Her gün moral bozucu yeni şeyler yaşanıyor…

ads ads ads ads
04/08/2021

ads
ads
ads


Kuzey Kıbrıs insanı, yıllardan beridir hiç olmadığı kadar umutsuz…

   Savaştan çıktıktan sonra bile bu kadar umutsuz olmamıştı bu halk, daha iyi günler göreceğine inanıyordu ama ya şimdi?

   Şimdi umutlu olmasını gerektirecek bir şey göremiyor, bir şeylerin düzeleceğini düşünmüyor.

   Her şey daha kötüye gidiyor, her gün moral bozucu yeni bir şey yaşanıyor.

   Mesele yalnızca sorunlar değil, Covid-19 salgını sürecinde dünyanın birçok yerinde sorunlar yaşanıyor ama birçok ülkede halk tünelin ucunda ışık olduğunu görebiliyor, birçok devlet halkının yanında…

   Bizde sorun şu ki; tünelin ucunda ışık görünmemektedir…

   Sözde yönetici olanların, bu ülkeyi yönettiğini sananların yarattığı tahribattır umutları kıran…

   Yaratılan tahribat öyle büyük ki iktidardaki tüm partiler değişse de toparlamak mümkün olmayacak.

    Kötü olan şey ise bir grup durumu iyi olan, tuzu kuru kesim umursamaz ve her şey tamammış gibi davranırken, geriye kalan da kaderine razı bir tavra girdi.

    “Dur bakalım ne olacak?” diyenler, “Ne olursa olsun” diye her şeyden umudunu kesenler, kaderine razı olanlar var…

    Kimisi de kendi kendine “ah vah” çekip, söylenip duruyor…

    Bir grup bağıran çağırana da ya “deli” ya da “radikal azınlık” diyorlar.

    Genelde büyük bir umutsuzluk var, “göç” düşünüyor birçok kişi ama göç etmek bile çok zor artık.

    En çok da gençler kaçmak istiyor, gençler kaçmayı da başarıyor, burada yaşamın bittiğini görüp, kaçışına az biraz da macera katarak…

    Ya yurt dışında eğitim gören gençler?

    İşte onlar dünyalı olmayı da öğreniyor ve eğitim gördüğü sürece alıştıkları ülkelerden geri dönmüyorlar, dönmek istemiyorlar…

     KKTC’de olanların anlamsızlığını, yaşanan saçmalıkları, yıkımın gittikçe arttığını, Kıbrıslı Türklerin kendi ülkesine yabancılaştığını uzaktan onlar daha rahat görebiliyor…

     Zaten kendi ülkesine “ülkem” diyemeyecek hale gelen bu toplumda gençler göç ederse, bu ülkenin geleceği ne olacak?

    Seçimlerde kendilerine oy versinler diye daha fazla vatandaş yapma niyetinde olanlar, aslında kendi kendini de bitirdiğinin farkında değil…

     Sorunlara çare bulamayanlar, kendi içlerinde kavga etmekle meşgul… Aylardır partisel ve kişisel kaygılarla yapılan kavgaları, tartışmaları izliyoruz…    

    İnsanın midesi kaldırmaz… Ülkenin başındakiler Türkiyeli yetkililere yağ yakmakla, gönüllerini yapmakla, her şeyi onlara bağlamaya uğraşmakla meşgul…

    “Her gün Kıbrıslı Türklerin moralini bozan yeni bir şey yaşanıyor” dedim ya…

    Bakın, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK) Yüksek Değerlendirme Kurulu, görev süresi dolan Güvenlik Kuvvetleri Komutan Yardımcısı Tuğgeneral İbrahim Dağman’ın 30 Ağustos itibarıyla emekliliğe sevkine, tuğgeneral kontenjanının ise 2021 yılı için kullanılmamasına karar verdi.

   Ne demektir bu? Bu demektir ki; bu meslekte bir Kıbrıslı Türkün gelebileceği en üst rütbe de boşaltıldı. Bir Kıbrıslı Türk zaten Güvenlik Kuvvetleri Komutanı olamıyordu, bu kararla yardımcısı da olamadı. Güvenlik Kuvvetleri üst kademesinde hiçbir Kıbrıslı Türk kalmadı.

    Neden böyle olsun? Neden bu ülkede doğan bir evlat, kendi ülkesinde mesleğinin üst kademesine gelemesin? En üst kademeye gelemezken, şimdi yardımcı da olamasın?

    Bu aşağılama, bu yok sayma, bu ülke insanına kendisini değersiz hissettirme neden?

    Bu konuda neden Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Başbakan Ersan Saner bir şey söylemiyor?

    Onlar bir şey söylemezken, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bu haberleri yazanları, haber yapanları ne hakla “bölücülükle” suçluyor?

    Askerlik mesleğini seçen, subay olan insanlar kendi ülkesinde neden en yüksek makama ulaşamasın? Neden o makamın yardımcılığı hakkı da elinden alınsın?

    Bunlar bu ülkede yaşayan insanları üzüyor, kırıyor, kendisini değersiz hissettiriyor, kendi ülkesinde yabancıymış hissi yaratıyor ve ileriye umutla bakmasını engelliyor.

    Bu örneğe benzer daha birçok olay yaşadı son dönemlerde bu ülke insanı…

    Makamlarda oturmak için kendi insanını yok sayan ve yok etmeye çalışan bir yönetici kadrosu var şu anda…

    Kendi insanını yok edecek icraatlar yapmak bir yana, fırsatını bulunca kendi insanlarını da kötülüyorlar… Onlar kadar kötüsünün gelmediğini de bir fark edebilseler.

    Böyle yöneticilerle ve böyle moral bozucu gelişmelerle gel de gelecek için umutlu ol…

    Evet umudu kaybetmemek ve mücadele etmek gerek ama kötü olan şey, toplum mücadele gücünü de yitiriyor gün geçtikçe…

04/08/2021 23:19
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.