Hüseyin Ekmekçi yazdı: Yargıdan başka tutunacak dalımız kalmadı
11/08/2026
YARGIDAN BAŞKA TUTUNACAK DALIMIZ KALMADI. SİYASETE GÜVEN SARSILDI. KURUMLARA GÜVEN SARSILDI. MECLİSİN HALİ ORTADA… GERİYE BAĞIMSIZ YARGI KALDI. ONU DA SOKAKTA RACON KESENLERİN İNSAFINA BIRAKAMAYIZ
HÜKÜM ORTADAYKEN ÇIKIP DA MAHKUMLARA “YÜZÜNÜZÜ KAPATMAYIN” DİYEMEZSİNİZ. ÇÜNKÜ ONLAR UTANMAYACAKSA… BİRİNİN UTANMASI GEREKİYOR. POLİS Mİ? SAVCI MI? HÂKİM Mİ? MAĞDUR KIZ MI? AİLESİ Mİ? KİM UTANMALI?
Düşünüyorum, düşünüyorum… Hazmedemiyorum. Avukat meslektaşlar nasıl hazmetti? Savcılar nasıl karşıladı? Hâkimler ne düşündü? Yıllarca bu dosyanın peşinden giden polisler ne hissetti? Nedir konu? Mahkemenin hükmü ortada. Beş kişi bir kıza tecavüz etti.
Artık bunu bir iddia olarak söylemiyorum. Bir mahkeme kararından söz ediyorum. Beş sanık suçlu bulundu. 10 ile 12 yıl arasında değişen hapis cezalarına mahkûm edildi. Dava bitti, başka bir tartışma başladı. Gözümün önünde hakim kararını ayaklar altına alan avukatın söylemi…
Mahkeme çıkışında mahkûmlara söylenen şu söz “Siz yüzünüzü kapatacak bir şey yapmadınız.” İşte ben bunu hazmedemiyorum. Çünkü onlar utanmayacaksa biri bana söylesin; kim utanacak? Eğer beş “turist” değilse utanacak olan, o zaman listeye bir bakalım
O gece zulüm gören genç kız mı utanacak? Davanın peşini bırakmayan polis mi? Delilleri toplayan, kamera kayıtlarının peşine düşen, laboratuvar sonuçlarını dosyaya koyan soruşturma ekibi mi? Mahkemede o delilleri savunan savcı mı?
Geriye bir tek dosyayı değerlendirip beş sanığı suçlu bulan hâkimler kalıyor. Utanması gereken hakimler mi? Kim? Birileri çıkıp bunu anlatmalı. Çünkü “siz yüzünüzü kapatacak bir şey yapmadınız” cümlesinin doğal olarak bir devamı vardır: “Asıl utanması gereken başkalarıdır.” Kim onlar?
Genç kız alkol almış olabilir… Gece eğlenmiş olabilir. Bunların hiçbiri beş kişinin tecavüzüne rıza gösterdiği anlamına gelmez. Bir yere kendi isteğinizle gitmeniz, bedeniniz üzerindeki iradenizi başkasına teslim ettiğiniz anlamına gelmez. Bu kadar basit.
Üstelik sanıklar en ağır cezayı da almadılar. Tecavüz suçunun çok daha ağır cezaları mümkün. Mahkeme birtakım hafifletici unsurları dikkate aldı ve cezaları buna göre belirledi. Buna rağmen mahkeme çıkışında verilen görüntü neydi?
Elbette avukat müvekkilini savunur. En ağır suçla itham edilen insanın bile savunulma hakkı var. Hukuk devleti zaten bunun için var. Avukat mahkeme kararını hukuki yollarla eleştirir. İstinafa gider. Üst mahkemeye başvurur. Cezanın azaltılmasını ister. Beraat talep eder.
Ama kameraların karşısında, mahkemenin tecavüz suçundan mahkûm ettiği insanlara “Siz yüzünüzü kapaytacak bir şey yapmadınız” dediğiniz anda başka bir alana geçersiniz. Çünkü artık yalnızca müvekkilinizi savunmuyorsunuz. Hakimi savcıyı tartışılım pozisyona sokuyorsunuz
Ben gazeteciyim. Yarın bir mahkeme kararından sonra kameranın karşısına geçip: “Bu kararı verenler utanmalıdır” desem ne olur? Savcıya ima yoluyla “utan” desem? Hakime aynı şeyi söylesem? Yargıyı aşağılamakla suçlanmayacak mıyım? O halde kriteri bilelim.
Sayın Yüksek Mahkeme Başkanı Bertan Özerdağ… Kriter buysa bilelim… Mahkeme kararları sokakta böyle itibarsızlaştırılabiliyorsa bunu da bilelim. Bilelim ki, bugüne kadar bildiğimiz ne varsa unutalım...
Bizim bu ülkede yargıdan başka tutunacak dalımız kalmadı. Siyasete güven sarsıldı. Kurumlara güven sarsıldı. Meclisin hali ortada… Geriye bağımsız yargı kaldı. Onu da sokakta racon kesenlerin insafına bırakamayız. Baroların disiplin kurallarını hukukçular benden daha iyi bilir.
Hâkim yemin eder. Savcı yemin eder. Tanık yemin eder. Avukata yemin ettirilmez. Avukatın görevi müvekkilini hukuk içerisinde sonuna kadar savunmak. Savunma kutsaldır. Ama savunma hakkı, mahkûmiyet kararından sonra topluma dönüp “Bunların utanacağı bir şey yok” deme ayrıcalığı değil
Bu ülkede zaten büyük bir adalet problemi yaşıyoruz. İnsanlar suçun cezasız kaldığına inanıyor. Parası olanın daha güçlü olduğuna inanıyor. Bağlantısı olanın kurtulduğuna inanıyor. Davaların uzadığına, mağdurun ikinci kez mağdur edildiğine inanıyor.
Ama bugünkü hüküm ortadayken çıkıp da mahkûmlara “utanmayın” imasında dahi bulunamazsınız. Çünkü onlar utanmayacaksa… Birinin utanması gerekiyor. Polis mi? Savcı mı? Hâkim mi? Mağdur kız mı? Ailesi mi? Kim utanmalı? Genç avukat bunu da açıklasın da bilelim…

























































































































































































