Hükümet çare üretemiyor, ileriki günler için umut veremiyor

ads ads ads ads
18/02/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


Vatandaşlar sürekli olarak ülkeyi yönetenlerden şikayet ediyor.

    Herkeste sürekli olarak bir yakınma hali var…

    Herkeste ama herkeste… Muhalefet partilerinde, biz gazetecilerde, sivil toplum öğütlerinde, vatandaşlarda…

    Hatta hükümetin kendi içinde bile, evet hükümet ortaklarının milletvekillerinde bile yakınma, şikayetler var. Zaman zaman bakanlarda bile…

    Peki neden herkes sızlanıp duruyor?

    Çünkü kimse hayatından memnun değil… 

    Çünkü kimse önünü göremiyor, herkes geleceğinden endişe ediyor.

    Bu ülkeyi yönetenler bile nereye gittiğimizi bilemiyor.

    Hükümetin bakanlarının konuşmaları, milletvekillerinin söyledikleri, halkı daha bir korkutuyor, çünkü onlar umutsuz bir hava katıyor, karamsar hava estiriyorsa, halk “durumumuz tahmin ettiğimizden de kötüdür” diye düşünüyor.

    Bu nedenle ülkeyi yönetenler konuşmalarına dikkat etmelidir.

    Bu ülkenin cumhurbaşkanının, başbakanının, bakanlarının söyledikleri bağlayıcıdır, öyle her akıllarına geleni söyleyemezler.

    Böylesine zor bir zamanda yapamayacakları şeylerin sözünü vermeyecekler, verilere dayanmayan şeyler söylememeli, bozmak zorunda kalacakları kararlar almamalıdırlar.

    Reel sektör, emekçiler hükümetten yardım eli beklerken hükümet temsilcilerinin “maliyenin kasası boş” diye demeç vermeleri umut kırıcıdır.

    Bir taraftan “dünyanın en iyisiyiz” diğer taraftan “battık para yok” demek de neyin nesidir?

    Hükümet halkına umutsuzluk aşılayacağına sorunlara çare bulmalıdır.

    Eğer bakanlardan birisi, ülkenin kapanması için karar alınırken “ilk kez veri gördüm” derse, halk düşünür ki bundan önce alınan kararlar veriye dayanmıyordu, uyduruk kararlar alınıyordu.

    Eğer en zor zamanda Bakanlar Kurulu ile Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi arasında gerginlik olduğu izlenimi yaratılırsa halk, aldığınız kararlara nasıl saygı göstersin?

    Eğer en zor zamanda haftada üç kez “Başbakan, Sağlık Bakanını görevden alacak” dedikoduları çıkarsa ve bunun gerçek olmadığı konusunda halk ikna edilemezse ülkeyi yönetenlere güven duyulmaz.

    Eğer Başbakan Ersan Saner, nisan ayında önce çift aşı yapılanların ülkeye karantinasız girebileceğini söyler, Tabipler Birliği “Aşı olanların diğer kişilere virüs bulaştırmayacağı kesin değil” diye tepki koyunca Başbakan bu kez çark eder, “Bu konudaki kararı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi verecek” derse, insanların kafası karışmaz mı?

   Eğer siz böyle yaparsanız, insanlar size güven duyar mı?

   Bir gün arayla aynı konuda farklı şeyler söylerseniz, nasıl gideceğiz biz bu yolu?

   Böyle çelişkili konuşmalar, çelişkili kararlar, iki ileri bir geri durumları, deneme yanılmalar gerçekten sıktı insanları.

   Herkes “hastalığa yakalanır mıyım” kaygısıyla ya da “hasta olan yakınlarına bir şey olur mu?” korkusuyla çok yorgun, çok bitkin…

  Halkın çoğunluğunda ekonomik çöküntüden dolayı bitkinlik, umutsuzluk var, moral değerler dibe vurdu.

  Süreç hiçbir zaman iyi yönetilemedi, hep bir yerlerde sorunlar oldu…

  Fazla uzağa gitmeyelim, aşı programı mesela, o konuda bile insanlara doğru dürüst duyuru yapılamadığı için sıkça yığılmalar, kavgalar oluyor, insanlar mağduriyet yaşıyor.

   Daha dün mesela aşı saatiyle ilgili yeterli bilgi verilemediği için insanlar polikliniğe akın etti, neredeyse birbirini ezecekti, halbuki buna gerek yoktu, mesela öğleden sonra oraları rahatlamış, gelenler sorun yaşamadan aşı olmuştu.

    Bu durumu, bugünkü WEB TV programımın altına yazan bir vatandaşımız şöyle anlattı:

   “Poliklinikte dün sabah ‘mesai olduğu için saat 11.00’den sonra gelin’ demişler. Bundan kimsenin haberi yoktu. İzdiham oldu sabahleyin, oysa öğleden sonra gidenler çok rahat aşılarını oldu. Bu daha yüksek sesle söylenseydi herkes duyardı ve yaşlı başlı insanlar mesafesiz bir şekilde aşı olmaya çalıştı…”

   Evet durum bu işte; bu ülkeyi yönetenler daha bir aşı programını yapamıyor, uygulayamıyor, insanlara sağlıklı duyuru yapamıyor, çok daha büyük sorunları, ekonomik yıkımı önleyecek tedbirler nasıl alınacak?

  Bir taraf hep yakınıyor, hep eleştiriyor, diğer taraf bildiğini okumaya devam ediyor ama yol alamıyoruz, önümüz uçurum, önümüz karanlık…

   Bu güvensiz ortamda, sorunların içinde onca sorun yaşarken insanlar ileriye nasıl umutla baksın ki?

DİĞER YAZILARI
18/02/2021 11:28
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.