Hüseyin Aran yazdı: Kültürümüzü ne denli sahipleniyoruz?

ads ads ads ads
28/02/2021

ads
ads
Hüseyin Aran yazdı: Kültürümüzü ne denli sahipleniyoruz?

Uzun zamandır yazmak isteyip de bir türlü kaleme alamadığım bir yazıyı bugün kaleme alıyorum. Kültürümüzü ne denli sahipleniyoruz? Kültürümüz yaşıyor mu? Ya da yaşatıyor muyuz? Bu konuda toplum olarak ne kadar başarılıyız? Veya yönetenler bu konu ile ilgili ne kadar ilgilendi? Ne kadar önem verdi? Bunlara değinmek istiyorum.

Aslında geçmişe dönüp baktığımızda çok derin ve geçmişi çok eskilere dayanan bir kültüre sahibiz. Bu kültür geçmişten bugüne nasıl değişti veya ne kadarını halen yaşıyoruz/yaşatıyoruz net bir bilgim yok. Fakat dünden bugüne kültürümüzü unuttuğumuz, eskisi gibi olmadığını gözlemlemek zor olmasa gerek.

Eskiden olan toplumsal bakış açımız yerine bireyciliğe, yardımlaşmanın yerine menfaate dönen ilişkiler bunların somut örnekleri olsa gerek. Tabii tüm dünya değişiyor, her ülkede kültürler yozlaşıyor ve zamanla değerlerini kaybediyor ama bizim gibi küçük ülkelerde böyle olmaması gerektiğine inanıyorum.

Ayrıca tarihimizi sadece 1571 Osmanlı’nın fethi, 1878 İngiliz idaresi altına girişimiz, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşu ve sonrasında 63 olayları ardından hemen akabinde 1974 Türkiye’nin adaya çıkartma yapması olarak değerlendiriliyor. Kültürel tarihi ne kadar önemsiyoruz? Ülkemizin öne çıkarılması gereken sadece siyasi tarihimiz değil kültürel tarihimizin de öne çıkarılması gerektiğine inanıyorum. Bilhassa bu adayı şu an Türkiye’de yaşayanların büyük çoğunluğu kumarhane/kerhane adası olarak tanımlamakta. Ne yazık ki bu algıyı bile kaldırmak için tek bir girişimimiz olmadı. Olduysa bile somut olarak bir etkisi olmadı. Bu sadece yönetenlerin suçu mu? Hayır değil. Biz yönetilenler onlardan bunu ne kadar talep ettik? Ne kadar ses çıkardık? Bu konularda somut adım atmayanları yine işe alacaklar, arsa verecekler ve işimizi yapacaklar diye seçmedik mi? Ben seçmedim, ama seçen olmuş ki bu insanlar değişe değişe halen başa geliyor ve gelen gideni anımsattırıyor. Bunun böyle olmasının temel dayanağı ise toplumsallığımızı kaybedip bireyselci bir topluma dönmemizden kaynaklanıyor. Biz değil ben mantığıyla, yani bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla hareket etmemizdendir ki gün geçtikçe yozlaşıyoruz.

Çok eşsiz bir kültürel mirasa sahibiz. Bunun değerini kesinlikle bilmemiz lazım. Bilmiyoruz ve bilinmesi için hiçbir girişimde bulunmuyoruz. Devamlı yürüyüş yaptığım Salamis Antik Kentinde somut olarak bunu görüyorum. O kadar değerli ki, yıllardır bir restore çalışması, bakım onarım çalışması ya da koruma çalışması dahi yapılmamış. Resmen terk edilmiş vaziyette. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı isimli bakanlığımız ve zaman zaman “Kültür” sıfanının başka bakanlığa aktarıldığı bakanlıklarımız bunlara ne kadar önem verdi? Hep arka plana atıldı.

Bizi tek tanıyan ülke Türkiye Cumhuriyeti. Her gün Türkiye kanallarında bizim kültürümüzün en büyük parçası olan hellim, “ızgarella” adlı bir kepaze reklamla pazarlanıyor. Bunun için ne gibi bir adım attı makamlarımız? Umarım atılmıştır ve fark etmemişimdir ama kaç zamandır sürekli bu reklam dönüyor.

Söyleyecek daha çok şey var... Kültürümüzle ilgili irdeleme yazımın devamı artık gelen haftaya. Herkese çok sevgiler, sağlıkla kalalım.

28/02/2021 10:27
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: Hüseyin Aran yazdı: Kültürümüzü ne denli sahipleniyoruz?
MANŞETLER

HK KIBRIS

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.