İstanbul’da denizin altındaki gizem!

İstanbul'un birçok adası olduğunu ve bu adalarını adlarını bilmeyen yok. Ancak İstanbul’da bir ada var ki, bu ada ne biliniyor ne de konuşuluyor. İşte birçok kişinin varlığını dahi bilmediği İstanbul’un gizemli adası...

ads
ads
06/07/2020
HK

ads
İstanbul’da denizin altındaki gizem!

Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada ve Yassıada… İstanbul'daki bu adaları bilmeyen çok az kişi mevcut.  Ancak İstanbul’da öyle adalar bulunuyor ki, hikayelerini öğrenince çok şaşıracaksınız.

1950 yılına kadar sürgün yeriydi: KAŞIK ADASI 

Günümüzde özel mülkiyet alanı olarak kullanılan Kaşık Adası, Marmara Denizi’nde yer alıyor. Eski adı Pita olan ada, kuş bakışı görüntüsünün kaşığa benzemesiyle şimdiki adını almış. Bölgenin iskâna açılması Osmanlı dönemine uzanır.

1950 yılına kadar sürgün yeri olarak kullanılan adanın ilk mülkiyet hakkını Danon ailesi almış. Ada, Heybeli’ye 700 metre uzaklıkta, Burgazada’nın hemen doğusunda yer alıyor. Özel mülkiyet olması nedeniyle adaya ziyaret gerçekleştirilemez. Ancak kayık veya motorlar vasıtasıyla deniz alanı kullanılabilir. Kaşık Adası’na sefer yapan herhangi bir ulaşım aracı bulunmamakta…

1974'de Tuzla'da satın aldı: RAHMİ KOÇ ADASI 

Denize olan tutkusuyla bilinen ünlü iş insanı Rahmi Koç'un 1974'te Tuzla'da satın aldığı adanın önceki sahibi, Fransız bir kadındı. Asıl adı İncir Adası olan adanın, Koç ailesiyle özdeşlemesi sebebiyle halk arasında Koç Adası olarak biliniyor. Rahmi Koç, burada özel misafirlerini ağırlıyor onun dışında adaya uğramıyor. Koç Adası’nı Tuzla sahilden rahatça görebilirsiniz.

Bizans zamanında taş ocağı olarak kullanıldı: TAVŞAN ADASI (BALIKÇI ADASI)

Tavşan Adası ya da Balıkçı Adası (Yunanca, Neandros Adası) Marmara Denizi'nde yer alan Prens adalarının bir üyesi. Büyükada'nın 2 km kadar güneyinde, eni ve boyu 90 metre olan, ağaçsız, çıplak bir kara parçası. Adada hem küçüklüğü hem de çoraklığı sebebiyle yerleşim yeri yok. Bu adada tavşan çok olduğu için halk buraya ‘Tavşan Adası’ adını takmış.

Ege Denizi'deki Yunan adalarından biri olan Andros Adası'ndan göç edip, Heybeliada'ya yerleşmiş olanlar, Heybeliada'da bir koloni oluşturmuşlardı. Androslular Büyükada'nın arkasındaki bu küçük adaya kendi adalarının ismini anmak için Yeni Andros anlamına gelen Neandros demişlerdi. Bugün bu adaya Niandros, hatta Yandros da denilmekte. Haritalardaki resmi adı ise Balıkçı Adası. Tavşan Adası'nın elverişli bir plajı yok. Bizans zamanında taş ocağı olarak da kullanılmış. Adada bir adet manastır harabesi bulunuyor.

İstanbul’da denizin altındaki gizem: VORDONİSİ 

Bostancı Çöken Ada ve Höreke adlarıyla bilinen ve iki adacıktan oluşan Vordonisi (Vordonos) adası.

İstanbul, Doğu Roma İmparatorluğu'nun hakimiyeti altındayken, 11. yüzyılda tarihin en büyük depremlerinden birine maruz kaldı. Deprem sonrası Marmara Denizi yükselerek, şehrin büyük bölümünü sular altına aldı.

Denizin etrafındaki bazı bölgelerden sular çekilirken, kimi kara parçaları da yüzyıllarca unutulacak şekilde sular altında kayboldu. Bu kara parçalarından biri de Vordonisi Adası. Marmara Denizi'ndeki adalar afetlere direnirken Vordonisi tarih sahnesinden silindi. Prens Adalarından biriyken batan Vordonisi Adası hakkında hâlâ net bilgilere ulaşılamıyor.

Salerno Üniversitesi Ortaçağ Latin Araştırmaları Bölümü Öğretim Üyesi Alessandra Ricci, Satyros Manastırı'nı araştırırken manastırın ikizinin Vordonisi Adası'nda olduğunu ortaya çıkardı. Günümüzde Küçükyalı, Çınar mahallesi semt camisinin ve muhtarlık binasının yanındaki yıkıntının 9. yüzyıldan kalma Satyros Manastırı veya Bryas Sarayı olduğu belirlendi. İddialara göre, Satyros Manastırı’ndan deniz altına doğru giden uzun dehlizler (yer altı geçitleri) bulunuyor; bu geçitler iki manastırı birbirine bağlıyordu. Tabii bunlar iddiadan ibaret… Vordonisi'yi görmek hâlâ mümkün, bölgede sahilde otururken, denizde görülen köpüklü alan Vordonisi'yi işaret ediyor. Bu eşsiz ve tarih yatan adayı görmek isterseniz sahile gitmeniz yeterli…

İstanbul dışında varlığından çok az kişinin haberdar olduğu adalar da var. İşte onlardan bazıları... 

TAVŞAN ADASI 

Karadeniz'in en gözde turizm rotalarından Amasra. Amasra'nın ilk adi Sesamos olarak biliniyor. 300 yıl Fenike egemenliğinde kalan kent, MÖ 9. yüzyılda İyonya egemenliğine geçti. Burada ilginç bir ada bulunuyor. Amasra’da karayla bağlantısı olmayan tek ada olan Tavşan Adası… Amasra merkezinde konumlanan Tavşan Adası’na herhangi bir köprü bulunmamakta. Ancak eski zamanlarda yer altından yol olduğu söyleniyor. Hatta adada bulunan kiliseye (yıkılmış) papazının bu yolla gidip-geldiği tahmin edilmekte... Adanın ismi ise uzun yıllar önce yerliler tarafından adaya bırakılan tavşanların populasyonunu arttırmasıyla ortaya çıkmış.

KEFKEN ADASI 

Kefken’e yolunuz düşerse Kefken Adası’nı mutlaka keşfetmelisiniz. Asya kıtasının 159’uncu büyük adası olan ada Cebeci plajına yarım deniz mili mesafede... Tarih boyunca Cenevizliler, Romalılar, Bizanslılar ve Osmanlılar’a ev sahipliği yapmış olan adada tarihi kalıntılarla dikkat çekiyor.

Maliye Bakanlığı'na ait 52 dönümlük adada yalnızca Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün deniz kontrol merkezi bulunmakta. Kefken Adası'nın batısında büyükçe bir balıkçı barınağa yer alıyor. Cebeci'den Kefken Adası'na tekne ile 8-10 dakikada gidilebilmekte. Ada ayrıca amatör sualtı avcılarının uğrak yerlerinden.

KARAADA 

Bodrum'un tam karşısında ve 4 mil uzağında yer alan Bodrum Karaada, mavi yolculuk ile günübirlik gezi teknelerinin uğrak noktalarından biri. Teknelerin yanaştıkları yerde bir mağara bulunuyor ve tekneler genelde bu mağaranın önünde demirliyorlar.

Her ne kadar adı kara olsa da, tepeleri çam ormanları ile bezeli yemyeşil bir yer Bodrum Karaada. Orta Çağ'a kadar Arkos adı ile Yunanlar tarafından yönetilen ada, daha sonra Bodrum ile birlikte Rodos Şövalyelerince alınmış. 16. Yüzyılda ise Osmanlı adayı çevresiyle birlikte almıştır. 1919 yılında uluslararası anlaşmalar gereğince İtalya'ya bırakılan ada, 1932 Türkiye-İtalya Sözleşmesi uyarınca Türkiye'ye yeniden verilmiş.

YASSICA TAKIM ADALARI 

Küçüklü büyüklü, birbirinden güzel onlarca adasıyla adeta adalar cenneti olan Fethiye körfezinde, Göcek’e yakın 12 adalardan oluşan Yassıca Takım adaları hem günübirlik gezmek isteyen turistler hem de mavi tura çıkan denizcilerin uğrak yeri.

Göcek'ten açıldıktan sonra sırayla Göcek Adası, Yassıca Adaları, Zeytin Adası, Tersane Adası ve Domuz Adası adında beş ada bulunuyor. Yassıca Adaları en büyüğü… İçinde küçük bir gölet olan birkaç küçük adadan oluşmakta… Ada yürüyüş yapmak için çok uygun.

GİRESUN ADASI 

Doğu Karadeniz'in üzerinde insanların yaşayabildiği tek adası olan Giresun Adası, mitolojik hikâyeleri ve içerisindeki tarihi kalıntılarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Amazon kadınlarının yaşadığı ve Herkül'ün altın postu aramak için adaya geldiği gibi mitolojik hikâyeleriyle ön plana çıkan Giresun Adası'nı ziyaret edenler, sunulan gösterilerle adeta zamanda yolculuğa çıkıyor. Adaya tur düzenleyen özel işletme tarafından temsili Herkül ve Amazon kadınının gösterilerinin yanı sıra talep olması halinde Yunanlı gemiciler Argonotlar ile Saka Türkleri'nin karşılaşması canlandırılıyor. Bir süredir arkeolojik kazı çalışmaları yapılan adada tarihi kalıntılar da ziyaretçilere gezdiriliyor. Ziyaretçiler Bizans mezarları, tarihi surlar, manastır harabesi, şapel gibi kalıntıları görme şansı elde ediyor.

06/07/2020 10:23
ad
Bu habere tepkiniz:
TAGS: İstanbul, Türkiye
MANŞETLER

HK KÜLTÜR SANAT

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.