"İnsanlar yemeğe ekmek bulamıyor, sen de durmuş katledilen köpekleri yazıyorsun” demeyin, önce bir okuyun

ads ads ads
07/12/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


   Karpaz bölgesinde dört köpeğin ağaçlara asılarak, vahşi şekilde öldürülmesine, birçok kişi ve kesimden tepki geldi.

   Gerçekten de korkunç bir olaydır, sevgisizlik, vicdansızlık göstergesidir. Ancak bunun çok sebepleri vardır, bu ihmal edilmiş kronik bir sorundur, çözüm bulamadığımız sorunlardan birisidir.

   Sokağa bırakılan birçok köpek ve kedi, böyle asılarak olmasa da açlıktan ölmektedir… Aç kalan bazı hayvanlar ise ölmemek için yiyecek ararken “zararlı” konumuna da düşmektedir.

    Evet, asılarak öldürme korkunç bir şey ama tepki göstermek için böyle bir olaylar yaşanmasını beklememek gerekir.

   Hayvanların ihmal edildiği ve bunun sonucunda bazılarının öldüğü, bazılarının ise “aç kaldığı için” başkalarına zarar verdiği gerçeği ortadadır.

   Aslında hayvanların sokağa bırakılması konusunu, bu korkunç olay yaşanmadan önce defalarca, gazeteci abimiz Mustafa Gürsel’le konuştuk. Hatta daha iki gün önce Mustafa Gürsel, bu konuda haber yapmamız gerektiğini söyledi.

     Ben de bir süreden beridir bu konuda bir yazı yazmak istiyordum ama insanların ihmal edildiği ve çok zor günler yaşadığı ortamda hayvanları yazmaya çekindim doğrusu.

    “İnsanlar ekmek bulamıyor yemeye, sen de durmuş köpekleri, kedileri yazıyorsun” diyebilirler bana. Böyle derlerse haksız da değildirler.

     Nitekim Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın katledilen köpeklerle ilgili açıklama yapmasına sosyal medyada, “İnsanları mamur ettiğiniz da kaldı köpeklerin sorununu çözesiniz” gibisinden tepkiler olduğunu gördüm.

     İşte ben de tam bu noktada; hem bugünkü KIBRIS Gazetesi’nin sürmanşetinde yer alan “Caniler, köpekleri asarak katletti” haberi hem de Cumhurbaşkanı Tatar da olayı kınaması ve olayın akıbetinin yakinen takipçisi olacağını söylemesi üzerine bu yazıyı yazmaya karar verdim.

   Ersin Tatar, tıpkı kadına veya çocuğa şiddet gibi, hayvanlara yönelik şiddetin de güçlünün güçsüze yönelik şiddeti kapsamında değerlendirilerek buna karşı toplumsal manada ses vermenin insani bir görev olduğunu kaydetti.

   Sayın cumhurbaşkanı, köpekleri katletme olayının takipçisi olacakmış… Bu sözün üstüne şimdi sayfalarca yazı yazabilir, günlerce konuşabilirim.

   Hangi olayın takipçisi oldunuz da dört köpeğin öldürülüşünün takipçisi olacaksınız?

   Birçok konuyu araştırmaya, soruşturmaya terk ettiğiniz de takipçisi mi oldunuz? Takipçisi mi oldunuz yoksa hasıraltı edilmesini mi sağladınız?

   Söyleyin bana, hangi olayın takipçisi oldunuz da o olay açığa çıktı ya da araştırması yapılan hangi konu sonuçlandı? Yoktur öyle bir şey, olmayacaktır da…

   Tatar, tıpkı kadına veya çocuğa şiddet gibi, hayvanlara yönelik şiddete de toplumsal manada ses vermenin insani bir görev olduğunu söylüyor. Peki, kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda ne kadar mesafe kat ettiniz. Koskoca devletin bir kadın sığınma evi bile yok.

    Toplumsal manada ses verilsinmiş… Verilsin verilmesine de ülkeyi yönetenlerin çabası yeterli mi kadına ya da çocuğa şiddet konusunda? Hayır, hiç yeterli değil, “cinsiyet eşitliği” konusu yönetenlerin inandığı bir mesele değil, söyledikleri ile yaptıkları çelişiyor maalesef…

   Gelelim yine hayvanlara, hayvan haklarına, sokağa bırakılan sahipsiz köpeklere… Hayvan Refahı Yasası’nın tadil edilmesinden söz ediliyor. Peki, mevcut yasayı uyguladınız mı ki tadilat yapacaksınız?

   Ülkede hem barınak sayısı yetersiz, hem de olanların bazıları gerçek anlamda görevini yapamıyor, oralarda sorunlar yaşanıyor.

   Kafasına esen bazı vatandaşlar da, iyi avlamıyor gerekçesiyle bazı avcılar da, üniversitelerimizde eğitim görüp mezun olan bazı yabancı öğrenciler de köpekleri sokağa bırakıyor.

   Ülkede gerçek anlamda bir kayıt sistemi olsa, sokağa bırakılan köpeklerin kime ait olduğu tespit edilse ve bu kişiler cezalandırılabilse, bu şekilde hayvanlar sokağa terk edilmeyecekti.

  Sokağa bırakılan ve aç kalan hayvanlar vahşileşiyor, mandıralara iniyor, her yıl bu nedenle çok sayıda küçükbaş hayvan telef oluyor, hayvancılar büyük zarar görüyor. Bazı bölgelerde büyükbaş hayvanların yavrularına da köpeklerin saldırdığı görülüyor.

   Birçok hayvancı, gece uyku uyumuyor, ağılında nöbet tutuyor, başıboş köpekler hayvanlarını parçalamasın diye…

    Sokaklarda sıkça bir deri bir kemiğe dönüşmüş, sıskalaşmış, ölmek üzere olan köpekler görüyoruz. Devletin bu konuda bir tedbir alma niyeti yok… Yıllardır aynı sorunlar yaşanıyor.

  Tabii ki av hayvanlarının bazı avcılar tarafından sokağa bırakılması, hatta bazılarının iyi avlamıyor ya da avcıya uyum sağlamıyor diye avda vurulup öldürülmesi konularında Avcılık Federasyonu’na büyük görevler düşüyor. Federasyon, üyelerinin böyle davranmaması için bilinçlendirme, eğitim çalışmaları yapmalı, hatta böyle avcıları kendileri polise teslim etmeli…

   Bu bilinçlendirme ve tedbir konusunda İçişleri Bakanlığı’na, Tarım Bakanlığı’na, Veteriner Dairesi’ne ve belediyelere de büyük görevler düşüyor. Maalesef belediyelerin bazıları, maddi sorunlarla uğraşmaktan bu işlere bakamıyor. Çevrecilerin ve hayvan severlerin de bu işin peşini bırakmaması, baskı unsuru olması gerekiyor.

    Köpekler ağılına indi, koyunlarını, kuzularını parçaladı diye canı yanan bazı hayvancılar, bölgede başıboş köpek gördü mü ya tüfekle vurarak öldürüyor ya da çevreye zehirli et bırakıyorlar. Yanlışı yanlışla düzeltmeye çalıştıkları için köpekler de telef oluyor, o zehirli etleri yiyen doğadaki başka birçok hayvan da ölüyor…

   Bunlar yeni konular değil ki… Yıllardır haberlerini yapıyoruz, yıllardır ben bu konuda köşe yazıları yazıyorum ama hiçbir şey değişmiyor. Hayvan Refahı Yasası’na rağmen benzer sorunlar tekrarlanıyor.

   Dört köpek ağaçlara asılarak öldürüldü diye, sosyal medyada bir tepki seli oluyor, yetkili birkaç kişi göstermelik bir şeyler söylüyor, sonra unutuluyor, aynı sorunlar yaşanmaya devam ediyor.

    Dedik ya, insanların sorunlarına çare bulamayanlardan, Covid-19 belası ile döviz krizinin yakıp kül ettiği vatandaşını kaderiyle baş başa bırakanlardan, hayvanlarla ilgili bir şey yapmasını beklemek çok büyük saflık olur.

   Asılarak öldürülen dört köpekle ilgili olayın takipçi olacaklarmış… İnsanlarla ilgili takip etmeniz gereken konuları mamur ettiniz, bitirdiniz de köpekler kaldı ha? Yapacaklarından değil zaten, yapmaları gerekenleri sıralasam dağ olur… Lâf işte, lâf kalabalığı, hassasiyetler üzerinden prim yapma çabası… İnsan böyle şeyler duyduğunda ya da okuduğunda gerçekten sinir oluyor…

DİĞER YAZILARI
07/12/2021 19:04
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad
TAGS: ali baturay
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.