Hamaset söylemleriniz, muhalifleri hain ilan etmeniz, sorunları çözmüyor…

ads ads ads ads
25/07/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Dikkat ediyor musunuz, yine milliyetçi söylemler arttı, yine hamaset söylemleri zirve yaptı, yine eleştiren, sorgulayan kesimlere sözlü saldırılar yükseldi.

  Ülkede sorunlara çare bulmayan, halkın önünü açamayan, normal görevlerini bile yapamayacak duruma gelen ülke yöneticileri, demeç verirken aslan kesiliyor.

   Sorunlara nasıl çözüm bulacakları konusunda herhangi bir şey söyleyemeyenler, 20 Temmuz kutlamalarını ve sonrasında bölgelerdeki şehitleri anma törenlerini fırsat bilip, insanların duygularına yönelik söylemlere sarılıyorlar.

   Kendilerinden “bu halk için ne yapacakları?” konusunda bir şeyler söylemeleri beklenirken, onlar sıraya girmiş BM’yi, AB’yi kınıyorlar, neredeyse tüm dünyaya meydan okuyorlar, tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok misali…

   Uzunca süreden beridir bu ülkede ilaç eksikliği var, kanser hastaları ilaç eksikliği nedeniyle zor günler yaşıyor, endişe ediyor.

   Vatandaşlarımız eski günlere döndü, maddi imkânı olanlar tedavilerini yeniden Türkiye’de yapmaya başladı, Kuzey Kıbrıs’taki eksiliklerden bıktıkları ve endişe ettikleri için…

   Sağlıkta hem personel eksikliği hem cihazlarda arızalanmalar, yetersizlikler hem de ciddi bir ilaç eksikliği var… Hastanelerde birçok tahlil yapılamıyor…

  Hükümet edenler bu sorunu çözmeyi bayram sonrasına ertelemişti, birçok kez birçok şeyi ertelediği gibi…

  Hükümetten alacağı olan birçok kesim bekliyor, hükümet edenler sürekli olarak “maddi kaynak yetersizliğinden” söz ediyor.

   Pahalılık durdurulamıyor, hemen her şey her gün pahalı oluyor…

   10 TL’lik kıyma satın alanların, 20 TL’lik benzin koyanların, çocuklarını doyurmak için aç yattığını söyleyenlerin haberleri yer alıyor gazetelerde, bunları gören, okuyan var mı?

   İşte bunlardır bu ülkenin gerçekleri, siz yapılacak yeni sarayınızın, yeni meclis binanızın rüyasını görürken ülkede bu durumda insanlar var, keşke onların sorunlarına çözüm bulabilseniz.

   Borcunu ömrünün sonuna kadar ödeyemeyecek durumda olanların, batanların, iflas edenlerin, mazbatasından dolayı hapsolanların haberlerini görebiliyor mu o milliyetçi nutuklar atan yöneticiler?

    Sorunlarına çare bulamadığı için genç yaşta kahrından ölenleri görebiliyorlar mı, bu ani ölümleri, evinde ölü bulunanları önemsiyorlar mı?

   Yaşamına son verenlerin artmış olması onlarda bir etki bırakıyor mu?

   Ülke perişan halde ama attıkları adımları beğenmeyip de kendilerini eleştirenlere dışlayıcı bir dil kullanıyor, başta cumhurbaşkanı da olmak üzere ülke yöneticileri…

   Yine hain edebiyatı, yine “dış güç işbirlikçileri”, yine “Rumcular”, yine “teslimiyetçiler” söylemleri…

   Yetmez burada söyledikleri, sayın cumhurbaşkanı gidiyor Türkiye gazetelerine, televizyon kanallarına demeç veriyor, kendi insanını karalıyor, kendisine muhalif olanları Rum- Yunan işbirlikçisi ilan ediyor, üstelik de gerçek olmayan, tarihi hatalar, yalanlarla dolu şeyler söylüyor.

    Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türkiye Gazetesi’ne verdiği demeçte muhaliflerini, “Türkleri EOKA’cı faşistlere teslim etmeye çalışıyor” diye suçladı, “Kayıtsız şartsız Rum idaresine teslim olan ve milletimizin de teslim olmasını isteyen yapılar” dedi muhalefete…

    Ne hakla bunları söyleyebiliyor ki? Cumhurbaşkanı son dönemde kendi insanını yok sayan, kendi vatandaşları arasında ayrımcı davranan, dışlayıcı dil kullanan bir tarz benimsedi. Özellikle de Türkiye’deki gezilerinde veya Türkiyeli yetkililer Kıbrıs’a geldiğinde coşuyor ve tuhaf şeyler söylüyor, bilsin ki bunlar takdir gören şeyler değildir. Toplumda hayal kırıklığı yaratmaktadır.

    Başbakan Ersan Saner ve Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı da kendi işlerini yapacaklarına, halkın beklentilerine cevap vereceklerine, durmuşlar BM’ye, uluslararası aktörlere lâf yetiştiriyorlar kendilerince.

    Arıklı, cumhurbaşkanının ve hükümetin attığı adımları beğenmeyenlere “içimizdeki teslimiyetçiler” diyor. Her eleştiren, her muhalif teslimiyetçi ya da hain, hep aynı suçlamaya sarılıyorlar.

   Bu arada bunlar çok milliyetçi ya, inanmayın sözde milliyetçidirler… Adı anıldığında yere göğe sığdıramadıkları Birinci Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın anıt mezarını yıllardır yapamadılar, bitiremediler, toplum lideri Dr. Fazıl Küçük’ün anıt mezarı yıllardır ihmal edilmiş durumda.

    Lider seçtiklerinin açtığı yolda ilerlediklerini söylerler ama aslında onları akıllarında bile tutmazlar…

     İşleri güçleri “boş laflardır”, hiçbir değeri olmayan boş laflar… Bu ülkenin boş lâflara değil, gerçek icraata ihtiyacı var ama zaten onu yapamadıkları için sürekli boş konuşuyorlar…

25/07/2021 21:32
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.