Güneydeki camiler, kuzeydeki kiliseler

ads ads ads
08/12/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  İnsanın yine insandan intikam almak, düşmanlık yapmak, karşı tarafın canını sıkmak, bazen maddi bazen manevi olarak zarar vermek için başvurduğu değişik çirkin yollar vardır.

  İnsanoğlu işte; bazen binaları bombalar ya da kundaklar, bazen otomobilleri… Hatta ormanları da yakar…

  Bazen savaşlarda, anlaşmazlıklarda tarihi eserler, dini yerler, kültürel miras da hedef alınır.

  Örneğin, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), işgali altındaki yerlerde kültürel mirası, yakıyor, yıkıyor, bombalıyor, yok ediyor.

  Kıbrıs tarihinde de kültürel miras üzerinden hesaplaşmalar, çatışmalar hatta provokasyonlar vardır…

  Camiler, kiliseler üzerinden anlamsız bir can yakma ya da can sıkma, öfkelendirme, intikam alma olaylarına tanık olundu.

  Geçmişte Güney Kıbrıs’taki bazı camiler, fanatik kesimlerce, bombalandı, kundaklandı.

  Bu çirkin saldırıların genellikle failleri de bulunmadı; bulunmalıydı, cezalandırılmalıydı, caydırıcı olunması için…

  Böyle saldırılar olduğunda, bizim tarafta birçok kesim kınama yarışına giriyor.

  Kınamasınlar, tepki göstermesinler mi? Kınanasın, eleştirilsin tabii ama amacını aşmamalı.

  Bu kınamaların çoğunda, “bazı fanatiklerin yaptığı çirkinliği” koca bir topluma mal ederler, sanki her bir fert bundan sorumluymuş ya da koca bir toplum bunu tasvip ediyormuş gibi.

  Hemen o klasik sözü de patlatırlar; “Gördünüz işte, bunlarla anlaşma, çözüm olmaz” diye…

  Bazılarının zarara uğratılan binayı düşündüğü falan da yoktur, onlar için karşı tarafa lâf yetiştirme fırsatı bulmaktır önemli olan.

  Geçen hafta yine Güney Kıbrıs’ta ‘Larnaka Büyük Camisi’ne Molotof kokteylli saldırıda bulunuldu, bina yakılmaya çalışıldı.

  Daha olayın ne olduğunu, kimin saldırı düzenlediğini, polisin neler bulduğunu beklemeden başladı kınama yarışı…

   KKTC’de yetiştiren bir açıklama yaptı, verdi veriştirdi… Hem de ne sözler ne ifadeler, sanki de savaş ilan edecekler.

   Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, saldırıyı "Rum vandalizmi" diye nitelendirdi, “ırkçı ve faşist saldırı” dedi ve Anastasiadis Hükümeti’ne yapması gerekenlerle ilgili ders de verdi.

   KKTC’de sıra sıra kınamalar yapmaları yetmedi, Türkiyeli yetkilileri de yanılttılar, onlar da sert açıklamalar yaptı. Türkiye havuz medyası en sert ifadelerle olayı gündemine aldı.

   Tüm bu tantanadan sonra binayı 27 yaşındaki bir Suriyeli mültecinin yakmaya çalıştığı ortaya çıktı.

    Cami hocasının gece camide uyumasına izin vermemesi üzerine Suriyeli evsiz genç, camiyi yakmaya çalışmış. Yani olay, milliyetçi ya da ırksal nedenlerle gerçekleşmedi.

    Bir gün bekleselerdi, gerçeği öğreneceklerdi, mal bulmuş mağribi gibi açıklama yarışına girmeyeceklerdi. Hade bakalım, o kadar lâf ne olacak?

    Şimdi gelelim bu cami- kilise kavgasında bizim sicilimize, yani Kuzey Kıbrıs’ta yaptıklarımıza.

    Çok üzgünüm ve çok özür dilerim ama bizim yüzümüz mü var “Rumlar güneydeki camilerimize zarar veriyor” diye feveran etmeye?

    Gezin köyleri de bir bakın bakalım Kuzey Kıbrıs’ta kiliselere neler yapılmış?

    Mandıraya dönüştürülen mi istersiniz, atölyeye çevrilen mi, yıkılan veya yıkılmaya terk edilen mi? Aklınıza ne gelirse var…

    Kiliseden camiye dönüştürülenler şanslı, bu şekilde yıkılmamış ya da yıkılmaya terk edilmemiş oluyorlar…

   Bizim tarafta kiliseler bombalanmıyor ya da kundaklanmıyor diye sevinebilirsiniz ama birçoğunun bombalanacak ya da kundaklanacak hali bile kalmadı, zaten yıkılıyorlar, dökülüyorlar.

   Kimisinin merteğini, kalasını, demirini, tahtasını çalıp gitti kimileri, kimisinin taşlarını…

   İçindeki eşyaları hiç söylemeyeyim, zaten onlar yıllar önce ganimet edildi.

   Üzülerek söylemek isterim ki; Güney Kıbrıs’ta arada bazı fanatikler çirkin saldırılar yapıyor ama orada camilerimiz daha iyi korunuyor. Hatta bombalanan, kundaklanan camiler, tamir de ediliyor. Maalesef biz kuzeyde kiliseleri o şekilde korumuyoruz.

   İnsanoğlu işte; kendi gözündeki merteği görmez de elin gözündeki çöpü görür.

   İnsan başkasını suçlarken durumuna bakar biraz, değil mi?

   Gidin köylere bir de Rum mezarlıklarına bakın bakalım, onlar tam bir felaket, içler acısı…

   Bir binayı mahvetmek, yıkmak için her zaman Molotof kokteyli ya da bomba atmaya, onu kundaklamaya gerek yoktur, başka türlü de yıkılıyor maalesef…

    Bunları yazdım diye bana Rumcu falan demeyin, yazdıklarım gerçektir…

    Gerçeği görmek için birkaç köye uğramanız yeterlidir…

    Camilerimize saldıranları kınayalım ama kendimiz ne yapıyoruz ona da bir bakalım lütfen.

    Samimiyetsizlik her tarafımıza işlemiş, bizi yok ediyor, farkında bile değiliz…

DİĞER YAZILARI
08/12/2021 22:56
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Güneydeki camiler, kuzeydeki kiliseler
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.