“Güngör’deki ihale, peşkeş zihniyetinin açık bir göstergesidir” diyenler haksız mı?

ads ads ads
29/04/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Ülkemizde hükümet edenler, yasalara uymama, Anayasayı çiğneme, kuralları ihlal etme eğiliminde ısrarlı, tüm eleştirilere, tepkilere rağmen fırsatını buldular mı deliyorlar.

  Eğer yasaları çiğneyemezlerse de kitabına uyduruyorlar…

  Kâğıt üzerinde yasal gibi görünse de bir yolunu buluyor ve oradan istedikleri sonuca ulaşıyorlar.

  İktidarda olanlar, illaki devlet olanaklarını peşkeş çekecek.

  “Dağıta dağıta bir şey kalmadı” diyor bazı kimseler ama doğru değil, onlar mutlaka dağıtacak bir şey buluyorlar.

  Toplum yararına icraat yapıp da yeniden iktidara gelmeyi denemek yerine peşkeş çekerek iktidarını koruma zihniyetinden bir tülü vazgeçmiyorlar.

  İşte peşkeş hevesinin son örneği; Güngör’deki “Atık Transfer İstasyonu Kurulumu ve Atıkların Taşınması İhalesi…”

  Bugün kapanması gereken ihale, gelen yoğun tepkiler üzerine 17 Mayıs’a kadar uzatıldı ya da ertelendi.

   Merkezi İhale Komisyonu (MİK), erteleme gerekçelerinden birisinin; “ihaleye yönelik çok sayıda kurum, kuruluş ve katılımcı firmadan gelen itirazların değerlendirilmesi” olduğunu açıkladı. 

   MİK açıklamasında, öte yandan “ihaleye katılmak isteyen şirketlerin zaman talebi, konunun ara emri talebiyle mahkemede görülecek olması, rekabet koşullarının daha geniş yelpazede oluşması için” kamu yararı adına ertelendiğini de duyurdu.

     İyi hoş da birçok kurum, kuruluş, katılımcı firma bu ihale şartnamesindeki anormallikleri, yasal engelleri, fırsat eşitliği ilkesine uygun olmamasını, belli firmaları işaret ettiğini görebildi de bunu hazırlayanlar ve MİK neden görmedi acaba?

  Yani baktığın zaman bir ihale hazırlanmış olması ve kâğıt üzerinde yasaya uyulmuş gibi görülmesi yeterli midir?

  Demek ki ihaleye çıkmakla bitmiyor, öyle bir ihale şartnamesi hazırlarlar ki kazanacak olan adeta işaret edilir.

  Öyle bir ihale şartnamesi hazırlarlar ki Kuzey Kıbrıs’tan hiçbir firma o şartları yerine getiremez.

  İhale şartnamesini hazırlayanlar, herkesi ahmak ya da enayi zannediyor.

  Otur sen bir şartname hazırla, onu kimin kazanacağı belli olsun, ülkedeki kendi firmaların da ağızını ayaza açsın…

  Fırsat eşitliğine aykırı, peşkeş amaçlı ihale hazırlandı, yerli yatırımcı oyun dışı bırakıldı.

  İhaleye yönelik birçok tepki geldi… Tepki gösterenler, ihale şartnamesinin hem belli şirketlerin işaret edilmesi, hem de hatalar, çelişkiler ve muğlak noktalar içermesi bakımından sıkıntılı olduğunu söylüyor.

  Bu nedenle ihale şartnamesinin yeniden düzenlenip, tekrardan ihaleye çıkılması gerektiği vurgulandı.

  Bakın MİK ne diyor; “Ertelenmesiydi, konu ara emri talebiyle mahkemede görülecekti…”

  E tamam da böyle olacağı tahmin edilmedi mi?

  İhaleyi okuyanlar ve katılmak isteyenler ahmak mı? “E ne yapalım böyle yapılmış, kaderimize razı olacağız” mı diyeceklerdi?

  “Güngör’deki ihale, peşkeş zihniyetinin açık bir göstergesidir” diyenler haksız mı? Haksız değildirler. Durum ortada zaten, ihale maddelerini okuyanlar başka bir şey düşünemiyor.

 Bu olay gösteriyor ki; peşkeş zihniyeti yönetenlerin iliklerine kadar işledi.

 Ne yani şimdi bize “Hata oldu”, “istemeden oldu” falan mı diyecekler?

 Bu kadar ustalıklı hata mı olur? Bu kadar ustalıklı bir şekilde yerli firmaları ihale dışı bırakacak madde koymak hata olabilir mi?

  Hem hata yapan hem de yangından mal kaçırırcasına alelacele ihaleyi açanlar, kendilerini açıkgöz mü sanıyor?

  Şartnamede yer alan “LFG (Landfill Gas - Depo Gazı) ve/veya Biyolojik İşlem (Kuru Fermantasyon Tesisi) teknolojisi ile elektrik enerjisi üretim tesisi kurulumu ve işletilmesi” koşulunun bir engel olmadığını mı söyleyecekler bize?

   Bu işi yapan firmanın KKTC’de bulunmadığını, zaten bulunmasının mümkün de olmadığını “Kuzey Kıbrıs’ta KIB-TEK ve AKSA dışında elektrik üretimi yapılmadığını”, bu koşulla yabancı firmaların işaret edildiğini anlamayacak mı kimse?

   Yine koşullardan olan “atık transfer istasyonu kurulumu sorumluluğu ve yetkisinin” de Kuzey Kıbrıs’ta devlet kurumlarına ait olduğunu, bu alanda şartnamede işletme tecrübesi istenmesinin ülkemiz firmalarını ihaleden dışladığı, yurtdışı yatırımcılarının ihaleyi almasını işaret ettiği görülmeyecek miydi?

   Çevre Mühendisleri Odası, ülkenin gelecek 30 yıllık katı atık politikasını belirleyecek bir ihalede, konunun direkt muhatabı olan odalarından veya odaya üye herhangi bir çevre mühendisinden şartname aşamasında, ihale sürecinde veya sonrasında oluşacak süreçlerde hiçbir görüş alınmamasını, sürece dahil edilmemesini kınadı ve kabul edilemez buldu.

   Sormazlar, danışmazlar, dahil etmezler tabii. Çünkü onlar ortaya doğru dürüst bir şey çıkmasını istemezler ki… Tepkilerini ortaya koyan Çevre Mühendisleri Odası’na, Elektrik Mühendisleri Odası’na, Ekonomik Örgütler Platformu’na niye sorsunlar, niye danışsınlar?

   Sorup, danışsalar fırsat eşitliğine aykırı bir şartname hazırlayamazlardı, ülkemiz firmalarını dışlayamazlardı, yurt dışından firmaları işaret edemezlerdi.

   Görelim bakalım bu erteleme zaman kazanma amaçlı mı yoksa gerçekten işaret edilen yanlışlıklar düzeltilecek mi?

 

 

 

DİĞER YAZILARI
29/04/2022 20:27
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: “Güngör’deki ihale, peşkeş zihniyetinin açık bir göstergesidir” diyenler haksız mı?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.