Kedi pisliğini saklar gibi, polisteki Covid-19 bulaşını saklayamazsınız

ads ads ads
06/02/2021

ads
ads
ads

Ali Baturay Ali Baturay


  Başta Lefkoşa ve Girne’de olmak üzere, genel olarak poliste tam bir Covid-19 paniği var ama genel müdürlük bunu saklamak istiyor.

   Polisler günlerdir, gittikçe artan Covid-19 bulaşına karşı PCR yaptırmak istiyor, genel müdürlük izin vermiyor, PCR yapılırsa durumun vahametinin ortaya çıkmasını istemiyor.

   Açıklama yapamayan, basına konuşamayan polisler aracılarla, emekli meslektaşları aracılığıyla sorununu kamuoyuna aktarmaya çalışıyor.

    HP Genel Başkanı Kudret Özersay’ın bugün yaptığı “100’e varan polisimiz karantina merkezlerine alındı” başlıklı açıklamadan sonra polislere cesaret geldi ve aracılarla seslerini duyurmak istiyorlar.

   Girne Abli Şube’nin iki vardiyası karantinada, Lefkoşa Trafik Şube’nin de iki vardiyası karantinada, dahası da var ama polisteki yetkililer bunları gizlemeye çalışıyor.

    Durum bu kadar vahimken 100’e yakın polis karantinaya alınmışken, halen polise genel bir PCR testi yapılmasından kaçınılıyor.

    Polis Genel Müdürlüğü’ne PCR yapmak için gelen ekipler geri döndürülmüş, “gerek yok” denilmiş, birkaç üst düzey yetkili dışında polislere PCR yaptırma izni verilmiyormuş. Özel hastanelerde bile polisin PCR yaptırması yasak, sanki PCR yaptırmak dünyanın en büyük suçuymuş gibi…

   Üç polis memurunun eşleri PCR testi yaptırıp pozitif çıktı diye, olay olmuş, genel müdürlüğün hoşuna gitmemiş bu iş…

   Çok sayıda temaslı polis varmış, bu insanlar yollara çıkıyor, insanları kontrol ediyor, böyle bir risk nasıl alınabilir ki?

   Semptom göstermediği sürece polislerin görevlerine devam etmesi isteniyormuş. Dehşet bir durum, birine bir şey olacak, canını kaybedecek. Peki bunun hesabını kim verecek?

   Böyle bir davranış, bilme karşı durmaktır, hastalığın yayılmasına zemin hazırlamaktır.

   Geçen gün bir polis memuru, grip olmuş, daha doğrusu grip olduğunu zannetmiş, personel sıkıntısından dolayı çalışmaya zorlanmış ama amirlerinin izni olmadan gidip PCR yaptırınca pozitif olduğu ortaya çıkmış…

   Polisler korku içinde, bazı polis memurları ailesini riske etmemek için evine gitmiyormuş…

   Peki genel müdürlük ne yapıyor? Genel müdürlüğün bulduğu çare ise “iki kişiden fazla bir araca girmeyin”, “bir odada iki kişiden fazla bulunmayın” ve “çift maske takın” şeklinde…

   Hayır bu bir tedbir olamaz, çünkü poliste fazla temaslı var, hastalık yayılıyor, bir an önce tüm polise PCR testi yapılması ve polislerin acilen aşı programına alınması gerekiyor.

  Birçok ülkede hekimlerden sonra polisler aşılanıyor, biz sokağa sürdüğümüz, denetim yapmasını istediğimiz, vatandaşlarla muhatap ettiğimiz polisleri aşı önceliği olanalar arasına almıyoruz.

  Poliste bir bulaş başladı, siz PCR testi yaptırmaya korkuyoruz, daha fazla vaka çıkmasın diye.

  Polisin bu yaptığı, “Kalp krizi geçirdiği halde, hastaneye yatırılmasın diye yakınlarına söylemeyip, hekime gitmeyen inatçı kişilerin yaptığı anlamsızlığa ve ölüme koşmaya” benziyor.

  Gerçekle yüzleşmekten korkup, devekuşu gibi kafanızı toprağa gömmek, daha kötü durumlara yol açar.

  PCR testi yaptıracaksınız, çıkacaksa çıkacak, virüse yakalananlar tedavi edilecek, temaslılar karantinaya alınacak, evet eleman sıkıntısı olacak ama sağlıktan daha iyi mi, bulaşın yükselmesi daha mı iyi?

   Gerekirse başka şubelerden takviye alacaksınız, sıkı çekeceksiniz ama Covid-19’la nasıl mücadele etmeniz gerekirse öyle mücadele edeceksiniz, bilme karşı gelmeyeceksiniz.

   HP Genel Başkanı Kudret Özersay, bugünkü açıklamasında polisle ilgili şu ifadelere yer verdi:

   “Dünden itibaren gelen bilgilere göre polis teşkilatımızda sayıları neredeyse 100’e varan polisimiz pozitif vakaların temaslısı olarak karantina merkezlerine alındı. Her pozitif çıkan polisin birlikte çalıştığı vardiyasındaki polisler de karantinaya alındığından çok sayıda polisimiz devre dışı kalmış durumda. Trafik şubesinin ardından cürümleri önleme şubesi, bazı karakollar ve şimdi de sanırım özel harekat… Görevleri gereği polislerimiz ifade alma, olay yeri inceleme, mültecilerle ilgili işlemler, göz altına alma, karakolda zanlı sorgulama ve bazı izinler için polise başvuru yapmaya gelenler gibi işlemler nedeniyle kişilerle sürekli temas halinde ve yüksek risk altında. Zor ve riskli çalışma koşulları ortada, en azından teşkilat içerisinde bir an önce genel bir PCR taraması yapılması gerekir diye düşünüyorum. Hatta kronik rahatsızlığı olan, 65 yaş üstü olan kişilerin yanı sıra sağlık personelimiz gibi polislerimiz, sivil savunma personelimiz ve gümrük çalışanlarımız da öncelikli gruptadırlar. Bir an önce aşılanması gerekir…”

  Sayın Özersay, “dünden itibaren gelen bilgiler” diyor ama polis memurları günlerdir bu sorunla uğraşıyormuş. Sayın Özersay, bazı şubeler için “sanırım” ifadesini kullanıyor ama durum sanmadan öte gerçek ve vahimdir. Özersay’ın açıklamasının ardından çok sayıda insan aradı bizi, “yazın, artık dayanamıyoruz” dedi, lütfen inadı bırakın, kedi kakasını saklar gibi bulaşı saklamaya çalışmayın.

  Polis teşkilatı ülke için çok önemlidir, elbette poliste gizlilik esastır ama Covid-19 gibi tehlikeli bir hastalıkla mücadelede “kol kırılır, yen içinde kalır” olmaz… Böyle yaparsanız kol kırılır, kangren olur, değil kolu, vücudu da kaybedebilirsiniz…

 

 

06/02/2021 16:35
Bu habere tepkiniz:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad

TAGS: ali baturay, haber, kıbrıs, kktc, yorum, yazı, kıbrıs haberleri
MANŞETLER

HK Ali Baturay

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.