topluma değer katan bireyler olarak konumlandırılması gerektiğini vurguladı.
70’lerden günümüze, medyanın yaşlılara yüklediği tek boyutlu rollerin tarihsel süreçteki değişimine değinen Özkurt, özellikle reyting ve ticari kaygıların, yaşlılar ve kadınlar gibi grupların medyada temsilini olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Yaş almış bireylerin, dezenformasyon ve yalan haberlere karşı daha temkinli oldukları; bu nedenle tecrübeleriyle doğru ve güvenilir haber kaynaklarını tercih ettiklerini de dile getiren Özkurt, medya kuruluşlarının , siyasi güç ya da para odaklı yapılarının toplumsal değerleri göz ardı etmesine neden olduğunu bu durumun da etik sorunları beraberinde getirdiğini söyledi.
TAK Yönetim Kurulu Başkanı –Gazeteci yazar Özgül Gürkut Mutluyakalı da,yaşlılık döneminin bir son, bir yük ya da mağduriyet dönemi değil,tecrübenin, bilgeliğin , üretimin, öğrenmenin ve toplumsal katılımın devam ettiği doğal bir yaşam evresi olduğunu vurguladı.
Yaşlıların sadece fiziksel bakım ihtiyaçları olan bireyler olarak değil; deneyimleri, kültürel hafızaları ve potansiyelleriyle toplumun aktif bir parçası olarak görülmesi gerektiğini dile getiren Mutluyakalı, yaşlılara yönelik şiddet ve ihmal vakalarının toplumsal bir utanç kaynağı olduğunu, sosyal devletin bu alandaki eksikliklerinin giderilmesi ve yaşlıların kamusal alanda daha görünür kılınması gerektiğine vurgu yaptı.
Yaşlıların onurlu bir yaşam sürmeleri için sağlık ve sosyal hizmetlere erişimi, sosyal devletin gücünün bir göstergesi olduğunu ifade eden Mutluyakalı, mevcut bakım hizmetlerinin yetersizliği ve denetim eksikliği eleştirdi.
Yaşlıların ihtiyaçlarının, sadece yemek,ilaç , temizlik , bakım gibi fiziksel ihtiyaçlar olmadığını dile getiren Mutluyakalı, aile içi bağlar ve psikolojik destek gibi duygusal ihtiyaçların onlar için daha hayati bir önem taşıdığını söyledi.

Yaşlıların, kendi çocukları tarafından sadece "bakıcı" veya "torun bakan kişi " rollerine hapsedilmemesi gerektiğine de dikkat çeken Mutluyakalı, yaş alan bireylerin kamusal hayata, gönüllü çalışmalara ve sosyal aktivitelere aktif katılımlarının teşvik edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Medyanın yaşlıları ,kalıplaşmış "yardıma muhtaç" figürler olarak yansıtmak yerine, onların hikayelerine ve uzmanlıklarına yer vererek toplumsal algıyı dönüştürmesi gerektiğini da ifade eden Mutluyakalı, topluma önemli hizmetleri bulunan yaşlıların, hayat hikayelerinin, biyografi ve otobiyografi çalışmalarıyla toplumsal hafızaya kazandırılmasının önemina vurgu yaptı.
Kamusal alanların, yaşlıların ve engellilerin erişimine uygun bir şekilde düzenlenmesinin de bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.



























































































































































































