“Güvenli, huzurlu turizm- eğitim adası” imajı için tek tek örülen tuğlaların böyle yıkılması yazık değil mi?

ads ads ads
10/02/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Halil Falyalı cinayetiyle ilgili ortada ciddi bir bilgi kirliliği var… Tabii bolca da gereksiz, alakasız tartışma…

   Türkiye medyasındaki arkadaşlarımız, bin bir türlü iddia atıyorlar ortaya, senaryolar yazıyorlar.

   Bazı şeyleri korkusuzca yazmaları gazetecilik açısından takdir edilesidir ama öylesine saçma, öylesine absürt şeyler yazıyorlar ya da söylüyorlar ki insan gülse mi öfkelense mi şaşırıyor.

    Bazıları Kıbrıs’ı bile bilmeden yanlış bilgiler veriyorlar… İnsan o yanlış bilgileri, yanlış yer adlarını ve yanlış yazılan eski Başbakanın ismini görünce, o yazı içindeki diğer konulara da inanamıyor, inanmakta tereddüt ediyor.

     Eğer bazı şeyler Kıbrıs’la ilgili yanlış yazılıyorsa, diğer yazılanların da yanlış, hatalı olmayacağını kim garanti edebilir ki?

    Dediğim gibi, Türkiye medyasında tabii ki kayda değer haberler ve köşe yazıları var ama konuyu başka tarafa çekecek, özünden uzaklaştıracak tartışmalar da başlatıyorlar, “TMT tartışması” gibi…

    Cinayeti konuşurken TMT’yi dile dolamak, bu aşamada hiçbir işe yaramayan, konuyla ilgisi de olmayan gereksiz tartışma açmaya, onun üzerinden gereksiz birçok açıklamanın yapılmasına neden oluyor.

    Bu bilgi kirliliğinin ve gereksiz tartışmaların cinayetin aydınlatılmasının seyrine ve KKTC’ye bir faydası yok ama ortada sıradan bir olay yok, korkunç ve profesyonelce işlenen bir cinayet var.

   Cinayetin ucu Türkiye’deki karanlık odaklara dayanıyorken, birileri bir kişiyi tehdit ya da rakip görerek ortadan kaldırmak için cinayet işliyor, bir tür hesap kesme veya hesaplaşma yaşanıyorken kimseye “yazmayın” ya da “konuşmayın” demeye hakkımız yok.

  Bu cinayet, KKTC ve Türkiye medyası dışında birçok uluslararası medyada da yer aldı. Yer alması da gazeteciliğin doğası gereği normal…

  Turizm ve eğitim adası dediğimiz KKTC için tabii ki kötü bir propaganda.

  Bu korkunç cinayet, KKTC’de güvenlik zafiyeti olduğu intibaı yaratıyor ama bunun suçlusu bunu yazan, konuşan Türkiye medyası ya da diğer uluslararası medya değil, yine biziz…

   Mesele, bu gibi olaylar olduktan sonra “ah- vah” çekmek, konuşulanlara, yazılanlara kızmak, “bize zarar veriyorlar” demek değil, bu gibi olaylar yaşanmadan bunlara engel olmaktır.

   Bazı kirli işlerin KKTC’de döndüğü, yasadışı odakların buralarda fink attığı, KKTC’nin tanınmamışlığının ve uluslararası hukuk dışında olmasının karanlık odaklar tarafından kullanıldığı bilinen bir gerçektir, uluslararası raporlara kadar girmiştir.

    “Böyle şeyler yoktur, bunlar iddiadır, şehir efsanesidir, KKTC’ye çamur atılmaktadır” diyebilirsiniz ama bunu söyleyenler kendini kandırmaktadır.

    Kirliliği daha ne kadar halı altına saklayacağız, işte gün gelir böyle ortaya saçılır.

    Bu gibi işlere, ilişkilere izin vermezsek, işte böyle ülkemizin kötü şekilde anılmasına yol açan olaylara da sebebiyet vermemiş oluruz.

    Ülke yöneticileri KKTC’ye dış yatırımcı çağırmaktadır. Peki sorarım size, yasalar çerçevesinde, temiz çalışmak isteyen, hukuk çerçevesinde iş yapmayı arzu eden yatırımcılar, bu tür kurşunlamaları, mafyatik cinayetleri görünce, duyunca KKTC’de yatırım yapmak ister mi sizce?

    Bırakın yabancıyı; bu ülkenin yatırımcıları, iş insanları kendini güvende hisseder mi bu olaydan sonra? Peki, bu ülkenin sıradan vatandaşı kendisini güvende hisseder mi?

    Yıllardır turizmde ve üniversiteleşmede “güvenli- huzurlu ada” imajını yükseltmeye çalışan, bunun için tek tek tuğla öğren çevrelerin yarattığı, yaratmaya çalıştığı imaj işte böyle olaylarla bir anda yıkılır. Yazık değil mi bu emeklere, bu uğurda yapılan yatırımlara?  

    Bir ay içinde bu ülkede iki kurşunlama olayı yaşandı, birinde tehdit amaçlı ayaktan vurdular, diğerinde çok vahşi bir şekilde iki kişiyi öldürdüler.

     Hem de öyle bir imaj çizdi ki bu katiller ve onları azmettirenler, bu ülkede istedikleri kişiyi veya kişileri çok rahat öldürebiliyorlar ve buna kimse de engel olamıyor.

    Bana isterseniz önyargılı deyin ama ben olayla ilgili tutuklamalar olmasına rağmen katilleri azmettiren veya azmettirenlerin ortaya çıkacağına inanmıyorum.

    Deniyor ki; “Polis çok iyi çalışıyor, Türkiye ile istişare içinde de bulgulara ulaşıyor…”

    Olabilir, bu saate kadar polis iyi çalıştı, bundan sonra da aynı titizlikte çalışabilir, bu çalışmasından dolayı takdir de edilebilir ama polisin yapacağı da bir yere kadardır.

    Olay, sıradan bir cinayet değildir, ucu karanlık odaklara dayanmaktadır; mesele büyüktür, esas başarı bu gibi olayların olmasını önceden engellemektir, mesele bataklığı kurutmaktır. Ancak öyle bir niyeti olmadı bu ülkeyi yönetenlerin, öyle yetkileri olduğunun farkında bile değiller sanki.

    Yasadışılıklara son vermeyi düşünmeyenler, karanlık odakların buralarda fink atmasını görmezden gelenler, yok sayanlar, bu tür olayların, bu tür hesaplaşmaların bu topraklarda devam etmeyeceğini garanti edebilir mi? Edemezler tabii ki…

    Bu devletin tanınmamışlığının faydası olduğunu düşünenler ve bunun üzerinden politika belirlemek isteyenler bilsinler ki tanınmamışlık ve uluslararası hukuk dışında kalmak bazı odaklara dokunulmazlık sağladığı için bize fayda değil hep bela getirmiştir ve bu akılla gidersek bela getirmeye de devam edecektir.       

     

DİĞER YAZILARI
10/02/2022 20:17
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: “Güvenli, huzurlu turizm- eğitim adası” imajı için tek tek örülen tuğlaların böyle yıkılması yazık değil mi?
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.