Advertisement

Advertisement

Karalamayın efendiler!

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
01/02/2012


Çiğdem Dürüst Çiğdem Dürüst


Sendikal eylemlere ve toplumsal varoluş mücadelesine duyarsız kalamayız.
Duyarsızlık bu dönemde bizi yok oluşa sürükler.
Medyanın duyarlılığı ise bu noktada en çok önemsenmesi gereken önemli etkiye sahiptir...
Bir süreden beridir, bir kısım medyanın bu konuda sivil halkın yanında olmak yerine iktidarın yanında durmayı tercih ettiğini üzülerek izliyorum. Sendikal örgütlülüğe balta vuran, karalayan bir söylem içine girdiğini üzülerek görüyorum. Analiz etmeye çalıştığımda bunların bir kısmının sendikal bakış açısını anlamadıklarını, bir kısmının ise sevimli görünmek istedikleri kesimlerden medet umduklarını görmekte çok zorlanmıyorum. Şirin görünmek, yaranmak ve medet bulmak uğruna sendikaların yapmak istediklerini ve anlatmak istediklerini azımsamak, karalamak ve kamuoyunun gözünde kötülemek medya etiği ile ne kadar uyumlu diye sorgulamaktan da kendimi alamıyorum.
Elbette hiç kimsenin görüşüne ve fikrine saygısızlık etmek niyetinde değilim. Fakat sendikal hareketliliğin de, toplumsal muhalefetin de, toplumsal varoluş mücadelesi için uğraş veren insanların da görüşlerine aynı oranda saygılı olmalarını beklemek çok fazla bir beklenti olmaz herhalde. Hatta toplumsal varoluş mücadelesinin yalnızca sendikal hareketliliğin bizzat içinde olanların değil, aynı zamanda kendilerinin de iyiliği için olduğunu idrak edememiş olabilirler. Bu nedenle sendikaların sadece kendi zümrelerini değil toplumun genelini ilgilendiren girişimler içinde olduklarını anlamak için biraz daha dikkatli bakmaları gerektiğini görmekte zorlanıyor olabilirler. Bu bakış açısı ile El-Sen Grevini sadece işsiz kalmamak uğruna ya da özlük hakkını ilerletmek için yapılan bir grev gibi değerlendiriyorlar. Öğretmenlerin eylemlerinin içinde toplumsal varoluşumuza engel olmaya çalışanlara yönelik bir hareketliliğin olduğunu anlamayı reddediyorlar. Onları çıkarcılıkla, hata yapmakla suçluyorlar.
Madem ki sendikalar haksız;
Madem ki haksız yere eylem yapıyorlar;
Madem ki suç işliyorlar;
Madem ki yaptıkları herkese zarar veriyor;
Madem ki verdikleri zarar yüzünden sadece temsil ettikleri zümre değil tüm toplum zarar görüyor;
Neden başbakan tarafından diyaloğa çağrılıyorlar.
***
Düşünün ve yorumlayın kıymetli sendika karşıtı ve sendikal hareketlilik karşıtı medya mensupları!
Haksızı, suçluyu, yalancıyı koskoca başbakan niye diyaloğa davet etsin!
***
Sendikal hareket karşıtı medya mensubu arkadaş!
Destek olmuyor olabilirsin. Bari karalama! Bunun yerine izleyerek anlamaya çalış. Tehlike burnunun ucuna geldiğinde fark etmek sana bir kazanç sağlamayacaktır. O gün çok geç kalmış olabilirsin.
Toplumsal varoluşumuzu desteklemenizi istemiyoruz. Beklentimiz yok sizden! Toplumsal varoluş mücadelemize destek vermek istemiyorsanız vermeyin. Ancak yarın pişman olacağınızdan emin olduğumuz bir bakış açısı ile kamuoyunun aklını karıştırmayın, toplumu bölmeyin.
Sessiz kalın... O bile bir şeydir..

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Çiğdem Dürüst

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.