Herkesin eylemiydi, her kesimden insan oradaydı

ads ads ads
01/04/2022

ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


    “Toplumsal Yok Oluş ve Yoksullaşmaya Hayır” eylemi görkemli oldu.

    “Annan Planı” referandumu eylemlerinden bu yana belki de en kalabalık eylemdi.

     Her kesimden insan vardı eylemde, her partiden…

     Hükümet partilerinden UBP’li, DP’li vatandaşlar da vardı.

     Çok sayıda dernek, birlikten oluşan sivil toplum örgütleri ve de çok sayıda özel sektör çalışanı da oradaydı… Özel sektörden gelebilenler gelmişti.

      Gelenler arasında, sağlık sorunları için ilaç bulamadığını söyleyenler, evine ekmek götüremediğini, elektrik faturasını, ev kirasını ödeyemediğini belirtenler vardı.

     Eylemden önce başlayan “devlet çalışanlarının eylemi” tartışmaları, bazı kesimler tarafından eylemden sonra da yapıldı. Bu tartışmayı gereksiz buluyorum…

    Ne sevinmeyi biliyoruz ne üzülmeyi ne de tepki göstermeyi.

    Hepimizi mağdur eden odak belli ama biz oraya yönelik öfkemizi, tepkimizi gösterirken bile ayrışıyoruz ya da ayrışmaya çalışıyoruz.

    Ülke yangın yeri, tarihinin en kötü günlerini yaşıyor ama biz böyle ortamda bile devlet çalışanı- özel sektör çalışanı kavgası yapıyoruz.

    Bugünün sorunu değil ki bu, yıllardır iktidara gelen hükümetler özel sektör çalışanı ile devlet çalışanı arasındaki haklar, menfaatler, maaşlar bakımından uçurumu kapatamadı.

    Özel sektör için çalışma yaşamı iktidarlar tarafından yok sayıldı, Covid-19 salgınında da birçok reel sektör ve çalışanları yok sayılarak, perişan edildi.

    Bu ülke özel sektördeki çalışma yaşamı bakımından hiç denetlenmedi, denetlendiğinde gereği yapılmadı, bu konuda yapılacak çok iş, alınacak çok mesafe var.

     Elbette hükümet bunu da gündemine almalı ama ülkede büyük bir eylem düzenlenmişken, bunu gündeme getirip halkı ayrıştırmaya, eylemin gücünü azaltmaya çalışmak doğru değildir.

    Eylem bittikten sonra da “devlet çalışanlarının eylemiydi” demek, haksızlıktır.

    Dediğim gibi çok sayıda özel sektör çalışanı vardı, imkânını bulan, patronunu ikna edebilen geldi, orada oldu…

    Gelemeyenlerin de gönlünün o eylemden, eylemcilerden yana olduğuna inanıyorum.

    Ülkede bir ateş yanıyor ve o ateş herkesi yakıyor, bundan kimse kurtulmaz.

    Daha çok pahalılık üzerinde duruluyor, evet pahalılık, zamlar herkesi mağdur ediyor, fakirleştiriyor ama esas mesele kötü yönetimdir, yaşananlar kötü yönetimin sonucudur.

    Hükümet edenler aldığı kararlarla, vatandaşına eziyet çektiriyor, ezip eliyor, çok büyük mağduriyetler yaşatıyor, üstelik moral olarak da çökertiyor.

     Böyle yaptıkları sürece bu eylemler olacak, bu tepki olacak, bu öfke büyüyecek…

     Kim ne derse desin bu haklı bir eylemdir…

     Hükümet edenlerin yapabilecekleri vardır, yalnızca zam yaparak bu gemi gidemez, bu düzen böyle devam edemez…

     Hükümet edenlere, devlet yöneticilerine yönelik yapılan her tasarruf önerisi için, “bu rakamla ülke kurtulmaz, devletin milyonlarca açığı kapanmaz” deniyor.

     Elbette her tasarruf bir anda tüm sorunları çözmez ama bir yerden başlanmalıdır, çok önceden yapılmaya başlansa etkisi görülecekti ama “bununla kurtulmak mümkün değil” denilerek devam edildi.

     Üstelik devlet yöneticilerinin tasarruf etmesinin, devlette tasarruf tedbirlerinin alınmasının toplum üzerinde psikolojik etkileri vardır ama bunu bile düşünemiyorlar.

    Yılların başarısızlıklarına, ihmallerine, azınlık hükümetinin felaket yönetimi eklendi.

    Telafisi imkânsız tahribatlar yaratıldı, akaryakıtta ve elektrikte çektiğimiz sıkıntılar işte bu nedenledir. Bu yeni hükümet de o hükümetin devamıdır, benzer hatalara ve beceriksizliğe devam ediyorlar.

   Millet kan ağlarken, ortada kendi bakanlarını atamaktan, atadığını orada tutmaktan aciz, liyakatsizliğin yarattığı onca soruna rağmen bazı önemli kurumların başına halen seçim kaybetmiş kişileri atamanın kavgasını veren, kendi atadığı kişileri görevden alıp yenisini atayan, hiçbir alanda tasarrufun “t”sini yapmayan bir hükümet var…

   Ülkesinde insanlar sorunlar altında ezilirken, yollara düşüp eylemler yaparken, ülkenin cumhurbaşkanı Türkiye’de panayırları, festivalleri geziyorsa ona öfke duymaz mı insanlar? Halkının çektiği acıyı hissedemeyen yöneticilerimiz var…

   Bu ülkede işler ters gidiyor; tersine gidiyor, tuhaflaşıyor… Başbakan evinde oturuyor, Cumhurbaşkanı festival geziyor ama seçilmemiş, kabineye zorla girdirilmiş Dışişleri Bakanı, Türkiye’de en yüksek düzeyde temaslar yapıyor…

    Kıbrıs sorununda uluslararası alanda söz sahibi, müzakere yetkisi bulunan tek kişi olan cumhurbaşkanı neden festivalde de bu işi seçilmemiş, atanmış Dışişleri Bakanı yapıyor? Bunları vatandaş onur meselesi yapıyor ama yapması gerekenler yapmıyor…

   Bu ülkede Kıbrıs sorunu çözülmedikçe, AB’de yerimizi almadıkça ya da çözümden önce de ekonomide stabil bir para birimine geçmedikçe sorunlardan kurtulamayacağımızı söylüyor birçok dostumuz, buna ben de katılıyorum, doğrudur başka türlü düzelmek zordur ama yine de bu ülkede bu şartlarda bile yapılabilecekler vardır…

   Her şeye rağmen bu kadar yeteneksiz, bu kadar iradesiz, bu kadar vizyonsuz olmak mı gerekir ve bu kadar “onurlu olmayı” reddetmeli midir bu ülkeyi yönetmek isteyenler?

   Bugünkü eylem, tüm bunlar için de yapıldı. Ciddi bir rejim sorunu vardır bu ülkede ve her geçen gün de erozyona uğramaktadır.

   Bugünkü eylem herkesin eylemiydi, ciddi bir uyarıydı. İnsanların üzerindeki ölü toprağını kaldıran bir eylemdi, Annan Planı’ndan bu yana en görkemli, en kalabalık eylemlerden biriydi.

  Bazı dostlar biraz daha sert olması gerektiğini savunuyordu eylemin, “en azından Başbakanlık dış demirlerini, bariyerleri sallamalıydık, yumurta savurmalıydık duvarlarına, daha sert ifadeler kullanmalıydık yönetenler için” diyordu eylemden ayrılırken.

  Öfke vardı eylemde, bu sezilebiliyordu ama iş o arkadaşların istediği noktaya varmadı, belki de böylesi daha iyi oldu çünkü eylemi kötülemekle, başka yerlere çekmekle meşgul kişilere malzeme verilmemeliydi, bu bir uyarı eylemiydi. Konuşmalarda söylendi zaten, bu uyarıdan anlamazlarsa eylemler de sertleşecek…   

DİĞER YAZILARI
01/04/2022 20:34
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: Herkesin eylemiydi, her kesimden insan oradaydı
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.