Hade yiyin birbirinizi da tamamdır!

ads ads ads
21/03/2020

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Şimdi anladınız mı Haber Kıbrıs seçimin neden bir yıl ertelenmesini istiyor?

   Zor bir dönemden geçiyoruz, tüm topluma birliktelik, yardımlaşma mesajı vermekle yükümlü politikacılarımız maalesef birbirine laf yetiştirmeye başladı. Gerçi, koronavirüs krizi süresince satır aralarında birbirlerine inceden göndermeler yaptılar, bunları da fark ediyoruz ama bugün tam patlama oldu, demeçler, suçlamalar birbirini izledi. Hade bakayım, yiyin birbirinizi. Yiyin birbirinizi de tamamdır… Sanki de halk bunu bekliyor…

   Tabii arka arkaya gelen açıklamalar nedeniyle genelleme yaptım ama fitili yakan Başbakan Ersin Tatar oldu… Öğrencilerin bazı odaları hazır olmadığı için girmek istemediği yurt binasını ziyaret eden Ersin Tatar, burada önüne gelene lâf yetiştirdi. Hatta hükümet ortağına, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’a bile…

    Sayın Tatar’ın söz konusu yurdu ziyaret etmesi normaldir, oranın sahiplerini, işletmecilerini dinlemesi de normaldir ama sabah olay cereyan ettiğinde bir tek kendisinin olmadığı yere giden herkesi topa tutması hiç şık olmadı. Tatar, olay anında orada olamamanın acısını, oraya gidenlerden çıkardı. Tatar’ın Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya, Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’a ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman’a yönelik eleştirileri haksızdır, dayanıksızdır.

    İşletme sahibi şikayet edebilir, sitem edebilir, hazır olmayan 8 oda nedeniyle sosyal medyada yapılan eleştirilerden rahatsız olabilir, gerçekten de işletme sahibi haksız saldırılara da uğramış olabilir, işletmeci, içinde bulunduğu psikoloji nedeniyle öğrencilerden özür dileyen Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’ın bu tavrını kendine hakaret olarak da kabul edebilir, bunların hepsini anlarım ama Sayın Tatar yapamaz, Tatar’ın yaptıklarını anlayamam. Sayın Tatar, sanki de o işletmenin sahibiymiş, ya da halkla ilişkiler sorumlusu gibi davranamaz.

    Tatar, oraya gider, kameralar önünde kısa bir konuşma yapar, ortada iddia edildiği kadar büyük sorun bulunmadığını, aslında kısa bir çabayla tümden hazır hale gelebilecek yurdun her yönüyle yeterli olduğunu söyler, hem zor bir yolculuk yapmış bedenen ve psikolojik olarak yorgun olan öğrencileri hem de işletme sahibini anlayabildiğini, bu aşamada bu gibi sorunlar olabileceğini belirtir, herkesi sağduyuya davet edebilirdi.

    Öyle yapmadı Sayın Tatar? Önüne gelene laf yetiştirdi. Esas sağduyusunu kaybeden kendisi oldu, sonra da herkesi sağduyuya davet etti, “Gün siyaset yapma günü değildir” dedi. Siz Sayın Tatar, ağzınızdan çıkanı duyuyor musunuz ki başkasını sağduyuya davet ediyorsunuz? Bir kere, yurtta bir sorun oldu, bazı odalar hazır olmadığı için öğrenciler girmek istemedi, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, aileler çağrı yaptığı için oraya gitti. Suç mu işlediler? Hade tek tek sıralayayım.

    Orada bir sorun var, 6 saat yolculuk yapıp da gelen öğrenciler ve buradaki aileleri tepkili. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay aranmış. Gitmeyecek miydi? Gerekli tedbiri almayacak mıydı? Tepkili öğrencilerden, ortadaki aksilik için özür dilemesinin ne zararı var? Yeri geldiğinde özür dilemek suç ya da ayıp değil, erdemdir. Evet, herkes anlayışlı olmalı, zor zamandan geçiyoruz, seçme şansımız yok ama uzun bir yolculuk yapmış, farklı duygular içinde olan insanlar, hazır ve hijyen olmayan odaları görünce isyan etti. Durup da onlarla kavga mı etselerdi? İnsan böyle hassas bir noktada, katılmasa bile hükümet ortağını ateşe atmaz, hedef yapmaz, böyle günlerde daha hassas olunur…

   Peki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, oraya gitti diye suçlu mu oldu? Akıncı gelmiş de öğrencileri kışkırtmış. Söylenecek lâf bu mudur, şimdi bu ortamda? Akıncı oraya gitmeden tepki koymuştu zaten öğrenciler de aileleri de… Onları kışkırtan Akıncı değildir. Hele yurdu gezerken Tatar’ın, “O Akıncı nerededir be, gelsin de görsün?” şeklindeki üslubu bir başbakana yakışır mı?

    Sonra, siz bir yurdu ziyaret ediyorsunuz, orada ana muhalefet liderine lâf atmak neyin nesi? “Dome Hotel’i alamadım, hazırlayamadılar. Neredesin Tufan Erhürman, sen kiraladın sendikaya” demek, nasıl bir üsluptur? Siz başbakansınız, ana muhalefet mi verdirecek size oteli, ihaleyi yapan kişi eski başbakandır, siz şu anda başbakansınız, unuttunuz galiba?

   Sayın Tatar, bu arada üstü kapalı İngiltere’den getirtilen öğrencilere de sitem ettiniz. “Getirmeseydik orada kendi başlarına, yalnız kalacaklardı. Becerdik getirttik” demek olmaz Sayın Tatar, sanki de yaptığınız iyiliği yüzlerine vurur gibi…

    Bu öfkeyi sosyal medyadaki tepkilere de bağlamayın. Sosyal medyada kime tepki yok ki? Alışamadınız mı? Olmadı sayın Tatar, hiç olmadı… Siz böyle konuşmalar yapınca, sataştığınız siyasiler de size cevap vermek zorunda kaldı. Kimseye kızmayın, siyaseti yapan sizsiniz. Beni hiç yanlış anlamayın, amacım sizi kötülemek değil. Durum hoş değil, siz böyle coşarak ağzınıza geleni söylerseniz, siz de zarar görürsünüz, partiniz de, hükümetiniz de ülke de… Benden dostça uyarması; yaptığınız ziyaretin birkaç videosunu alıp tekrardan bir izleyin/ dinleyin. Bütün UBP’liler de o videoları bir izlesin. Eğer o videolardaki üsluba “tamam”, o videolardaki üsluba “sağduyulu” diyorsanız, ben de size “duyusal bakıyorsunuz, gerçekçi değilsiniz” diyeceğim…

    Tabii, şimdi anladınız mı Haber Kıbrıs’ın neden “cumhurbaşkanlığı seçimi için 6 ay erteleme yetmeyeceğini söyleyip de bir yıl erteleme gerektiğini” savunduğunu? Bakın işte bu olanlar seçim kaygısının su yüzüne çıkmasıdır, başka bir şey değil.

DİĞER YAZILARI
21/03/2020 18:11
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.