ad

İki devlete giden yoldaki ‘’deli’’ sorular

ads
28/07/2019

ads

Cenk Uzunoğlu Cenk Uzunoğlu


GÖR DENİLEN / Cenk Uzunoğlu

Gevşek federasyon veya iki devletli çözüm konusunun geri planda yürüyen siyasi boyutu olduğunu keyifle ima edenler var.

‘’Sosyal içerikli yemek bir tanesiydi, daha neler oldu ya da oluyordur’’ diye hayal gücümüzü zorlamamızı sınıyorlar.

İşin başlangıcı Rum lider ile Çavuşoğlu’nun otel odasındaki görüşmesine dayanınca, temkinli de olsa kulak asmamak elde değil.

İki devlete giden çözümün algoritması ve yol haritası nedir sorusuna, ‘’zamanı geldiğinde Rum ve AB sorarsa cevaplarız’’ diye de bir özgüven patlaması ile cevap veriliyor.

Hatta daha da ileriye gidip eninde sonunda Rum tarafı iki devletli ya da konfederasyon için masaya kendileri geleceğini söyleyen bile var.

Sırtını doğru yanlış sağlam yere dayamış ve başkalarında olmayan bilgiye sahip olanlarda kibir ile harmanlanmış böyle yansımalar olabilir.

Yine de varlığı olsa da ağırlığı olmayan bir toplum için pek alışkın olduğumuz bir durum değil bunları dinlemek ve duyuyor olmak.

Bunun için üzerinde çeşitli açılardan sorgulayarak durulması lazım.

***

Hedefimiz AB çatısı altında ayrı bağımsız bir Kıbrıs Türk devleti ise bunun için Türk askerinin büyük bölümünün adadan ayrılmasını AB çatısı altında ayrı devlet olarak tanınmak için göze alabilir miyiz?

Türkiye’nin tüm ada üzerindeki garantörlük hakkını yalnızca Kuzeydeki kendi devletimizi kapsayacak, asker sayısını sembolik seviyeye indirip, hemen sonrasında savunma anlaşması yaparak ikame edebilir miyiz?

Süreç olarak çok geride başladığımız gaz arama çalışmalarında, iki ayrı devlet teamüllerine göre onlar bulursa onların, biz bulursak bizim diyebilir miyiz?

Ya da ayrı bir anlaşma yaparak örneğin 1974 öncesindeki adadaki nüfus sayısına göre ‘’azınlık’’ çağırışımı yapacak bir oranı hem kendi hem de Rum devletinin çıkaracağı gaz için paylaşım kriteri olarak kabul eder miyiz?

Açılacak bu yeni sayfanın sonucunda anlaşmayla sabitlenmiş tüm ada üzerindeki garantörlük hakkından, karşılığında yalnızca Kuzeydeki devlet için geçerli olacak savunma anlaşması ile yetinmeye Türkiye hazır mı?

Yoksa bununla beraber çıkarılacak olan gazın Türkiye üzerinden geçmesini de kaybedeceği garantörlüğünün karşılığı olarak şart koşar mı?

İki ayrı devlet savının Türkiye’nin güneydoğusunda ve hemen sınırının ötesinde yapılmak istenenlere emsal teşkil edecek referans noktası olma ihtimalini siyasi ve askeri olarak göğüslemeye Türkiye hazır mı?

Böyle bir gelişmenin Türkiye’nin güneydoğusunda tabana yayılacak şekilde etnik ve dini kökenli hareketlere güçlü ilham verecek bir kaynak oluşturma riski göz ardı edilebilir mi?

Hatta bir adım ileriye giderek tüm adanın askersizleştirilmesi ve silahsızlandırılması diye de bir sürecin sonunda AB çatısı altında tam üye sıfatıyla devlet olmayı hem kendimiz hem de Rum adına şart koşulursa biz kabul edebilir miyiz?

Tüm bu sorularla yüzleşmeye hazır değilsek, yeni başlatılan AB çatısı altına iki ayrı devlet tartışması, tavladaki zar ile satranç oynamaya niyet etmekten öteye gitmeyecek akademik bir tartışmadır.

Satranç masasına oturup attığın zarın sayısına göre satranç oynamaya yeni bir oyun ve yol ortaya çıkarmaya çalışabilirsin.

Gelecek olan zar ile ortaya çıkacak olan senaryoların belirsizliğini önceden düşünmek ve yola çıkmadan önce tüm açıklığı ile kamuoyu ile paylaşmak gerekir.

Beklentilerin gerçekçi karşılığı olması için bilgilendirme, kaliteli tartışma ortamı ve zamanın yeterli olması elzemdir.

Kritik nokta hem Rum hem de AB’nin önyargısını kırıp söylem üstünlüğünü elde etmektir. Bu kendi kamuoyumuza da hemen yansır.

Bunun için örneğin adanın asker ve üslerden arındırılacak şekilde AB çatısı altında iki ayrı devlet olarak katılımını tartışmaya açılmasını önermek başlangıç noktası için dikkate alınabilir.

Bu öneri Rum, ABD ve İngiltere’nin yaklaşımının ne olacağı ile şekillenebilir.

Güvenlik ve askeri müdahale açısından her zaman için coğrafi üstünlük, diğer bir deyişle de ada üzerindeki ‘’askeri çoğunluk’’ zaten Türkiye’dedir diyerek, böyle bir açılımı risk alıp biz yapabilir miyiz?

Ezber bu şekilde bozulup, AB, ABD ve Rusya dahil tüm tarafların siyasetini tekrar gözden geçirmesi sağlanabilir.

***

Peşinen söyleyelim AB çatısı altında iki ayrı devlet ile çözüme ulaşmak için bu ‘’üçüncü görüşü’’ siyasi olarak Kuzeyde savunmak en zoru olur.

Ortadaki iki ana görüşün (federasyon ve iki ayrı devlet) birine karşı çıkarken diğerini savunur duruma düşme olasılığı yüksektir.

Aynı anda Türk askerinin ve adanın tümü üzerindeki garantörlüğünün kalkmasını, ya da sembolik bir statüye düşürülerek savunma anlaşması ile ikame edilmesini savunup hem vatan haini hem de Rum ile ortak devlete karşı olmaktan dolayı barış karşıtı faşist olarak da etiketlenmeyi göze almayı gerektirir.

Gerçekçi olmak lazım AB çatısı altında iki ayrı devlet hayalinin gerçeğe dönüşebileceği nokta da tam da buralardadır.

Bu konuyu yukarıdaki soruların birçoğunu sağ kanattaki konsolidasyonda delik açmamak için karanlıkta bıraksalar da son dönemde en fazla gündeme getiren Tatar-Özersay ikilisidir. Hükümet programına ilk defa onlar koymuş ama altını iç siyasete yönelik endişelerinden dolayı boş bırakmışlardır.

Kafalarının içindeki çözüme yönelik denge ile ilgili algoritmayı ve buna uygun olan yol haritasını toplumun bir an önce dikkatine götürüp federasyon ve hatta konfederasyon ile hakkını vererek yarıştırmaları lazım.

Yepyeni bir model ve yol haritasının lansmanında gecikme, başkanlık seçiminin siyasi polemiklerine kurban gitme ve anlaşılmama riskini taşıyor.

Kıbrıs sorununa çözüm arayışında eğer varsa arka planda Rum lider ile gizli yürütülen siyasetin ne olduğunu artık görünür hale getirmeleri ve benim tabirlimle ‘’deli’’ sorulara cevap verilmesi lazım.

Yapılacak olan seçimlerin öncelikli olarak çözüme yönelik model ve fikirlerin yarışması olması için bu hamlenin gecikmeden tam da bu günlerde yapılması lazım.

Şimdiden bunu görmek, düşünmek ve buna göre hamleler yapmak lazım, yoksa hevesimiz kursağımızda kalır.

Bir süre sonra da federasyonu savunanların düştüğü duruma düşeriz. Sıkışırız.

28/07/2019 09:21
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: İki devlete giden yoldaki ‘’deli’’ sorular, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK Cenk Uzunoğlu

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.