Güzelyurt halkı ihmal edildiği, göçe zorlandığı için bir milletvekilini kaybetti

ads ads ads ads
28/11/2021

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Erken genel seçime giderken Güzelyurt milletvekili sayısının 4’ten 3’e düşmesi Güzelyurt halkını çok üzdü, aynı zamanda öfkelendirdi de…

   Birçok Güzelyurtlu bu durumun düzelmesini, aksi takdirde seçimi boykot edeceğini söylüyor.

   Güzelyurt’un ileri gelenlerinin, bazı siyasilerin de bu konuda girişimler yaptığı belirtiliyor.

   Güzelyurt’tan bir milletvekilinin alınması ve sayısının 3’e düşmesi, Girne’nin ise milletvekili sayısının 10 olan 11’e yükselmesi yine bazı tartışmaları gündeme getirdi.

   Birincisi Güzelyurt’a yönelik yıllardır gelip giden hükümetlerin ilgisizliği sonucu, bu kentten göçlerle nüfusun azalması…

   İkincisi de ülke nüfusumuzun ne kadar olduğu yönündeki tartışmaların yine alevlenmesi...

   Yüksek Seçim Kurulu’nun son olarak dikkate aldığı nüfus sayısı ile zaman zaman ülke yöneticilerinin, Başbakanların, İçişleri Bakanlarının açıkladığı rakam örtüşmüyor.

    Ülkemizde en son 2011 yılında nüfus sayımı yapıldı, o yıldan sonra, doğumlar, ölümler, konut sayısı, yapılan vatandaşlıklar gibi bazı kriterler dikkate alınarak, sürekli tahminler yapılıyor…

    “Tahminler” diyorum, çünkü kimse kesin bir rakam söyleyemiyor, yetkililerin verdiği rakamlar zaman zaman çelişiyor.

    Elbette devletin kendince elinde bazı argümanları, bazı verileri vardır ama kamu çalışma yönteminin verimsizliği, partizanca işler yapan bazı siyasilere yönelik güvensizlik hep ülke nüfusuyla ilgili “acaba” dedirtmiştir.

    Güzelyurtlular üzgün ve öfkeli, çünkü kimsenin tam nüfus rakamını veremediği ülkemizde, nüfusa dayalı ya da nüfus gerekçeli bir şekilde milletvekili kaybettiler.

    Gerçi Girne’nin nüfusunun aşırı arttığı, Güzelyurt’ta ise nüfusun az olduğu gözle bile görülüyor ama yine de resmi bir sayım olmadığı sürece bu tartışmalar sürecek.

    Hangi yöntemle yapılırsa yapılsın, ülkede bir sayım yapılması şarttır, artık KKTC nüfusunun farazi durumundan çıkarılması gerekmektedir.

     Acı olan nedir biliyor musunuz? Aşırı betonlaşma ve kaldırabileceğinden fazla nüfus barındıran ve bu nedenle hem çirkinleşen hem de sorunlar yaşayan, oralarda ikamet edenleri mutsuz eden Girne, milletvekili sayısı açısından avantajlı duruma gelirken, nispeten daha bakir, daha sakin olan Güzelyurt ise bir milletvekili kaybetti. Olumsuz tarafın avantaja dönüştüğü ilginç bir durum…

    Ülke içi göçün en fazla olduğu kent Güzelyurt’tur…  Peki, Güzelyurtlu neden kaçıyor Güzelyurt’tan, neden Gönyeli Yenikent’te adeta küçük bir Güzelyurt yaratıldı? Neden artık yeni doğan Güzelyurtlular Lefkoşalı yazılıyor?

    Gelip giden hükümetler neden Güzelyurt halkını memnun edemiyor? Güzelyurt’u ziyaret eden siyasiler, “Asla Güzelyurt’u Rumlara vermeyiz” diyor demesine de vermeyeceği bu kente neden gereken önemi vermiyorlar?

    Ülkenin en batısındaki Güzelyurt ile Lefke kentleri ve çevresi, yıllardır beklediği ilgiyi görmüyor, bu bölge ihmal edilmiştir, hiçbir kapsamlı projenin, genel bir gelişme planının parçası olamamıştır.

    Güzelyurt ve Lefke, ilçedirler ama hiçbir zaman gerçek anlamda bir ilçe olmamışlardır, ne devlet daire ve kurumları gerçek anlamda hizmet verebiliyor ne de bölgede yıllardır tekrarlanan sorunlara çare bulunabiliyor.

    Güzelyurt esnafı ve bazı sivil toplum örgütleri eylem düzenliyor, sert açıklamalarda bulunuyor, bunun üzerine onlara “yapacağız, edeceğiz” deniliyor, biraz makyajlanıyor oraları ama sorunlar devam ediyor.

    Bölgeyi bırakın geliştirmeyi, tam tersine geriye gitme durumu vardır ve halk da çareyi oradan kaçmakta, Lefkoşa’ya, Gönyeli Yenilkent’e yerleşmekte buluyor.

   “Güzelyurt’u kesinlikle Rumlara vermeyiz” diyorlar ama oraya yatırım yapmayarak, ilgisiz davranarak aslında gözden çıkardıklarını gösteriyorlar, söylem ile eylem birbirini tutmuyor.  

    Şimdi hepsini saymayayım ama en önemlilerinden birini söyleyeyim; mesela Güzelyurt Hastanesi, defalarca söz verilmesine rağmen yıllardır bir türlü bitirilemiyor, yıllardır öylece yarım inşaat bekliyor.  

      Bu arada Güzelyurt mahkeme binaları bakımsızlıktan dökülüyor ne bakım görüyor ne de malzeme ve personel bakımından destekleniyor. Cumartesi- pazar günleri Güzelyurt Mahkemesi hizmet veremiyor, ihtiyaç duyulduğunda Lefkoşa’ya taşınılıyor. Lefke Mahkeme binalarının tadilatı zaten yıllardır yapılamadı, Lefke’deki davalar da Güzelyurt Mahkemesi’nde görülüyor.

   Güzelyurt’un en iyi tarafı olan tarım bile geriliyor, sanayi desen yok, turistleri çekecek bir şehir organizasyonu yok, gençleri kentte tutacak etkinlik, iş ortamı/ mesleki alan yok, sosyal konut gibi özendirecek bir proje yok…

   Yoklar kentinin halkı tabii ki göç eder ve sonuçta bir milletvekilini de Girne’ye kaptırır.

   Sosyal medyada yapılan bazı tartışmalarda Güzelyurt halkının ruh halini anlamayan kesimler olduğunu görüyorum. Bir milletvekili kaybedilmesine neden bu kadar duygusal bakıldığı soruluyor, “Bir milletvekili olsa ne olacak olmasa ne olacak?” deniliyor.  

   Mesele şu ki; zaten ihmal edilmişliğin üzüntüsünü ve öfkesini yaşayan Güzelyurt halkı, üstüne üstlük bir de bu ihmal edilmişliğin dolaylı sonucu olarak bir milletvekilini kaybediyor.

   Hem bölge halkını ihmal et, göçe zorla, hem de bunun sonucu olarak bir milletvekili gitsin ceza gibi… Güzelyurtlu üzülmesin, kızmasın, tepki koymasın da ne yapsın?

DİĞER YAZILARI
28/11/2021 21:42
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.