Hükümet Doğru Olanı Yapmakla Yükümlüdür...

ads ads ads ads
25/11/2021

ads
ads
ads

Hüseyin Ekmekci Hüseyin Ekmekci


HÜKÜMET DOĞRU OLANI YAPMAKLA YÜKÜMLÜDÜR, O NE DER, BU YAZAR İLE ÜLKE YÖNETİLMEZ... ZATEN ÖYLE YÖNETENLER BATIRDI

Dünyanın hiçbir ülkesi, bozuk kamu yapısını düzeltmeden, ekonomisini ayağa kaldıramadı. Bizde de öyle olacak. Kamu doğru kurgulanmadı, Liyakat öldürüldü, partizanlık öne çıktı; “liderine en çok yaklaşabilen” makam sahibi oldu, ast- üst ilişkisi bozuldu

Özel sektör kamudan daha çok üretiyor, daha verimli, daha çok teknoloji kullanıyor. Özel sektörün hızının çok gerisinde bir kamu yapısı oluştu. Yetmedi, özel sektörün yarattığı tüm iç kaynak da maaş ve benzeri giderlere yetmeyecek duruma geldi

Özel sektörde de vergi adaleti sağlanamadı. Dar gelirli, dolaylı vergilerle bozuk kamu düzeninin, bozuk mali yapının finansörü haline getirildi. Dar gelirliyi koruyan bir sistem olmadığı gibi, dolaylı vergilerle de adeta soyuluyor

Bu bütçe yapısı içerisinde hükümetlerin icraat falan yapması hikaye. Toplanan para ancak da maaşa yeter. Siz bakmayın, “400 milyon TL maaş ödeniyor” denmesine. Kurumlar, belediyeler, sosyal sigortalar, ek mesai, sözleşmeliler, danışmanlar derken… Bu rakam iki katına çıkıyor

Doğru çalışan tüm kurumlar çöktü. Üretim kalmadı. Adalet terazisi maalesef bozuk düzenden yana. Bu yapı içerisinde, toplumun canını yakan döviz sorununun yaralarının sarılmasını bekliyoruz. Sarılamayacak, bu bozuk yapı vatandaşa çare olamayacak

Halen daha ülkeyi yöneten hükümet, “o ne der, bu ne der, o gazeteci beni eleştirmesin, filanca işadamı bana küsmesin” dengeleri içerisinde ülke yönetmeye çalışıyor. Tuhaf. Erk sende, makam sende, yetki sende. Sen doğru olanı yap bu toplum için, gerisi hikaye

Atılacak adımlar var, ama her köşe başını bir rant çetesi tutmuş. Tehditle, medyayla, eylemle ekonomik anlamda ülkeyi rahatlatacak her proje engelleniyor. Bu ülkenin Başsavcısı yok mu, Sayıştay Başkanı yok mu? Alırsın görüşünü, yürürsün… Ama yok…

Şimdi 2 ay sonra seçim var, herkes ürkmüş, herkes korkmuş. Geri kalmış ülkelerde böyle zamanlarda ortaya rantçılar çıkar, siyasi, ekonomik… Maalesef bu kötü ekonomik dönemde dahi “o ne der, bu ne der” mantığı ile kötü günler daha da karmaşık hale getiriliyor

Döviz artmaya devam ediyor. Daha ne kadar fakirleşebiliriz? Ne kadar yok olabiliriz? Toplumun aydın kesimleri dahi “nasıl güneyde işe başlarız?” diye araştırmalar yapıyor. Milli mücadele, kan, bayrak falan derken, bir Euro’ya yenildik…

Ya devlet başa, ya kuzgun leşe… Bu tür krizler aynı zamanda bozuk yapının düzelmesi için de bir fırsattır. Doğrunun ne olduğu bellidir, adaletin nasıl sağlanacağı bellidir. Onyıllardır bu ülke kaynakları siyasi çıkar çetelerine peşkeş çekildi, krallıklar yaratıldı, yeter…

Pandemide yeni rekor kırıldı. Ekonomik anlamda da, sağlık anlamında da çember iyice daraldı. Yoğun bakımda 20 hasta var. Hastalar daha kötü geliyor. Doktor sayısı artırıldı. Sabah 8 akşam 9 sürekli doktor var. 317 vaka ne demek?

Hastalar yurt dışından gelmiyor. Şu an için rakamlar bizlere bunu söylüyor. İçeride denetim yapmazken, ekonominin en kötü olduğu bir dönemde ülkelerin kriz rengine bakmaksızın, yolcunun aşısına bakmaksızın PCR talep etmek tartışma konusu, değerlendiriliyor

25/11/2021 08:42
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Hüseyin Ekmekci

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.