Hüseyin Ekmekçi yazdı: Hem piyasa kaybetti; hem kamu gelirleri azaldı
16/06/2026
2024'ÜN İLK DÖRT AYINDA 918 BİN RUM KUZEYE GEÇERKEN BU YILIN İLK DÖRT AYINDA 647 BİNE GERİLEDİ… DÜŞÜŞ 270 BİN… KUZEYDEN GÜNEYE GEÇİŞLER İSE 1 MİLYONU AŞTI… HEM PİYASA KAYBETTİ; HEM KAMU GELİRLERİ AZALDI
MAYIS AYINDA YEREL BÜTÇE AÇIĞI 3 MİLYAR TL… HALEN “ÜLKE EKONOMİSİ İYİ; GÜNEYDEN DAHA UCUZUZ” DİYORSANIZ; O ZAMAN EKSİK OLAN NE? RUMLAR KUZEYE GELMEKTEN NEDEN VAZGEÇTİ?
Bazen iki tablo, yüzlerce sayfalık rapordan daha çok şey anlatır. Bu ülkedeki en büyük sorunlardan biri de budur. Ülkeyi yönetenler, matematik bilimine inanmıyor. Oysa matematik, her şeydir… Şimdi aşağıya iki tablo bırakacağım, dikkatle bakın…
Birinci tabloda bütçe rakamları var. Mayıs 2026 itibarıyla genel bütçe 2 milyar 469 milyon TL açık verdi. Merkez Bankası avansı da eklendiğinde açık 3 milyar TL'nin üzerine çıktı. Yerel bütçede ise açık 3 milyar 367 milyon TL seviyesine ulaştı. Bu açık Haziram sonu katlanacak…
İkinci tabloda ise kara kapılarındaki trafik yer alıyor. Ocak-Nisan döneminde kuzeye geçen Kıbrıslı Rum sayısı geçen yıla göre yüzde 18,5 azaldı. Üçüncü ülke vatandaşlarının geçişleri yüzde 11 düştü. Toplam geçişlerdeki gerileme ise yüzde 15,5 seviyesinde gerçekleşti.
İlk bakışta birbirinden bağımsız gibi görünen bu iki tablo aslında aynı hikâyeyi anlatıyor. Yokuş aşağı, frenleri patlamış kamyon gibi kamu maliyesi. Geriye döndürmek için de en ufak bir müdahale yok. Bu mali yönetim anlamında tam bir başarısızlık…
Şu gerçeği hatırlatalım. Yıllardır, Kuzey Kıbrıs ekonomisinin görünmeyen gelir kaynaklarından biri güneyden gelen tüketicilerdi. Marketten alışveriş yapan, akaryakıt alan, restoranda yemek yiyen, eczaneden ürün satın alan, küçük esnafın kasasına para bırakan yüz binlerce insan...
Bu hareketlilik sadece esnafı değil, devleti de besliyordu. Devlet KDV topluyordu, fon geliri elde ediyordu, ithal ürün satışlarından vergi alıyordu. Ekonomiye giren her kuruş, dolaylı ya da doğrudan bütçeye de yansıyordu. Bugün ise bu tablo değişiyor.
2024 yılının ilk dört ayında kuzeye geçen Kıbrıslı Rum sayısı yaklaşık 918 bin kişiydi. Bu yıl aynı dönemde rakam 647 bine kadar geriledi. Yaklaşık 270 bin kişilik bir düşüşten söz ediyoruz. Bu küçümsenecek bir rakam değil. Bütçe açığına bakınca; azalan Rum geçişlerini daha iyi anlıyoruz
Çünkü mesele sadece sınır kapısından geçen insan sayısı değil. O insanların harcamadığı para, boş kalan restoran masası, satılmayan market ürünü, alınmayan akaryakıt ve tahsil edilemeyen vergi denek. Tam da bu nedenle bütçe rakamlarına biraz daha dikkatli bakmak gerekiyor.
Aslında devletin gelirleri kötü değil. Mayıs ayında devletin kasasına 55 milyar TL'nin üzerinde gelir girdi. Sorun gelir toplayamamak değil. Sorun, giderlerin gelirlerden çok daha hızlı büyümesi. Daha ne kadar artırılabilir gelirler?
Ama önümüzde şöyle bir gerçek var: Maaşlar artıyor. Hayat pahalılığı işliyor. Cari harcamalar yükseliyor. Sosyal transferler büyüyor. Borçlanma maliyetleri artıyor. Ancak gelir tarafında aynı ölçüde yeni ve sürdürülebilir kaynaklar yaratılamıyor.
Bir başka ifadeyle ekonomi yavaşlıyor ama devlet küçülmüyor. Üstelik aynı dönemde Kıbrıslı Türklerin güneye geçişleri yaklaşık 1 milyon seviyesine ulaşmış durumda. Yani para sadece kuzeye gelmiyor; kuzeyden de hızla kaçıyor. Şimdi daha iyi anladınız mı?
Vatandaş daha ucuz veya daha kaliteli bulduğu ürün için güneye yöneliyor. Kuzeydeki işletmeler müşteri kaybederken, güney ekonomisi bu hareketlilikten fayda sağlıyor. İşte bütçe açığının temel sebeplerinden biri burada yatıyor.
Sorun sadece fazla harcamak değil. Sorun aynı zamanda ekonominin gelir üreten damarlarının giderek zayıflaması. Bugün 3 milyar TL'yi aşan aylık açık konuşuluyor. Yarın bu açığın finansmanı için yeni borçlanmalar yapılacak, yeni devlet iç borçlanma senetleri ihraç edilecek, bankalardan yeni kaynak çekilecek.
Rum müşterisini kaybeden esnafın, öğrencisini kaybeden üniversitenin, turistini kaybeden otelin, yatırımcısını kaybeden ülkenin bütçesi de günün sonunda açık verir. Bu nedenle kara kapılarındaki düşüşü yalnızca siyasi gözlükle okumak hata olur. Bu doğrudan ekonomik alarm
Mayıs ayındaki bütçe açığı ile kapılardaki yüzde 15'i aşan gerilemeyi ve kuzeyden güneye geçiş rakamlarının artmasını yan yana koyduğumuzda ortaya çıkan sonuç nettir: Kuzey Kıbrıs ekonomisinin önemli gelir damarlarından biri hızla daraldı. Ne yapacağız? Kafa yoran var mı?






























































































































































































