HABER KIBRIS

Hak arama eylemlerinde vatandaşlar mağdur edilmemeli

ads
07/05/2017


Orhan Aydeniz


Demokratik hukuk devletinde çalışanların örgütlenmesi, haklarını aramak için basın bildirileri yayınlaması, eylem ve grev yapması, normal ve  yasaldır.

Yalnız demokratik hakların kullanılması sınırsız olmayıp, başkalarına zarar verebilecek noktada sona erer.

Bu nedenle STÖ yöneticileri hak aramak amacı ile düzenledikleri eylem ve grevler nedeniyle,  vatandaşlara zarar vermemeye özen göstermeli.

 Hükümetler de vatandaşların haklarını korumalı ve düzenlenen eylemler nedeniyle, mağdur edilmesine izin vermemeli.

Ancak ülkemizde bir çok kişi gibi ben de, siyasi iktidarların anavatana baskı aracı olarak yararlanmak amacı ile, STÖ eylemlerine aşırı tolerans gösterdiği ve eylemleri ile söylemlerine hiçbir sınırlama getirmediği görüşündeyim.

Sosyal paylaşım sitelerinde ve medyada ortaya konulan görüşler ve yapılan yorumlar, halkımızın çoğunun sık sık eylem yapılmasından şikayetçi olduğunu gösterir.

Eylem ve grevlerde yolların kapatılması, ulaşımın engellenerek vatandaşların günlük yaşamının felce uğratılması ;

Eylem ve grevlerle devletin işleyişinin ve gündelik hayatın devamının kesintiye uğratılarak  vatandaşların mağdur edilmesi;

Eylemlerde hoş olmayan bayrak ve flamalar taşınması, kışkırtıcı sloganlar atılması, küfür, yumurta,  hatta taş atarak polislerin şiddet kullanmak zorunda bırakılması ve ondan sonra da polis ve hükümetin faşistlikle suçlanması, halkımızın ezici çoğunluğu tarafından hoş karşılanmamaktadır.

Buna rağmen, muhalefette olan siyasiler, haklı haksız tüm eylem ve grevlere arka çıkmaktadır.

Siyasi iktidarlar ise,  uzun süre Avrupa’da yaşayan kişilerin yapıcı uyarı ve önerilerine rağmen,  grev ve eylemlerin uygar ülkelerde olduğu şekilde yapılabilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri yapmamaktadır.

Örneğin batılı uygar ülkelerde grev kararı, 5 kişilik yönetim Kurulu  kararı ile değil, düzenlenen özel olağanüstü kurulda, üye sayısının en az yarısından fazlasının, hatta %75’inin  onayı alınarak yapılabilmektedir.

Ülkemizde ise bazı siyasiler, maalesef başıbozukluğu ve ülkede herkesin istediği şekilde hareket etmesini, demokratik hak olarak görüyor.

Ancak hükümet, eylem ve grevlerle, vatandaşların yaşamının sıkıntıya sokulmaması ve zarara uğratılmaması için önlem almakla yükümlüdür.

Ayrıca devlet saygınlığına gölge düşürücü eylem ve söylemler karşısında mutlaka yasal işlemlerin yapılması gerekir.

Sık sık eylemler nedeniyle yolların kapatılması, trafiğin felç edilmesi, devletin hizmet vermesinin ve okullarda öğrenim hakkının engellenmesi karşısında hükümetin seyirci kalması, demokratlık değildir. Aksine, umursamazlık ve  vatandaşların hakkını korumamaktır.

Ayrıca devlette görevli sendika yöneticilerine tam ödenekli izin hakkı tanınması,  bazı STÖ yöneticilerinin yabancı ülkelerde düzenlenen toplantılara katılıp ulusal tezlerimizi baltalayıcı bildirileri desteklemesine, devletimizin saygınlığına gölge düşürücü eylem ve söylemlerine ses çıkarılmaması, son ajanda  örneğinde görüldüğü gibi, ulusal mücadelemizi kötüleyici dokuman yayınlanıp dağıtılması karşısında gerekli yasal işlem yapılmaması, halkımızın ezici çoğunluğu tarafından hoş karşılanmamaktadır.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: orhan aydeniz
MANŞETLER

HK Orhan Aydeniz

© 2018 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs. Design: LATIS Internet Media Systems