Advertisement

Advertisement

Hüseyin Ekmekçi yazdı: Annan Planı mülkiyete bir çerçeve çizmişti… Dikkatle okuyun…

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
06/07/2026

Hüseyin Ekmekçi yazdı: Annan Planı mülkiyete bir çerçeve çizmişti… Dikkatle okuyun…

RUM LİDERLİĞİ;  AB ÜYELİĞİNİN VE ULUSLARARASI TANINMIŞLIĞIN AVANTAJIYLA HUKUKU SİYASETİN ÖNÜNE KOYDU…  BU KIBRISLI TÜRKLERE ZULME DÖNÜYOR…

SİYASETİN ÇÖZMESİ GEREKEN TARİHİ BİR MESELEYİ BİREYLERİN ÜZERİNE YIKARAK ADALET SAĞLANAMAZ. ANNAN PLANI MÜLKİYETE BİR ÇERÇEVE ÇİZMİŞTİ… DİKKATLE OKUYUN…

Çözümden kaçtıkça kriz büyür; bugün kapıyı çalan gerçek tam da budur… Fransa’da yaşanan Rasa Zilevice olayı, sadece bir emlakçının gözaltına alınması ya da iade süreci değildir. Bu olay bize yıllardır görmezden gelinen çok temel bir gerçeği yeniden hatırlattı.

Kıbrıs’ta çözümsüzlük sorunları ortadan kaldırmaz. Tam tersine yeni krizler yaratır. Rum liderliği, eski Rum mülkleri üzerinden Avrupa hukuk mekanizmalarını kullanıyor. Avrupa Tutuklama Emirleri devrede… KKTC’de iş yapanlar Avrupa’da hukuki süreçlerle karşı karşıya…

Rum liderliği bunu “mülkiyet hakkının korunması” olarak anlatıyor. Ancak burada sorulması gereken çok basit bir soru var: Eğer mesele sadece “bireysel” bir mülkiyet davasıysa, neden 50 yıldır bütün çözüm müzakerelerinin en önemli başlığı mülkiyet oldu?

Çünkü herkes biliyor. Kıbrıs’ta mülkiyet sıradan bir tapu anlaşmazlığı değil. Siyasi ve sosyal bir sorun.  1974 sonrası iki toplum da büyük acılar yaşadı. İnsanlar yer değiştirdi. Kıbrıslı Türkler güneydeki mallarını, Kıbrıslı Rumlar kuzeydeki mallarını bıraktı.

Yeni hayatlar kuruldu. Yeni düzenler oluştu. Bugün bu gerçeği yok sayarak, konuyu sadece mahkeme kararları üzerinden yürütmek çözüm üretmez. Rum tarafı AB üyeliğinin ve uluslararası tanınmışlığın avantajıyla hukuk mekanizmalarını kullanıyor olabilir.

Siyasetin çözmesi gereken tarihi bir meseleyi bireylerin üzerine yıkarak adalet sağlanamaz.

Daha önce çözüm modellerinde bu gerçek kabul edilmişti. Annan Planı döneminde mülkiyet başlığında temel anlayışlardan biri buydu.

Her taşınmaz otomatik olarak eski sahibine dönmeyecekti.

Aradan geçen zaman, bugünkü kullanıcı, yapılan yatırım, yaratılan değer ve oluşan yeni yaşam dikkate alınacaktı. Bir arazi üzerine değerinin çok üzerinde yatırım yapılmışsa, orada artık yeni bir ekonomik gerçeklik oluşmuşsa, mevcut kullanıcının hakları da korunacaktı.

Eski mal sahibi için ise tazminat, takas veya belirlenen koşullarda iade yöntemleri devreye girecekti. Çünkü çözümün mantığı rövanş almak değil, adil denge kurmaktı. Bugün de izlenmesi gereken yol belli. Geçmişte BM kayıtlarına giren bu gerçek, devamında kuzeyde kurumsal yaşam buldu

Bunun için oluşturulmuş uluslararası hukuk tarafından da dikkate alınan bir mekanizma vardır: Taşınmaz Mal Komisyonu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de iç hukuk yolu olarak kabul ettiği bu mekanizma, mülkiyet iddialarının bireysel cezalandırmalarla değil; tazminat, takas ve iade yöntemleriyle ele alınması için kuruldu

Doğru adres mahkeme savaşları değil, Taşınmaz Mal Komisyonu ve siyasi çözüm zeminidir. Bugün yapılan ise tam tersi. Çözüm masasından uzaklaştıkça mesele Avrupa’daki mahkeme koridorlarına taşınıyor. Üstelik bu hakimler, ada genelindeki gerçeklerden de BM zemininden de bi haber…

Rum liderliği, Siyasetin cesaret gösterip çözmesi gereken sorunları Kıbrıs’ı bilmeyen  hakimlerin önüne koyuyor. Bunun bedelini de Kıbrıslı Türkler ödüyor. Bu tam anlamıyla bir zulüm. Hayat devam ediyor ve Kıbrıslı Türkler de ekonomilerini geliştirmek, yaşamak, gelişmek zorunda

Çünkü çözümsüzlük bir taraf için uluslararası hukuk avantajı yaratırken, diğer taraf için sürekli belirsizlik, izolasyon ve ekonomik risk üretiyor. Kıbrıslı Türkler 50 yıldır kendi kurdukları yaşamın içinde dünyaya ulaşmaya çalışıyor. Ama çözüm gelmedikçe her alan yeni bir sorunla karşılaşıyor.

Bugün konu Zilevice olabilir. Yarın başka bir yatırımcı, başka bir sektör, başka bir insan olabilir.

Gerçek değişmiyor: Kıbrıs sorunu mahkeme kararlarıyla yönetilecek bir sorun değildir. Mülkiyet meselesinin çözüm yolu bireyleri hedef almak değil; kabul edilmiş mekanizmalar…

Taşınmaz Mal Komisyonu’nu etkin kullanmak ve kapsamlı çözüm iradesini yeniden ortaya koymak en akılcı yöntem. Açıkçası onu da savsaklayan bizleriz. Etkin bir iç hukuk yoku TMK’yı sonuna kadar kullanmak, mali sorunları çözmek, başvuran Rumları eli dolu göndermek görevimiz

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK KIBRIS

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.